Osman Kavala neden tutuklu?

Sizi “kapitalist olamayan bir kapitalistin” muhalif olması, barış için kendisini paralaması, sivil toplum kurumlarını ve düşüncesini güçlendirmek için sabah akşam demeden çalışıyor olması, kültüre, tarihe ve farklı olana değer verip, her kesimle ve herkesle dayanışması mı rahatsız etti?

Hakan Tahmaz

Osman Kavala tutuklanalı beş ay yani 150 gün oldu. Bu zorunlu ikametin ne kadar süreceği belirsiz. Sürece keyfiyetin ve hukuksuzluğun hâkim olması işi daha feci hale getiriyor. Hiçbir şey kitaba dahi uygun yürütülmüyor.

OHAL bahanesiyle avukat, mektup kısıtlılığı, dosya üzerinde gizlilik kararı, beş aydır tek başına bir tür tecrit yaşam, iddianamenin hazırlanmakta olduğuna dair hiçbir belirtinin olmamasıyla ilk Osman Kavala karşılaşıyor değil. Son yılların “olağan” uygulamaları.

Avukat görüşleri dinlenen, kayıt altına alınan, kitap, kalem, gazete gibi şeyler dahi verilmeyen, iki senedir hâkim yüzü görmeyen, iddianamesi olmayan tutuklular var. Gazeteci, arşivci Emin Şakir, Barış Vakfı Denetim Kurulu üyesi ve gazeteci İshak Karakaş ve eski Akil İnsanlar Heyeti Üyesi, 78’liler Sözcüsü Celalettin Can gibi yüzlerce tutuklu var.

Kürt milletvekilleri, belediye başkanları ve siyasetçiler ise ikametgahlarından, ailelerinden, yargılamaları süren mahkemelerden yüzlerce kilometre uzakta sürgünde cezaevlerinde tecritteler.

Biliyorum ki, Osman durumunun öne çıkarılmasından rahatsızdır. Bu konuda, haftada bir kez ve bir saat görüşebildiği eşi Ayşe hocaya ve avukatlarına uyarılar yapıyor olabilir. Osman’ı, Osman yapan, istisna kılan, buna benzer halleridir. Bir kapitalist olarak, kapitalist gibi yaşamaması, düşünmemesi ve davranmaması. Barışa, yaşama dört elle ve içten sarılması, başka bir Türkiye’nin/dünyanın mümkün olduğuna inanması, muhalif olması. Bunu hayatı boyunca hep “ben” diyenler, “biz” demenin nasıl bir insanlık hali olduğunun farkında olmayanlar anlayamaz.

Osman’ın tutukluluğunun öne çıkmasının nedeni bu durumudur. Hayatına değmiş olanlarda bıraktığı iz ve bu izin memleketteki adaletsizliğe, hukuksuzluğa karşı isyan duygusu.

“Kötülük meleklerinin” yürüttükleri algı operasyonu sonucunda tutuklanmasıdır. Osman’a saldırı kampanyası Balyoz davası döneminde başladı.

Hükümet tarafından orduya kumpas kurmakla suçlanan Fetullah Gülencilerin 2011 yılı sonunda hedeflerinden birinin de Osman Kavala olduğunu duymayan kalmamıştı. Bu tarih iki önemli gelişme sonrasına rastlıyor. İlki şöyle: Ali Bayramoğlu, Şah İsmail Bedirhanoğlu, Raci Bilici gibi bazı isimler, Oslo süreci sonrasında Kürt siyasal hareketi ile hükümet arasında bir tür arabulucu olma amacıyla diyalog grubu oluşturdu. Osman Kavala’nın da içinde yer aldığı bu heyetin bir dizi temasları, görüşmeleri medyaya yansımıştı.

İkincisi ise Balyoz davasından yargılan Çetin Doğan’ın kızı Pınar Doğan ile damadı Dani Rodrik’in delillerin sahte olduğuna dair yaptıkları çalışmaya Kavala’nın destek vermesi ve bu davada bir sorun olduğunu yüksek sesle dillendiren olmasıdır. Bu iki şey nedeniyle Osman Kavala, Gülencilerin hedefi oldu. Neyse ki, kurulmak istenen komplo boşa çıkarıldı. Osman Kavala, hâkim karşısına çıkarıldığında şayet fırsat verilirse bu süreçte yaşadıklarını da anlatır.

Daha sonra çözüm sürecinde Osman Kavala, birçok iktidar yandaşından ve muhaliften farklı olarak etkili ve yoğun bir biçimde çözüm sürecini destekledi. Ama yanlış gidenleri eleştirdi ve bir dizi uyarı yaptı. Bunları da kamusal alanda dillendirmeyi başaran ender insanlarımızdan biriydi. Kimi iktidar yalakaları gibi kapı ardında yapmadı. Bu eleştirileri ve uyarıları anlama kabiliyetinden yoksun, Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlıktan alınması ile varlığından haber olduğumuz AK Partili Pelikancılar grubu, Gülencilerin yarıda bıraktığı işi bitirmek için kollarını sıvadılar. Bu kez iktidarın her türlü siyasal gücünü kullanarak Osman üzerinde sivil toplum kurumlarını hizaya getirmek kendi dikensiz gül bahçelerini yaratmak için kolları sıvadılar.

Şimdi Osman, beş aydır kime ve neye karşı olduğunu bilmediğimiz bir tür rehin, üç kişilik koğuşta tek başına tutuluyor.

Sizi “kapitalist olamayan bir kapitalistin” muhalif olması, barış için kendisini paralaması, sivil toplum kurumlarını ve düşüncesini güçlendirmek için sabah akşam demeden çalışıyor olması, kültüre, tarihe ve farklı olana değer verip, her kesimle ve herkesle dayanışması mı rahatsız etti?

Evet bu noktada başarılı olundu. Korkularınızı, korku rejimi yaratarak yenme yolunda, epeyce bir yol aldınız. Ama Kavala’ya, ailesine, arkadaşlarına yaptığınız kötülükler ve bunların inatla sürdürmenizin sizi insanlıktan uzaklaştırdığının farkında değilsiniz. Osman’dan, barış ve çözüm karşıtı, darbeci, dış mihrak elemanı yaratma çabası, bizzat bu çabayı gösterenleri eksiltiyor.

 


* Bu metinde yer alan fikirler yazarına aittir. Gazete Duvar'ın editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.