Hükümet yanlısı medyada sert kavga

16 Nisan Anayasa Referandumu'ndan sonra hükümete yakın medyada tartışmalar büyüyor. Cem Küçük'ün "Mavi Marmara'daki manyak tipler" ifadesi üzerine devam eden kavgada Yeni Şafak'tan Salih Tuna, İsmail Kılıçarslan, Kemal Öztürk, Star'dan Ahmet Taşgetiren, Sabah'tan Rasim Ozan Kütahyalı, Türkiye'den Fuat Uğur, Ceren Kenar ve Yıldıray Oğur karşı karşıya geldi.

DUVAR – 16 Nisan Anayasa Referandumu’nda AK Parti’nin yüzde 51.41 oy alması üzerine hükümet yanlısı medyada başlayan özeleştiriler yerini çatışmaya bıraktı. Star yazarı Cem Küçük’ün, “AK Parti’nin radikal İslamcılarla ve Mavi Marmara’daki manyak tiplerle yolunu ayırması gerek” sözleri ile büyüyen tartışmalarda Yeni Şafak’tan Salih Tuna, İsmail Kılıçarslan, Kemal Öztürk, Star’dan Ahmet Taşgetiren, Sabah’tan Rasim Ozan Kütahyalı, Türkiye’den Fuat Uğur, Ceren Kenar ve Yıldıray Oğur karşı karşıya geldi.

Yeni Şafak yazarı Salih Tuna köşesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanındaymış gibi hareket eden AK Partili iki gruba dikkat çekti ve “Biri, Erdoğan’a ‘Reis, reis’ deyip Erdoğan’ın yanında duranlara çemkirenlerdir” ifadelerini kullandı “Bir diğer güruh; yeryüzünün tüm müstekbirlerinin saldırdığı, müstevlilerin alaşağı etmek için her yolu denediği Erdoğan’a güya ‘İslami endişeler’ üzerinden cart curt edenlerdir” yazarken okurlarını bu gruplara karşı uyardı. Tuna köşesinde şöyle yazdı: “İçlerinde samimi olanlar da var; yani, kullanışlı aptallar. Erdoğan nefretini takip edin, ipin ucu muhakkak kripto bir FETÖ mensubuna çıkacaktır. Bir de FETÖ’nün gölgesinde yol almaya çalışan ‘siyaset hırsızı’ kemirgenlerin ‘üfürüklerine’ sakın ola inanma. Fareler üfürdükleri yerden kemirirler, sakın unutma!”

Salih Tuna’nın yazısını okumak için tıklayınız.

‘BİR GÜN HERKES 15 DAKİKALIĞINA FETÖ OLACAK’

Aynı gazeteden İsmail Kılıçarslan ve Kemal Öztürk isim vermeden Cem Küçük’ü eleştirirken Kılıçarslan FETÖ ile mücadelenin sulandırılmaması gerektiğini aksi halde ortada mücadele edilecek bir FETÖ kalmayacağını belirtti. Kılıçarslan “Bir gün herkes birileri için 15 dakikalığına FETÖ olacak. Baksanıza, sıra şimdilerde TRT Haber Dairesi Başkanlığı yapan Yaşar Taşkın Koç’a da gelmiş. O meşum ‘birileri’ Taşkın Koç’a FETÖ diyor. Tutmayınca ‘FETÖ’yü korudun’ diyor, o da tutmazsa ‘vaktiyle sen bu FETÖ’cülere selam verdiydin’ diyecekler. Ama o ‘birileri’nin olmaz olası iştahları hiç bitmeyecek. Hızlarını alamayıp Numan Kurtulmuş’a, Süleyman Soylu’ya, Metin Külünk’e, Binali Yıldırım’a falan da FETÖ diyecekler yakında.” diye yazdı.

İsmail Kılıçarslan’ın yazısı için tıklayınız.

