Köprüde intihara teşvik davası: O küfretti, ben mırıldandım

İstanbul'da intihar etmek için köprüye çıkan Erol Çetin'i teşvik ettiği iddiasıyla yargılanan Merve Özocak ifadesini değiştirdi: Olaydan dolayı vicdanen sorumluluk duyduğum için ve yargılamanın ciddiyeti, suçun gerektirdiği ceza, bu aşamalara gelinebilecek bir olay olmadığını düşünmem nedeniyle gerçeği açıklıyorum...

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nden atlayarak intihar eden Erol Çetin'e atlamadan önce "Atlasana ulan" dedikleri gerekçesiyle intihara yönlendirdikleri iddia edilen tutuksuz sanıklar Hülya Uysal ve Merve Özocak hakkında açılan davanın 4. duruşması yapıldı. Sanıklardan Merve Özocak duruşmada bazı gerçekleri mahkemeden sakladığını belirterek tekrar söz aldı ve şunları söyledi: "Tam şahsın bulunduğu noktaya geldiğimizde Hülya Uysal bulunduğu koltuğun tarafındaki pencereyi açarak ve yarı beline kadar çıkarak, 'Atlayacaksan atla senin yüzünden trafikte kaldık' şeklindeki sözü söyleyip küfürlü de konuşmuştur. Ancak benim konuşmam mırıldanma şeklindedir."

İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan 66. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, “Başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi" suçundan 4 yıldan 10'ar yıla kadar hapsi isenen sanıklardan Merve Özocak katılırken, Hülya Uysal ise katılmadı.

'BEN MIRILDANDIM, O KÜFRETTİ'

Sanık Merve Özocak, “Şu anda diğer sanık Hülya Uysal ile ilgili olarak akrabalık ilişkisinden kaynaklı olarak belirtmediğin bir hususu açıklamasını yapmak istiyorum. Olay günü Ümraniye'de bulunan bir notere gitmek amacıyla akrabalarım olan kişilerle birlikte kalabalık bir grup halinde Transporter araçla yola çıktık. İntihar vakasını köprüye vardığımızda öğrenmiş olmadım. İnternetten bilgisini aldım. Köprü trafiği kalabalıktı. 2-2,5 saat bir süre geçirmiştik. Tüm bu nedenlerden dolayı kendi kendime trafik sıkışıklığını intihar vakasına da bağlamış olmam nedeniyle konuşuyordum. Tam şahsın bulunduğu noktaya geldiğimizde Hülya Uysal bulunduğu koltuğun tarafındaki pencereyi açarak ve yarı beline kadar çıkarak, 'Atlayacaksan atla senin yüzünden trafikte kaldık' şeklindeki sözü söyleyip küfürlü de konuşmuştur. Ancak benim konuşmam mırıldanma şeklindedir ve intihara teşebbüs edecek şahıs ve orada bulunan kişiler tarafından duyulabilecek şekilde bir konuşma değildir. Ancak polis memuru bizden tarafa baktığında benim de ağzımın oynadığını gördüğü için sözü benimde söylemiş olduğumu düşündü" diye konuştu.

'VİCDANEN SORUMLULUK DUYUYORUM'

"Şahsın yanından geçmemizle şahsın atlaması bir olmuştur" diyen Merve Özocak , "Hülya Uysal'ın araç içerisindeki konumu ile ilgili olarak cep telefonumda kayıtlı bir fotoğraf vardır. Bunu size sunacağım. Bunu mahkemeye sunmamın nedeni benim ilk aşamada bilmediğim ancak şu anda öğrendiğim Hülya Uysal'ın emniyet ifadesinde başını yandaki şahsın omzuna dayar vaziyette uyumakta olduğu ve benim sesimi duyduğuna yönelik açıklamasıdır. Olaydan dolayı vicdanen sorumluluk duyduğum için ve yargılamanın ciddiyeti, suçun gerektirdiği ceza, bu aşamalara gelinebilecek bir olay olmadığını düşünmem nedeniyle şu an gerçeği açıklıyorum" dedi. Duruşma tanıkların dinlenmesi için Ekim ayına ertelendi.

İDDİANAME

İstanbul cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede şüpheliler Hülya Uysal ve Merve Özocak'ın bağrışmaları ve beyanları karşısında maktülün tepki vererek intihar etmek üzere köprüden atladığı ve olay neticesinde öldüğü belirtiliyor. İddianamede şüphelilerin 4'er yıldan 10'ar yıla kadar hapisleri  talep ediliyor. Öte yandan Merve Özocak Temmuz 2016 yılından hakim karşısına çıkmış ve Erol Çetin'in intihar etmesinde herhangi bir yönlendirmesinin olmadığını söylemişti. Özocak şunları söylemişti: "Olay günü ön koltukta oturuyordum cam yarı açıktı, kulaklıkla müzik dinliyordum. İntihar etmesinde herhangi bir söylemde bulunmadım."