Gökhan Güçlü: Cezaevi 'Hero' tişörtüne sorun olmaz dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast düzenleme iddiasıyla yargılanan askerlerden Astsubay Gökhan Güçlü, savunma yaptı. Lazerli bir ekiple karşılaşıp karşılaşmadıkları sorulan Güçlü, "Hatırlamıyorum. Siz bu görüntüleri izlediniz mi?" yanıtını verdi. Bunun üzerine Baştoğ, "Biz birlikte pişpirik oynayıp, çay içmiyoruz. İtirazları değerlendirip, gerekirse görüntüleri inceleyip, delil olarak sayılıp sayılmayacağına karar veriyoruz" diye konuştu. Temmuz ayındaki duruşmada giydiği "Hero" (Kahraman) tişörtü hakkında konuşan Güçlü, "Ablam, cezaevini arayarak, sorun olup olmayacağını sormuş. Cezaevinden de 'Bir sorun olmaz' şeklinde yanıt almış" iddiasında bulundu.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - 15 Temmuz darbe girişiminde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otele yönelik davaya devam edildi. Mahkeme başkanı Emirşah Baştoğ'un görüntülerle ilgili raporda yer alan "Otele girmeye çalışan lazerli ekip" ifadesi nedeniyle sanık Astsubay Gökhan Güçlü'ye, "Lazerli ekiple karşılaştınız mı?" sorusunu yöneltti. Güçlü, "Hatırlamıyorum. Siz bu görüntüleri izlediniz mi" diye karşılık verince Baştoğ, "Biz birlikte pişpirik oynayıp, çay içmiyoruz. İtirazları değerlendirip, gerekirse görüntüleri inceleyip, delil olarak sayılıp sayılmayacağına karar veriyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı otele, düzenlenen saldırıyla ilgili dava, Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. 43'ü tutuklu, 47 sanığın yargılandığı davanın duruşmasında ilk olarak mahkeme başkanı Emirşah Baştoğ konuştu. Mahkemede delil tartışması olamayacağını belirten Baştoğ, doktor raporlarını incelediklerini söyledi.

Baştoğ, "Elle bilgi yazılmayan doktor raporlarının hepsinde barkod mevcuttur. Bu barkodlarda raporla ilgili ayrıntılı olarak kimin hazırladığıyla ilgili bilgiler yer alıyor. Sizlere fotokopisi verilmesi nedeniyle, barkod bölümü siyah çıktığı için boş düzenlenmiş gibi gelebilir. Mahkeme heyeti olarak, gerekli notları alıyoruz ve değerlendirme yaparken, delili kabul edip etmeyeceğimiz konusunda değerlendirme yapacağız" dedi.

DURUŞMAYA GELMEYEN AVUKAT İÇİN İHBAR KARARI

Açıklamanın ardından mahkeme heyeti, sanıklardan Albay Murat Dağlı ve Yüzbaşı Özay Cödel'in avukatı Ayten İzmirli'nin duruşmaya gönderdiği mazeret dilekçesini, davanın geldiği aşamayı göz önünde bulundurarak reddetti. Mahkeme heyeti, ayrıca çeşitli yollarla birçok kez bilgilendirme yapılmasına rağmen duruşmalara katılmayıp, görevinin gereğini yerine getirmediği, yerine avukat görevlendirmediği belirtilen avukat İzmirli hakkında adli ve idari yönden gereğinin yapılması için ihbarda bulunulmasına karar verdi.

Mazeret dilekçeleri reddedildiği halde ısrarla duruşmalara katılmadığı için de vekili olduğu sanıklar için Muğla Baro Başkanlığı'ndan bir müdafi görevlendirilmesine oybirliği ile karar verildi.

'VAKİT VERİLSE DAVAYI ÇÖKERTECEKTİM'

Önceki duruşmalardan birine İngilizcede "Kahraman" anlamına gelen "Hero" yazılı tişörtle katılan Astsubay Gökhan Güçlü'nün esasa ilişkin savunmasının alınmasına başlandı. Evrakların, 5 Temmuz'da geldiğini aktaran Güçlü, sadece göz gezdirerek hazırladığı savunmasını yapacağını söyledi.

Güçlü, "2 ay 10 gün sürede sadece akşamları dosyayı inceleyebildim. Biraz daha vakit verilseydi ben bu davayı çökertecektim. Mahkemeyi de takip etmek, diğer savunmaları dinlemek gerekiyor. Kritik bilgiler veriliyor, dinleme hakkımız yok mu? Döndüğümüzde yaptığım incelemelerle, geceleri uykusuz kalarak, tekrar edemeden savunmamı hazırladım. Heyetinizin bunları göz önünde bulundurarak değerlendirme yapmasını isterim" diye konuştu.

'TEK AMACIM OPERASYONDUR, GERİSİ YALANDIR'

Darbe girişiminden haberi olmadığını iddia eden Gökhan Güçlü, "Terör operasyonuna katıldım. Darbe açıklandıktan 5 saat sonra bilgim oldu. Nasıl darbeci olabilirim? Üstlerimizden aldığımız emri sorgulayamayız. Tarihte olmamış bir şeyi benden beklemek insani değildir" dedi.

Emri doğru bulmadığını söylemenin ceza gerektireceğini belirten Güçlü, "Mırıldanmak, doğru bulmadığımız şeklinde davranmak cezai durum oluşturur. Askerlik hayatımda bile ceza almamışken bu suçlarla yargılanıyorum. O gece tek amacım operasyondur, gerisi yalandır. Eğer gerçekten hukuk olan bir ülkede olsaydım, olaydan sonra göreve devam eden komuta kademesi yargılanıyor olurdu" ifadelerini kullandı.

