Abdullah Ağar: Türkiye çatışmadan uzak durmaya çalışacak

TSK’nın İdlib operasyonunu değerlendiren güvenlik ve terör uzmanı Abdullah Ağar, 3 milyon 700 bin sivilin yaşadığı İdlib’de çok farklı hassasiyetler olduğunu söyledi ve “Türkiye mümkün olduğunca çatışmadan uzak durmaya çalışacak” dedi.

Özlem Akarsu Çelik  oakarsucelik@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan emekli yüzbaşı, güvenlik ve terör uzmanı Abdullah Ağar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) İdlib operasyonunu değerlendirdi. Ağar’ın açıklamaları şöyle:

‘İDLİB OPERASYONU FIRAT KALKANI GİBİ OLMAYACAK’

“İdlib operasyonu Fırat Kalkanı gibi olmayacak. Türkiye burada mümkün olduğunca çatışmadan uzak durmaya çalışacak. Hatta ve hatta olası bir temas olursa o teması kendi içinde bloke etmeye çalışacak; alana ve zamana yayılmasını isteyecek. Fırat Kalkanı’nda DEAŞ vardı. Yaklaşık 5 bin kilometrekarelik alanda 3 bin civarında DEAŞ’lı ve 250 bin sivil vardı. İdlib’de toplumsal tabanı etkileme gücü bulunan ve ideolojik derinliği olan Heyet Tahrir Şam(HTŞ) var. HTŞ oranın jandarması, en organize olanları. Bileşenleriyle 20 bin civarında kişiden bahsediyoruz. Ayrıca 3 milyon 700 bin de sivil var İdlib’de.”

‘TÜRKİYE’DE VE BÖLGEDE ÜRETEBİLECEĞİ HASSASİYETLER VAR’

“Burada çok farklı hassasiyetler var. Örgütlerin karakteri çok değişken ve bu örgütlerin toplumsal tabanı etkileme, tehdit üretme olasılığı yüksek. Sosyolojik anlamda hem Türkiye’de hem bölgede üretebileceği hassasiyetler var. Burada yaşanacak bir kırılganlık Türkiye’deki sığınmacılar başta olmak üzere Türkiye’de bazı toplumsal katmanları etkileyebilir. En önemli hususların başında gelen ise şu: Suriye karasalında başka alanlardan bir etki üremesine sebebiyet verebilir.”

‘SOSYOLOJİK VE PSİKOLOJİK AYAKLARI OLAN BİR HAREKÂT’

“Bir stabilizasyon, istikrar peşindeyiz. Örgütlerin karakterlerini de bildiğimiz için her an bir şey olabileceğine dair önlemimiz, bir yığınağımız var. Heyet Tahrir Şam’ın ortaya koyacağı üslup oradaki istikrar adına çıtayı ortaya koyacak. Bir diğer tarafıyla DEAŞ etkisi var ve o da kendisini gösterdi yakın zamanda. Hama’nın kuzeydoğusundan ve İdlib’in güneydoğusundan saldırarak 15 köyü ele geçirdi DEAŞ. Çatışma diyorlar ama adı konulmamış bir işbirliği var orada. Ayrıca Furkan Bilade’ş Şam adında radikal eğilimli ve bizi tehdit eden bir örgüt türedi(Suriye’de pazartesi günü ortaya çıkan Ensare’l-Furkan fî Bilâde’ş-Şam adlı örgüt internet üzerinden yayımladığı ilk mesajında TSK ile ve onunla birlikte Suriye’ye girenlerle savaşacağı tehdidinde bulundu). Bunlar bir araya gelince sadece askeri istikrar harekâtı değil sosyolojik ve psikolojik ayakları olan, siyasi çözümü amaçlayan bir harekât bu. İdlib operasyonuna 6 aylık bir zaman dilimi biçildi, bu süre uzayabilir.”

Abdullah Ağar, Twitter hesabından bölgeye ilişkin bir de görüntü paylaştı: