Çocuklara BM’ye bireysel başvuru olanağı – 2

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi'nin genel ilkeleri, incelemelerde çocuğun yüksek yararı ilkesinin ve katılım haklarının güvenceye alınacağı ile başlar ve çocukların yapılan başvurudan kaynaklı yersiz bir baskıya ya da tahrike maruz kalmamaları için gerekli tüm önlemlerin alınmasıyla devam eder.

Dilek Kumcu* 

Çocukların Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve Protokolleri’nde düzenlenmiş haklarının ihlali durumunda, çocukların bireysel veya bir grup olarak başvuru hakları olduğuna bir önceki yazıda değinmiştik. Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin Başvuru Usulüne İlişkin İhtiyari Protokol (Protokol) uyarınca yapılacak başvurulara dair usul kuralları yasal dayanağını Protokol’ün 3. maddesinden almaktadır. Protokol’ün 3. maddesi usul kurallarının belirlenmesinde “çocuklara duyarlı yöntemleri güvence altına alma” amacına açıkça yer vermiştir.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi (Komite) yapılacak başvurular ile ilgili usul kurallarını kararlaştırmıştır (1). Komite öncelikle yapılan başvurulara dair genel ilkeleri belirlemiştir. Bu Genel ilkeler her hâlükârda geçerlidir, bir başka deyişle ister bireysel başvuru olsun ister devletler arası bildirim olsun veyahut Komite re’sen harekete geçmiş olsun genel ilkeler Komite tarafından gözetilecektir.

Genel ilkeler, incelemelerde çocuğun yüksek yararı ilkesinin ve katılım haklarının güvenceye alınacağı ile başlar ve çocukların yapılan başvurudan kaynaklı yersiz bir baskıya ya da tahrike maruz kalmamaları için gerekli tüm önlemlerin alınmasıyla devam eder. Komite burada çocuklar adına hareket edenlerin baskısına ayrıca yer vermiştir. Nitekim Protokol’ün kendisinde de usul kurallarına ilişkin düzenlemede, yapılan başvurunun çocuğun yararına olmadığı durumları kabul edilemezlik yaptırımına bağlamanın yanı sıra çocuk adına hareket edenlerin çocuğu istismar etmesini önleme amacı vurgulanmıştır.

Usul kurallarında yer alan bir diğer koruyucu düzenleme Protokol’ün 4. maddesi uyarınca taraf devletlere yapılan başvurulardan dolayı tehdide, insan hakları ihlaline, kötü muameleye uğramama hakkının güvence altına alınması sorumluluğunun tekrarlanmış olmasıdır. Hem Protokol’de hem de Usul Kuralları’nda yer alan bir diğer güvence olan gizlilik ilkesi, herhangi bir girişimin ilgilendirdiği herhangi bir kişinin veya kişilerin kimlikleri, kendilerinin açık onayı olmaksızın saklı tutulacak ve açıklanmayacak olarak düzenlenmiştir.

Mağdurun (mağdurların) yaşına ve olgunluk düzeyine göre böyle bir açıklama için onay verdikleri durumlar istisna olmak üzere, başvuruyu hazırlayan(lar)ın ve/ya da mağduriyeti ileri sürülen kişinin (kişilerin) adları Komite’nin kabul edilemezlik kararında, görüşlerinde ya da dostane çözüm anlaşması üzerine görüşmenin sona erdirilmesi kararlarında belirtilmeyecektir. Hak ihlallerinin etkili çözüme kavuşturulmasında en önemli ilkelerden olan “ivedilik” ilkesi de gene genel ilkeler bölümünde yer almıştır.

ARA ÖNLEMLER

Bireysel ya da devletler arası başvurunun ya da araştırmadan elde edilen bulguların kabul edilebilirliği ya da geçerliliği bakımından bir belirleme yapılmış olduğu anlamına gelmemekle birlikte Komite, mağdurlarının telafisi mümkün olmayan zararlara uğramalarını önlemek amacıyla, bazı istisnai durumlarda gerekli olabilecek ara önlemler alınması için ivedilikle dikkate alınmak üzere bir talepte bulunabilmektedir.

Komite bu istemi kendisi belirleyebileceği gibi bir raportör veya çalışma grubu tayin ederek de yapabilecektir. Yine ara önlemlere uyulup uyulmadığını da Komite, raportör veya çalışma grubu izleyebilecek, kamuoyunu bilgilendirebilecek, herhangi bir aşamada bu önlemlere dair talepleri geri çekebilecektir.

İlgili taraf devlet, ara önlemler alınması talebinin geri çekilmesi gerektiği ya da geçerliliğini yitirdiği kanaatindeyse, bu konudaki argümanlarını işlemlerin herhangi bir aşamasında iletebilecektir. Eğer bir başvuru ile ilgili ara önlemler talep edilmişse, bunun ilk sonucu başvurunun sonuçlandırılmasında ivedilik ilkesinin önem kazanması olmaktadır. Bir başka deyişle, bir başvuru ile ilgili ara önlem isteminde bulunulmuşsa başvuru veya araştırma hakkındaki değerlendirmeler hızlanmaktadır.

BİREYSEL BAŞVURULARIN DEĞERLENDİRİLME USULÜ

Protokol’ün sağladığı en önemli farklılık sivil toplum kuruluşlarının, tüzel kişiliği olmayan kişi gruplarının başvuru yapabilmesi olanağıdır. Hak temelli örgütler Türkiye’de hali hazırda devam eden veya kesinleşmiş olan bireysel/kitlesel hak ihlallerine ilişkin müdahillik istemlerinde bulunmuşlar, çoğunlukla bu istemler ilk celselerde reddedilmiş, reddedilmeyip kabul edilenlere ilişkin sonraki celselerde kabul kararları kaldırılmıştır. 13. Usul Kuralı’nda açıkça “başvuruda bulunan kişi veya kişilerin hukuksal ehliyetinin ilgili taraf devletçe tanınmış olup olmadığına bakılmaz” denilerek bu güvence sağlanmıştır.