'DOSYADAKİ GÖRÜNTÜLERİN TAMAMI YOK' İDDİASI

Diğer darbe davalarında, sanıklara görüntüler gösterildiğini ve "Bu sen misin" diye sorulduğunu dile getiren Gökhan Güçlü, kendilerinden ise görüntü kaydı istediğini söyledi. Mahkeme başkanı Emirşah Baştoğ'un, kamera görüntüleri ve dosyada olan bütün görüntüleri ve raporları gönderdiklerini belirtti. Güçlü, şunları söyledi:

"Saat 02.00'den önceki görüntüler yok. En erken saat 02.18'de başlıyor. Neden bizden saklanıyor? 19. klasörde olan görüntüleri inceleyemedim. Bizim lehimize olan klasördür. Dosyalardaki görüntü kayıtlarını inceleyemedik, sadece önemli anlardan alınan fotoğraf karelerin açıklamalarını raporlarda okuduk. Saat 02.48'de adam sürünerek gidiyor, ifadeleri yer alıyor. Bizim öyle bir durumumuz olmadı ve 02.48'de orada değildik. Bizden sürünen de olmadı. Sadece sahil kısmında mermilerden korunmaya çalıştık. Dosyadaki görüntülerden bize gelmeyen görüntüler var. Bu görüntüleri inceleyemedim. Sadece raporlara göre savunma yapıyorum."

MAHKEME BAŞKANI: BANA MI SORUYORSUN? HABERİM YOK

Mahkeme başkanı Baştoğ'un raporda yer alan "Otele girmeye çalışan lazerli ekip" ifadelerine istinaden "Lazerli ekiple karşılaştınız mı?" sorusu üzerine sanık Güçlü, "Hatırlamıyorum. Siz bu görüntüleri izlediniz mi?" cevabını verdi. Bunun üzerine Baştoğ, "Biz birlikte pişpirik oynayıp, çay içmiyoruz. İtirazları değerlendirip, gerekirse görüntüleri inceleyip, delil olarak sayılıp sayılmayacağına karar veriyoruz" dedi.

Muğla İl Emniyet Müdürlüğü'ne getirildiğinde kendisine polis Nedip Cengiz Eker'in hayatını kaybetmesiyle ilgili yakından çekilmiş görüntüler izletildiğini iddia eden Güçlü, "Emniyette izlediğim görüntüler bu dosyada yok. Bu görüntü nerede?" diye sordu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Baştoğ, "Bana mı soruyorsun? Emniyette sana görüntü izletildiğinden haberim yok" dedi.

'HERO TİŞÖRTÜNÜ CEZAEVİ YÖNETİMİNE SORDUK'

Gökhan Güçlü, 13 Temmuz 2017'de yapılan duruşmaya, "Hero" (Kahraman) yazılı tişörtle katılmıştı. Bir mağazadan alınan tişörtü, ablasının gönderdiğini söyleyen Güçlü, "20 gün hücre cezası aldım. Ayrıca bu konuyla ilgili de iddianame geldi. Bu tişörtü ablam alıp, gönderdi. Hatta göndermeden önce cezaevini arayarak, böyle bir tişört göndereceğini ve sorun olup olmayacağını sormuş. Cezaevinden de 'Bir sorun olmaz' şeklinde yanıt almış. Bunun ardından 13 Temmuz'da 3 tişörtümden biri olan bu tişörtü giydim" şeklinde konuştu.

Tişörtü giymesiyle ilgili haberleri gülerek izlediğini belirten Güçlü, "'Hero' hangi terör örgütünün, hangi propagandasıdır? Ben haberleri gülerek izledim. Herkesin alıp giyebildiği bir tişörtle, ilgili soruşturma açıldı" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı Emirşah Baştoğ ise, "Esas hakkındaki savunmanla ilgisi yok. Bununla ilgili devam eden süreç var. Söyleyeceklerini orada söylersin. Esas hakkındaki savunmanı yap" diyerek uyarıda bulundu.

'HADDİNİ BİL, KİMSENİN BASKISI ALTINDA DEĞİLİZ'

Güçlü'nün yargı üzerinde baskı olduğunu, acele edildiğini ve savunma haklarını düzgün kullanamadıklarını iddia etti.

Baskı görmediklerini kaydeden mahkeme başkanı Baştoğ, "23 Ağustos'ta, herkesin esas hakkındaki savunmasını bitireceğimizi söylemedik. Planladığımız ifadeleri tamamlayacağımızı belirtmiştik. Mahkemeye yönelik iddiaları kabul etmiyoruz. Haddini bil. Kimsenin baskısı altında değiliz. Bak esas hakkındaki savunmaları almaya başlayalı bir ay oldu, hala alıyoruz" karşılığını verdi.

Güçlü, hafta sonunda ve bayram tatilinde de savunmaların devam ettiğini belirtmesi üzerine Baştoğ, "Bayram tatili 10 gün değildir. 4.5 gün tatildir. Diğer kısmı idari izindir. İdari izin yargılama yapmaya engel değildir. Yargı ona uyacak diye bir şey yoktur. Hafta sonları da savunması bitmeyen sanıkların ifadeleri tamamlandı" dedi. (MUĞLA/DHA)