İsim vermeden Cem Küçük’e yüklenen bir diğer isim Yeni Şafak’tan Erdoğan’ın eski danışmanı Öztürk’tü. Öztürk şu anda medyanın 28 Şubat’takine benzer bir krizde olduğunu, tıpkı o zamanki gibi saygınlığını ve güvenirliğini kaybettiğini belirtirken bu durumun AK Parti’ye büyük zarar verdiğini ifade etti. Öztürk “Erdoğan’ı beklerken” başlıklı yazısında şu ifadeleri kullandı: “İnsanları ekranlardan tehdit eden, parmak sallayan, hakaret eden, herkesi ‘hain’ ilan etmeye hazır bazı şizofren tiplerin hükümranlığı devam edecek mi, etmeyecek mi? Bunun için Erdoğan’ın kararını bekleyecek herkes.”

Kemal Öztürk’ün yazısı için tıklayınız.

‘MAVİ SAKAL, ÇUKUR, AĞZI BOZUK’

Bugünkü yazısında hayırların ve kemik sol itirazların bile gerekçesini anlamak gerektiğini savunan Star yazarı Ahmet Taşgetiren ise köşesinde referandum sonuçlarına değinirken sonuçların 2019 için güven değil kaygı yarattığını belirtti ve Sabah yazarı Rasim Ozan Kütahyalı’yı eleştirdi. Taşgetiren Kütahyalı için ” İki yazı yazdı benim Kemal Gözler’in makalesinden yola çıkan değerlendirmelerimle ilgili. Kütahyalı benim o yazıyı neden yazdığımı anlamadıysa, onun adına üzülürüm. Yok anladı da, şu sıralar Taşgetiren’e saldırma komutuna uygun adımda bulunduysa sadece gülümserim.” dedi.

Ahmet Taşgetiren’in yazısı için tıklayınız.

Kütahyalı’yı eleştiren Ahmet Taşgetiren ise Türkiye gazetesinden Fuat Uğur’un hedefindeydi. Taşgetiren için “Mavi Sakal, çukur ve ağzı bozuk” gibi ifadeler kullanan Uğur, yazarın geçmişinden de bahsetti. Uğur’un yazısından Taşgetiren hakkındaki bölüm şöyle: “Dün Fatih Selek yazınca öğrendim bu zatın geçmiş marifetini. Aslında ağzının malum çukurları hatırlatacak denli pis olmasından tahmin etmeliydim bunu. Çünkü geçen gün de programda söylediğim üzere FETÖ’nün yayın organlarında bu kadar çok çalışıp onlarla halvet olan birinden beklenebilecek bir küfür literatürüne sahip. Meğer bu çelebi görünümlü Mavi Sakal FETÖ gazetesinde kalem oynatırken “Bir Gönül İnsanı” diye Fetullah Gülen’i anlatan kitaplar yazmış. Hatta bununla da kalmayıp “Fetullah Hoca çeteci ise ben de şimendiferim” demiş. Adı Ahmet Taşgetiren. Bugün Fetullah Hoca’sına bırakın “çeteci”yi, “terörist başı” denmesini nasıl karşılıyor acaba? Bence hoş bulmuyor. Baksanıza her şey kabak gibi ortaya çıktığı zamanlarda bile “Şimendifer” olacak kadar kefil olmuş “Hocaefendi”sine.”

Fuat Uğur’un yazısı için tıklayınız.

‘EKSİKLİĞİNİ HİSSEDECEĞİM’

Türkiye gazetesinde yazılarına son verildiğini Twitter hesabından duyuran Yıldıray Oğur ise bir başka polemik konusuydu. Oğur’un Türkiye’de ‘nesli tükenen bir gazetecilik anlayışını korumaya çalıştığını’ belirten Ceren Kenar, yazısının son bölümünü meslektaşına ayırırken Oğur için, “Sadece kaleminin gücü ve araştırmacı kimliği ile değil, entelektüel namusu ile hak ettiği bir okur kitlesini yakaladı. Sadık bir okuru olarak onun eksikliğini çok hissedeceğim. Tıpkı tüm Türkiye gazetesi okurları gibi.” ifadelerini kullandı.

Ceren Kenar’ın yazısı için tıklayınız.