Fikirtepe 'reklamlarda vaat edilenin' uzağında

Fikirtepe’deki kentsel dönüşümün ardından 7 yıl geçti. Birçok yerde yıkımlar devam ederken yapımı yeni bitmiş dairelere ise insanlar oturmaya başladı. Şehir Plancısı Akif Burak Atlar, insanların buradaki ihtiyaçlarının gözardı edildiğini söylerken avukat Hürriyet Azak ise “İnsanların kiraları ödenmeyerek burada yaşamaya zorlandı” diyor.

Hacı Bişkin  hbiskin@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Kadıköy’ün Fikirtepe, Dumlupınar, Merdivenköy ve Eğitim mahallelerindeki kentsel dönüşüm çalışmaları, aradan geçen 7 yılın ardından hâlâ devam ediyor. Hafriyat kamyonları E 5 karayolunun kenarında dururken mahalle içlerinde yıkım çalışmaları da sürüyor. Birçok yerde ise devasa gökdelenler dikilmiş ve insanlar yapımı yeni bitmiş dairelere yerleşmeye başlamışlar.

Şehir Plancısı Akif Burak Atlar, Fikirtepe’deki yeni kentsel dönüşüm sürecini şöyle değerlendiriyor: “İmar planının defalarca yenilenmesi ise ilgili kurumların sahaya yaklaşımlarındaki programsızlığı ve sürecin yeterince etüt edilmediğini ortaya koyuyor.”

Fikirtepe’deki kentsel dönüşüm davalarıyla ilgilenen ve süreci yakından takip eden avukat Hürriyet Azak ise, ”İnşattı biten yapılar olmasında rağmen oturum izni hala yok ve insanlar burada yaşamak zorunda bırakıldı” diyor.

BİRÇOK KEZ İMAR DEĞİŞTİ…

Fikirtepe’de 2010 yılında başlayan kentsel dönüşüm, Çevre Şehircilik Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasındaki imar durumu, 7 senelik süre içerisinde sık sık değişti. Bu süreçte mahallede yaşayan Fikirtepeliler, kentsel dönüşümü, yeterliliği olmayan firma ve kişilerin eline bırakmanın yarattığı sorunlardan dolayı şikayetlerini dile getirdi. Birçok kez imar planları askıya alındı. 7 yılın sonunda Fikirtepe’deki kentsel dönüşüm devam ediyor. Yapımı bitmek üzere olan birçok dairede insanlar yaşamaya başladı. Fakat bu yapıların çoğuna oturum izni hâlâ verilmedi. Burada yaşayanlar ise şantiyenin elektrik, su ve doğalgazını kullanıyor. Öte yandan Fikirtepe’nin E 5 karayolunda bulunan birçok ada da ise yıkım devam ediyor.

‘İHTİYAÇLARIN GÖZARDI EDİLMESİ…’

Peki Fikirtepe’de bütün bunlar yaşanırken buraya yerleştirilecek nüfus için altyapı yeterli mi? Şehir Plancısı Akif Burak bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “2011 yılında emlak piyasasına hizmet eden bir vizyonla hazırlanıp onaylanan imar planlarının ardından hızla dönüşmeye başlayan Fikirtepe, Kadıköy ilçesinde izin verilen en yoğun yapılaşma hakkıyla birlikte bir süre sonra İstanbul’un en yoğun yerleşim bölgelerinden biri haline gelecek. Ancak imar planları hazırlanırken, bölgeye yerleşecek nüfusun eğitim, sağlık, yeşil alan gibi ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi, planda ulaşım çözümlerinin yer almaması ve tüm bunların tetikleyeceği sağlıksız yaşam koşulları, bölgenin yeni sakinlerine gayrimenkul reklamlarında vaat edilen yaşam tarzının oldukça uzağında bir gelecek sunacaktır.”

‘TARAFLARI MEMNUN ETMEDİ’

Fikirtepe’de sık sık yapılan imar değişiklerini de yorumlayan Atlar; ”Bugüne kadar yaşananların tarafları memnun etmediğini de söylemek gerekiyor. Kentsel dönüşüm adı altında yapılan çalışmaların piyasa dinamiklerine göre yürütülmesi, hak sahipleri ve firmalar arasında anlaşmazlıkların yanı sıra Bakanlık ve Belediye arasında yetki tartışmaları ilk akla gelen problemler… 2011’den bugüne imar planının defalarca yenilenmesi ise ilgili kurumların sahaya yaklaşımlarındaki programsızlığı ve sürecin yeterince etüt edilmediğini ortaya koyuyor.”

‘BURADA OTURMAK ZORUNDA BIRAKILDILAR’

Fikirtepe’deki kentsel dönüşümü yakından takip eden ve kendisi de Fikirtepeli olan avukat Hürriyet Azak ise insanların şu an yapımı bitmiş dairlerde yaşamak zorunda bırakıldıklarını söylüyor. Ayrıca yapımı bitmiş dairelerin de satılmadığını belirten Azak şöyle konuştu: “Hâlâ inşaatların büyük çoğunluğu yapılmadı. Artık Fikirtepe’de kesin olan şu: Fikirtepe’de daireler satılmıyor. Benim müteahhit müvekillerim de var. Bu müvekkillerim iki yıldır inşaatı bitirmişler ama hala dairelerini satamadılar. Çok büyük kârlarla Fikirtepe’yi aldılar ama hala bitirmemekte direniyorlar. Biten yapılar da var. Ama inşaatı tamamlanmış olanlarda da oturum izni yok. Şantiyenin elektrik, su ve doğalgazı kullanılıyor. Bu insanlar da kiraları durdurulduğu için burada oturmak zorunda kalıyor. Kiralar ödenmiyor diye bize hâlâ şikayetler geliyor. Örneğin Teknik Yapı ve Emay firmalarının inşaatlarının bir bölümü bitmesine rağmen birçok yerde teslimatlar yapıldı ama hâlâ oturum yok.”