3D: Dyson Lin, deprem, dezenformasyon*

Manisa ve Elazığ depremlerinin ardından sosyal medyada “deprem kahini” olarak anılan bir hesap ortaya çıktı. Türkiye’den hatrı sayılır etkileşim alan hesaba biraz daha yakından bakalım.

Google Haberlere Abone ol

Hafta ortasında Manisa’da dün de Elazığ’da yaşanan depremlerin ardından Twitter’da Dyson Lin adlı kullanıcının paylaşımları çok geniş kitlelere ulaşıyor, dijital haber platformlarında haber oluyor. Ben de Dyson Lin’in kim olduğuna dair bir aramaya giriştiysem de pek fazla bir şey elde edemedim. Ekim 2019’da Teyit’te yayınlanan bir analize göre Lin’in, Twitter profilinde bulunan Deprem Enstitüsü’ne ulaşılamıyor. Diğer taraftan çeşitli arama motorlarından yapılan aramalarda, hakkında yeterli bilgi edinmek mümkün değil.

Ülkenin çok büyük bir bölümünün deprem kuşağında olduğunu da düşünürsek, insanların, özellikle depreme dair kaygılarının arttığı dönemlerde bu tip hesapların ortaya çıktığını, depremin tahmin edilebilirliğinden bahsettiğini zaman zaman görüyoruz.

.

Yılbaşından bugüne kadar Türkiye’yle ilgili attığı tweet’lerde Lin, İstanbul’da yakın zamanda deprem olacağına dair ve hatta farklı zamanlarda paylaştığı iletilerinde “7 gün içinde olacak”, “10 gün içinde olacak” gibi tarihler de verdiğini görebiliyoruz. Gel gelelim bahsettiği tarihleri neye göre verdiği, hangi yöntemleri kullandığı gibi konulara dair şeffaf ve ulaşılabilir hiçbir veri mevcut değil.

Bilimsel olarak Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın İstanbul’a kadar olan bölümünün geçtiğimiz on yıllarda parçalı olarak kırıldığı, İstanbul’daki fay hattı parçasının kırılmasının beklendiği de sır değil. Hatta ülke nüfusunun dörtte birinin yaşadığı kentin depreme ve sonrasına hazırlanması gerektiği, bilim insanlarının sıkça söylediklerinin başında geliyor. (Detaylı ve anlaşılır bir okuma önerisi; Evrim Ağacı)

Şimdi tekrar Lin’in Twitter üzerinden paylaştığı ve ona “deprem kahini” denmesine sebep olan Manisa ve Elazığ depremi tahminlerine dönelim. Manisa depremini tahmin ettiği iddia edilen paylaşımını deprem günü paylaşan Lin, merkez üssü olarak Balıkesir’i gösteriyor ki iki şehir arasında kuş uçuşu 100 kilometreden fazla bir mesafeden söz edebiliriz.

.

Elazığ Depremi’ni daha önceden tahmin ettiğine kanıt olarak gösterilen paylaşımı ise 21 Ocak’ta attığı aşağıdaki tweet.

.

Kars merkezli attığı tweet’in Elazığ’da olan depreme yoranlar ise iletideki “Türkiye’nin doğusu” bölümünü baz alıyorlar. Halbuki Kars ile, depremin merkez üssü arasında aşağıdaki haritada da görebileceğiniz gibi kuş uçuşu uzaklık 400 kilometreden fazla.

.

Bu iki örnek dışında yılbaşından bu yazının yazıldığı (25 Ocak akşamı) vakte kadar sadece 24 günde Dyson Lin’in deprem riski olduğuna dair Türkiye’de 10 yerleşim yerinin ismini verdi: Silivri, Pendik, Ankara, Balıkesir, Küçükçekmece, Dikili (İzmir), Elmalı (Antalya), Kars, Mudurnu (Bolu), Sinop… Bu hesaba göre ülkenin neredeyse üçte birinde büyük kırılmalar yaşanması gerekirdi.

Ayrıca Elazığ’da yaşanan deprem sonrası, İstanbul’da çok büyük bir deprem beklendiği, insanların şehri terk etmesini tavsiye eden; insanları paniğe sevk edecek, sorumluluk ve ciddiyetten uzak bir tweet’i ve topladığı takipçi sayısına sevindiği başka bir tweet’i de üzerindeki şüpheleri artıran unsurlardan bazıları.

HABER SİTELERİ BİLDİĞİNİZ GİBİ

Öte yandan yaptığı tahminlerle depremlerin çakıştığı noktalar dolayısıyla insanların aklında komplo teorilerine dair oluşan şüpheler (Acaba deprem gerçekten de önceden öğrenilip önlenebilir bir doğa olayı da başkaları bizim kurtulmamıza engel mi oluyor?) haber sitelerinin sorumsuz tavrıyla birleşince işin rengi hepten değişiyor. Lin’in depremleri önceden tespit edebildiğine yönelik bir haber yayınlayan Mynet, A Haber, Haberler.com, Sabah, Milliyet, Tele1, Vatan, Gerçek Gündem, CNN Türk, OdaTV ve Akşam bu haber sitelerinin başında geliyor.

.

“Depremi 9 saat önceden bildi.”, “Kahin 3 gün önce uyarmış” gibi başlık kullanımlarının yanı sıra haber spotlarında “… yaptığı deprem tahminleri doğru çıkan Lin …” gibi kullanımları, zaten artan toplumsal kaygıyı ve bu gibi dönemlerde zirve yapan dezenformasyonu, haber siteleri de kendi elleriyle besliyor. Herhangi bir araştırmaya veya başka bir kaynağa başvurmadan, bu kişinin çalışmalarını doğrulamadan, bilim insanlarının bu konudaki görüşlerine başvurmadan; sadece anlık trende uyarak daha fazla tık sağlamak için girdikleri “haber”lerden ibaret.

Ayrıca, Google Trends’e göre de Dyson Lin teriminin arama eğilimi, son bir haftada gözle görülür bir artış yaşanıyor.

NE YAPMALI? 

İşin özü, toplumsal ve bireysel kaygının arttığı dönemlerde, elbette ki bu kaygıyı kendi çıkarı için kullanmak isteyen veya dezenformasyon yaymak isteyen çokça troll, yayın platformu ve insan ortaya çıkacaktır. Ülkenin neredeyse tamamı deprem kuşağındayken, ülkenin kuzeybatısında da büyük bir kırılma zaten yıllardır söylenirken ve beklenirken, irili ufaklı depremler -hissedebildiklerimiz veya hissedemediklerimiz- her gün olan doğal yer sarsıntılarıyken; kaynağından ve doğruluğundan emin olmadığımız bilgilerle hareket etmemeliyiz. Diğer taraftan bu bilgilerin yayılmaması için de elimizden geleni yapmalıyız.

*Bu yazı ilk olarak "www.tezcanmahmut.com"da yayınlanmıştır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR