Dokuzuncu katın balkonunda Irak bayraklarına sarınmış halde oturan gençler, aşağıdaki Tahrir Meydanı'ndaki eylemleri seyrediyor; Dicle Nehri'nin üzerinden geçen Cumhuriyet Köprüsü'ne ve yoksulluktan sorumlu tutulan hükümetin binalarının bulunduğu Yeşil Bölge'yi gözlüyor.
Alt katlardan birinde mesai yoğun: Bir grup genç, taleplerinin sıralandığı ilanları dağıtıyor. Bu sırada üçüncü kattan bir sepet sallanıyor, goril maskesi takmış bir protestocu "Burada jilete ihtiyacımız var. Ve ekmeği de unutmayın, açıklıktan öldük!" diye sesleniyor.
Dışarıdaki eylemler tüm hızıyla sürerken, Irak polisi de tazyikli su ve bazen gerçek mermilerle saldırılarına devam ederken, Türk Lokantası'nın 18 katına zaman zaman şenlikli bir eylem havası hakim oluyor; içeride iktidar aleyhinde sloganlarla dans ediliyor, nargile tüttürülüyor ve tavla turnuvaları düzenleniyor.
Protestocuların Türk Lokantası'nı Uhud Dağı'na benzettiği belirtilirken, kendisini '14'üncü katın sözcüsü' olarak tanıtan 28 yaşındaki Halil İbrahim "Bu yolsuz rejim ve itaatkâr hükümet devrilene kadar buradan gitmeyeceğiz" diyor. Reuters ajansına makine mühendisi olduğunu ancak üç yıldır iş bulamadığını anlatan İbrahim, güvenlik güvenlik güçlerinin binaya birden fazla kez girmeye çalıştığını belirterek, "Şiddete başvurdular, göz yaşartıcı gaz kullandılar, bazılarımız öldü ama biz bu binayı terk etmedik" diye konuşuyor.