Çocuk veya çocukların onayının olması, onaylarının olmadığı durumda ise bunun gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Ancak onayları olsa dahi Komite’nin “uygunsuz bir baskının ya da yönlendirmenin sonucu olabileceğine ilişkin kaygılar beslenmesi” durumunda Genel Sekretere bu konuda ek bilgi ve belge toplaması için başvurma imkânı düzenlenmiştir. Burada önemli olan hakkında başvuru yapılan çocuk veya çocukların yüksek yararlarının gözetilmesidir.

İşlemlerin zamanlanması, ilerlemesi ve gerektiği durumlarda alınan kararlar hakkında, gerek yetişkinler gerekse çocuklar için uygun ve erişilebilir formatta sağlanması, bu arada mümkün olduğu ölçülerde başvuruyu hazırlayan(lar)ın yaşlarına ve olgunluk düzeylerine göre uyarlanması, bilgilendirilme ilkesi kapsamında güvence altına alınmıştır. Örnek olarak, birden fazla başvurunun birleştirilmesi veya yapılmış olan bir başvurunun farklı durumları içermesi ya da birden çok kişiye atıfta bulunması veya iddia olunan ihlallerin zaman ve mekan olarak birbirinden ayrı olması gibi durumlarda bu başvurunun belirli bölümlere ayrılarak incelenmesi kararlarının bildirilmesi verilebilir.

Genel Sekreter, netleştirme ya da ek bilgi talep edebilecektir. Bu kimlik teyidi gibi bilgiler olabileceği gibi taraf devletin yapmış olduğu veya yapmamış olduğu eylemin çocuklar üzerinde yaratmış olduğu olumsuz etkiye dair açıklama da olabilecektir. Bu ek bilgi talebi veya netleştirme için kesin süre öngörülmemiş, “makul” sürede, uygun ve erişilebilir, mümkün olduğu ölçülerde çocuğun da yaşına ve olgunluk düzeyine uyarlanmış bir format benimsenebileceği düzenlenmiştir.

Bireysel başvurunun kabul edilmesine dair iç hukuk yollarının tüketilmesi zorunluluğu düzenlenmiş ancak istisna olarak, telafi-tazminat uygulamalarının makul sınırların ötesinde geciktiği ya da etkili bir sonuç vermesinin mümkün görünmediği durumlar belirlenmiştir. Komite’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de benimsediği yolu benimsemesi sistematik hak ihlalleri ile yargının pasif ayrımcı tutum sergileyebileceği ihtimaller bakımından yerinde olmuştur.

Yine iç hukuk yollarının tüketilmesinin ardından başvurunun en geç bir yıl içinde yapılma zorunluluğu da başvuruyu hazırlayan(lar)ın başvuruyu söz konusu zaman sınırı içinde teslim etmelerinin mümkün olmadığını kanıtlamaları halinde esnetilebilmektedir.

Komite’nin bilgiye başvurması, kapalı oturumlarda olmaktadır. Gerek başvurucular gerek taraf devlet temsilcileri şahsen hazır bulunarak ya da video veya telekonferans yoluyla başvurunun geçerliliği konusunda daha fazla açıklamada bulunmaya ya da bu konudaki soruları yanıtlamaya katılabilirler. Ancak taraf devlet temsilcilerinin çocukla yapılan görüşmelerde bulunmaması ilkesi kesindir. Başvurunun kabulüne ilişkin karar çalışma grubunca oy birliği ile alınmalıdır. Karar Komitece alınacaksa oy çokluğu ilkesi geçerlidir. Ancak, karara katılan herhangi bir Komite üyesi, kendi kişisel görüşünün Komite kararına ya da görüşlerine ek olarak konulmasını talep edebilmektedir.

Komite; Uluslararası belgelerle ya da Birleşmiş Milletler’in özel usulleriyle oluşturulmuş diğer anlaşma organları dahil Birleşmiş Milletler organları, kurulları, uzman kuruluşları, fonları, programları ve mekanizmaları; bölgesel insan hakları sistemleri dahil diğer uluslararası kuruluşlar; hükümet dışı kuruluşlar, ulusal insan hakları kurumları; çocuk haklarını gözetmek ve korumakla görevli ilgili diğer uzman kurumlar ve başvurunun incelenmesi sırasında yardımı olabilecek ilgili diğer tüm devlet kurumları, kuruluşları ya da dairelerine danışabilecek, ilgili belgeleri alabilecektir.

Komite bir bireysel başvuru hakkında görüş oluşturabilir ya da taraflar arasında dostane çözümü sağlayabilir. Komite’nin görüşlerini ya da dostane çözüm dolayısıyla başvurunun incelenmesine son verilmesi kararını bildirmesinden sonra, mümkün olan en kısa sürede ve en geç altı ay içinde ilgili taraf devletin Komite’ye yazılı bir yanıt verme zorunluluğu düzenlenmiştir. Sonuca dair oluşturulan izleme sistemi kararların uygulanarak “etkili bir yol” olarak yer almasını sağlaması bakımından önemlidir.

* Avukat


(1) 08/04/2013 tarih CRC/C/62/3 sayısıyla yayınlanan usul kurallarına http://tbinternet.ohchr.org/_layouts/treatybodyexternal/Download.aspx?symbolno=CRC/C/62/3 adresinden erişebilirsiniz.


* Forum kategorimiz çok çeşitli türde içeriğe açıktır. Gazete Duvar'ın editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.