Tutuklu gazetecilere 'özgürlük' eylemi

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısı ile gazeteci örgütleri ve sendikaları, tutuklu gazetecilere dikkat çekmek için eylem yaptı, TGS ve DİSK Basın-İş yaptıkları açıklamada "Arkadaşlarımız serbest bırakılsın" dedi.

DUVAR – 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle Türkiye’de ve Hollanda’da tutuklu gazeteciler için eylem yapıldı. Uluslararası Af Örgütü, Lahey’deki Türkiye büyükelçiliği binasına Ahmet Şık ve Mahir Kanaat’ın isimlerini yansıttı. Çağlayan’da eylem yapan DİSK Basın-İş üyeleri “Özgür basın susturulamaz” açıklaması yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyesi gazeteciler ise Galatasaray Meydanı önünde buluştu.

 

Evrensel’de yer alan habere göre, TGS tarafından yapılan basın açıklamasında basına yönelik baskıların son bulması, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması istendi. Eylemde CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da bir açıklama yaparak gazetecilere destek verdi.

‘ŞIK VE KANAAT TÜRKİYE ELÇİLİĞİNDE’

Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’deki tutuklu gazetecilerin durumuna dikkat çekmek için Hollanda’daki Türkiye elçiliğinde eylem yaptı. Örgüt, dün akşam Lahey’deki Türkiye büyükelçiliği binasına dev bir projeksiyonla Cumhuriyet Muhabiri Ahmet Şık ve BirGün Çalışanı Mahir Kanaat’ın isimlerini yansıttı. Eylemde tutuklu gazetecilere özgürlük istenerek, ‘Gazetecilik suç değildir’ denildi. Örgütün internet sitesinde, eylemin örgütün başlattığı ‘Türkiye medyasına özgürlük’ kampanyasının bir parçası olduğuna dikkat çekildi. Örgütün açıklamasında, gazetecilerin attıkları tweetlerin, çizdikleri karikatürlerin ve görüşlerinin terörle denk tutulduğu belirtildi. Ahmet Şık’ın eşi Yeşim Şık, “Ahmet’in tutuklanması başkalarına verilen bir mesajdır” dedi.

 

‘GAZETECİLİK SAVCILARA DEĞİL, TARİHE TANIKLIK ETMEKTİR’

İstanbul Adalet Sarayı’nın karşısındaki alanda toplanan DİSK Basın-İş üyeleri adına, DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren bir basın açıklaması yaptı. Eren’in ardından grup adına açıklamayı gazeteci Ceyda Karan okudu. Karan, “Tutuklu gazetecilerle, yargılanan gazetecilerle, kalemi makinesinden alınan gazetecilerle Türkiye’de yaşayan her yurttaşın da söz hakkı kısıtlanmış oluyor” dedi. Gazetecilik yapanlara ve meslek örgütlerine karşı da sözleri olduğunu belirten Karan, “Gazetecilik savcılara değil, tarihe tanıklık etmektir. Gazeteci kamuoyunu ilgilendiren konuları haberlerinde anlatır. Meslek örgütleri ise baskıların bu denli arttığı bir dönemde en az iktidar kadar cüretkar olmalı, statükolara deği özgürlüklere sahip çıkmalıdır. Bu anlayışla hapishanelerdeki meslektaşlarımıza yönelik tecrit uygulamalarını kabul edilemez bulduğumuzu, hepsinin bir an önce serbest bırakılmasını istediğimizi bir kez daha yineliyoruz” diye konuştu.

Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu da tutuklu gazetecilerin cezaevi koşullarına dikkat çekti. Mavioğlu, “Arkadaşlarımızın şimdi yaşamış olduğu koşulları, bundan 5 sene evvel Ahmet Şık’ın Fetullah Gülen cemaatinin kumpasıyla girdiği koşullardan çok daha ağır. Kitap hakkından yoksunlar, mektup hakkından yoksunlar… Avukatlarıyla ve yakınlarıyla görüşme hakkı haftada bir saat ile kısıtlı” diye konuştu. (DHA/HABER MERKEZİ)