‘Büyük Altı’ bu hafta neler yaptı?

Lider Liverpool, ilk sekiz haftada topladığı 24 puanla birlikte Manchester United’ın evi Old Trafford’daydı. İlk sekiz haftada aldığı dokuz puanla tarihindeki en kötü başlangıçlardan birini yapan ev sahibi United’a bu maçta hiç şans verilmiyordu. Ancak İngiltere futbolu neden çok izlendiğini bize tekrar gösterdi.

Bora Ürkmez

İngiltere Premier Lig’in altı büyük takımı; Liverpool, Manchester United, Manchester City, Arsenal, Chelsea ve Tottenham’ın dokuzuncu haftasına minik bir tura çıkıyoruz.

GUARDIOLA’DAN ‘RİSKLİ’ İLK ON BİR

Geçtiğimiz senelerin üstüne, bu sezona beklentilerin altında kalarak başlayan Manchester City, ligin dokuzuncu haftasına lider Liverpool’un sekiz puan gerisinde, ikinci olarak girdi.

Crystal Palace’ın evinde ağırlayacağı City’nin ilk on biri ise Pep Guardiola’nın bu maç için kafasında planladıklarını açıkça belli ediyordu. Defans hattını; sağda Joao Cancelo, solda Benjamin Mendy ve stoper ikilisinde, iki orta saha oyuncusu olan, Fernandinho ve Rodri şeklinde hiçbir net savunma oyuncusu olmadan oluşturan Guardiola’nın bu maçtaki tek hedefi bol gollü bir galibiyetti.

Bulduğu inanılmaz fırsatları değerlendirememesine rağmen City, 39’uncu dakikada Gabriel Jesus ve 40’ncı dakikada Sterling’in inanılmaz pasıyla gelen David Silva golüyle maçtan 2-0 galip ayrılarak üç puanı kaptı. Kalesine gelen on bir şutun dokuzunu kurtarmayı başaran kaleci Hennessey ise Crystal Palace’ın büyük bir bozguna uğramamasında çok önemli rol oynadı.

Maçtan sonra ise Manchester City, gözünü pazar akşamı oynanacak olan Manchester United-Liverpool maçına dikti. Ezeli rakip olmalarına rağmen City taraftarı da bu maç için United destekçisi haline gelecek ve Liverpool ile olan puan farkının azalmasını umacaktır.

POCHETTINO LONDRA’YA VEDA MI EDECEK?

İlk sekiz haftada on bir puan toplayarak ilk altının dışında kalan Tottenham, puan kaybetmeye kaldığı yerden devam ediyor.

Evinde, ligin bir numaralı düşme adayı Watford’ı ağırlayan Tottenham, henüz altıncı dakikada savunmasının “uyumasıyla” kalesinde gördüğü gol ile 1-0 geriye düştü. Maç boyunca da rakip kaleye etkili şekilde gidemeyen Tottenham, 85’inci dakikada Watford savunmasının inanılmaz hatası sonucu topu boş kaleye gönderen Dele Alli’nin golüyle maçtan en azından bir puan çıkarabilmeyi başardı.

Real Madrid’e gideceği hakkında söylentiler giderek büyüyen teknik adam Mauricio Pochettino’nun birkaç hafta arka arkaya galibiyet almazsa Tottenham’a veda etmesi çok mümkün.

CHELSEA GELECEĞE UMUTLA BAKIYOR

Takımın başına getirildiği günden itibaren göze hoş gelen bir futbol oynatmaya çalışan Frank Lampard, ilk haftalarda sıkıntı yaşamasına rağmen takımı oturtmayı başardı.

Maç boyunca birçok tehlike yaratmasına rağmen aradığı golü bir türlü bulamayan Chelsea, 74’üncü dakikada ceza sahası içinde Hudson-Odoi’nin pasına gelişine çok sert vuran Marcos Alonso’nun golüyle 1-0 öne geçti. Abraham’ın direkten dönen kafa vuruşu, Pulisic’in yakın mesafeden değerlendiremediği pozisyon ve Newcastle savunmasının kalecinin de görevini yapmak zorunda kaldığı Abraham şutunun ağlarla buluşmaması Chelsea’nin bir golle yetinmesine sebep oldu.

Chelsea taraftarı sabırlı olursa, Lampard ve gençleri birkaç sezona şampiyonluk yarışında kendilerini hissettirebilecek bir hale gelecektir.

LIVERPOOL’A İLK DARBE

Lider Liverpool, ilk sekiz haftada topladığı 24 puanla birlikte Manchester United’ın evi Old Trafford’daydı.

İlk sekiz haftada aldığı dokuz puanla tarihindeki en kötü başlangıçlardan birini yapan ev sahibi United’a bu maçta hiç şans verilmiyordu. Ancak İngiltere futbolu neden çok izlendiğini bize tekrar gösterdi.

Maçın genelinde topla çok daha fazla oynayan, rakibinin iki katı kadar pas yapan Liverpool, bu sezon belki de ilk defa gol yollarında çok zorlandı. Solskjær oyuna sürdüğü üçlü savunma ile bu seneki en doğru tercihlerinden birini yaptı ve golü Liverpool’dan önce bularak maçı beklenenden çok farklı bir yere götürdü. United savunması Adam Lallana’yı kale sahasının neredeyse içindeyken bomboş bırakmak gibi bir hata yapmasaydı, Liverpool belki de ilk mağlubiyetini alacak ve City ile olan puan farkı beşe inecekti.

Liverpool eğer önümüzdeki hafta oynayacağı Tottenham maçında da puan kaybı yaşarsa heyecan seviyesi katlanarak artan bir sezon bizi bekliyor olacak.

SHEFFIELD UNITED’DAN ŞAŞIRTAN FUTBOL

Sezona kendilerinden beklenenden çok farklı bir şekilde başlayan ve düşme hattından uzakta kendine yer edinen, ligin yeni ekibi Sheffield United bu hafta evinde Arsenal’i ağırladı.

Arsenal’in rahat bir şekilde geriden paslaşarak çıkamadığını bilen Sheffield hocası Chris Wilder, maça tam saha baskı yaparak başladı ve ilk yarım saatte altı korner kullanarak, Mousset ile golü de buldu. Arsenal’in ilk yarıdaki ve belki de maçtaki en net pozisyonu, golü yemeden on dakika önce, Nicolas Pepe’nin kale sahası içinde topu ıska geçtiği pozisyondu.

Sheffield United’ın fizik gücüne karşılık veremediğini fark eden Unai Emery, ikinci yarıda Willock’u oyundan alıp daha hızlı ama fiziksiz olan Dani Ceballos’u oyuna aldı. Ancak ikinci yarıda da değişen bir şey olmadı ve Sheffield United İngiliz devinden üç puanı kapmayı başardı.

Maçın en dikkat çeken performansı ise Sheffield United’ın orta saha oyuncusu John Fleck’ten geldi. Attığı üç gollük pas, üç isabetli orta ve 66’ncı dakikada Bern Leno’nun zorlanarak kontrol edebildiği sert şutu ile maç boyunca çok istikrarlı bir performans ortaya koydu ve galibiyetin mimarlarından biri oldu.

 

 

 


* Forum kategorimiz çok çeşitli türde içeriğe açıktır. Gazete Duvar'ın editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.