Herkes kendi elektriğini üretebilecek mi?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yeni yönetmeliği ile apartmanlarda güneş enerjisi ile elektrik üretiminin önü açıldı. Peki çatılara ruhsat izni aranmadan konulacak panellerle herkes kendi elektriğini üretecek hatta fazlasını satabilecek mi?

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayımladığı Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ile binaların çatılarına ruhsat izni aranmadan güneş panelleri kurulabilecek. Milliyet'ten Mithat Yurdakul'un haberine göre yeni yönetmelik sayesinde apartmanlar kendi elektriklerini üretirken fazla elektriği de şebekeye satabilecekler. 10 milyon çatının hedeflendiği yönetmelik ile 2018'de çatıların güneş panelleriyle dolacağı düşünülüyor.

KARAR 'DEVRİM NİTELİĞİNDE' Mİ?

Bu karar medyada yer alan haberlerde 'devrim niteliğinde' şeklinde değerlendirildi. Peki güneş panelleri ile apartman başına 8-9 bin lira kazanç sağlanabileceği düşünülen proje sayesinde, Türkiye yüzünü gerçekten güneşe mi dönecek? Yeni yönetmelik sayesinde evlerde kendi elektriğimizi üretebilmemiz ve hatta fazlasını satabilmemiz ne kadar mümkün?

. .

Enerji ve İklim Uzmanı, Gazete Duvar yazarı Önder Algedik'e göre bu proje sembolik kalmaya mahkum. Çünkü Türkiye'de kömür ve nükleerin ekonomisi çok yüksek. Bu yüzden de yeni uygulamaya termik ve nükleerin önüne geçmeyecek kadar izin verilecek.

Düzenlemenin yeni halinde, “Taşıyıcı sistemi etkilememek ve 634 sayılı Kanun uyarınca muvafakat alınmak kaydıyla; binalarda enerji kimlik belgesi sınıfı en az “C” olacak şekilde mesleki yeterlilik sertifikalı uygulayıcılar tarafından yapılacak ısı yalıtımı uygulamaları ile binanın kendi ihtiyacı için yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri ruhsata tabi değildir. Bunlara ait uygulama projelerinin hazırlanması ve fenni mesuliyetin üstlenildiğine dair taahhütname ile birlikte ilgili idareye sunulması, binanın projesindeki mimari görünüşlere bağlı kalınması ve idaresinden izin alınması zorunludur” deniliyor.

"MUVAFAKAT ALMAKLA HERKES UĞRAŞMAYACAK"

"Düzenleme anlatıldığı kadar parlak değil" diyen Algedik, bu yönetmelik ile kamunun sorumluluk almak yerine uygulamayı kişiye bıraktığını belirtiyor. Aksi halde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın kentsel dönüşümle yapılan binalarda bunları şart koşabileceğinin altını çizen Algedik, panellerin binaların statiğini bozmadığını tespit etmek ve muvafakat almakla herkesin uğraşmayacağını ifade ediyor.

VİCDAN PROJESİ Mİ?

"Devlet güneş enerjisinin yaygınlaşmasını isteseydi lisanssızın önünü kesmezdi. 1 MW'a kadar yatırımlarda lisans alma zorunluluğu yok. Sadece güneş enerjisi için 10 bin MW'a yakın başvuru yapıldı. (Akkuyu'nun 2.5 katı). Bu kadar büyük ilgi olunca izin süreci zorlaştırıldı, oyunun ortasında kurallar değiştirildi. İzin alabilen projeler bugün bin MW mertebesinde." diyen Algedik'e göre, Türkiye'nin bu kadar nükleer ve kömür projesi varken lisanssız güneş ve rüzgara izin vermek istemeyecekler. Bu yüzden yeni yönetmelik bir vicdan projesi olarak kalabilir.