Fiskaya ‘yerinde dönüşüm’ istiyor

Diyarbakır’ın Fiskaya mahallesinde kentsel dönüşüm projesi için çalışmalar yürütülüyor. Kentsel dönüşüme karşı çıkan mahalleli ise "Mağdur edilmemek koşuluyla yerinde dönüşüme razıyız" diyorlar.

Google Haberlere Abone ol

DİYARBAKIR - Diyarbakır’ın en güzel manzarasına sahip mahallelerden biri Fiskaya'dır. Merkez Yenişehir ilçesine bağlı mahalle Dicle nehrine ve Hevsel Bahçeleri’ne bakıyor. Sırtını dev kayaya yaslamış mahalleden mevsimlerin bütün güzelliklerine bakmak mümkün.

Şehrin dışındadır Fiskaya. Geceleri Dicle ile Hevsel Bahçeleri karanlığa gömüldüğünde, Dicle Üniversitesi’nin ışıkları ve Dicle üzerindeki köprüden geçen araçlar hayatın devam ettiğini gösteriyor mahalleye.

Sokakta oynayan çocuklar olmazsa mahalle oldukça sakin. Dar sokaklardan arada birileri çıkıyor ve yine dar sokaklardan birinde gözden kayboluyor. Akşama hazırlanan Fiskaya ev içine çekilmiş.

Kazım Yayık ve Eşref Tuncay ile mahallenin küçük bir kahvesinde buluştuk.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Vali Münir Karaloğlu, geçtiğimiz günlerde Fiskaya Şelalesi’ni Cam Teras adıyla yeniden açtı. Açılış töreninde konuşan Karaloğlu, Fiskaya mahallesinde kentsel dönüşüm yapacaklarını bir kez daha duyurdu. Kazım Yayık ve Eşref Tuncay ile buluşmamızın nedeni de kentsel dönüşüm projesini mahalle sakinleriyle konuşmak içindi.

Esasında Fiskaya’da kentsel dönüşüm ilk kez gündeme gelmiyor. Osman Baydemir’in belediye başkanı olduğu dönemde de gündeme gelmişti ancak proje, mahallelinin itirazları nedeniyle hayata geçmemişti. Ama yukarıda yazdım, Fiskaya Diyarbakır’ın manzarası güzel birkaç mahallesinden biridir. Bu nedenle, özellikle büyük projelere imza atmak isteyen müteahhitlerin gözlerini diktikleri bir yerdir. Şimdiye kadar mahallelerinden ayrılmamak konusunda irade gösterenler, valilik tarafından hazırlanan proje için ne düşünüyor? Nasıl bir tutum alacak?

Kazım Yayık ve Eşref Tuncay

 

DİYARBAKIR’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM

Ama önce, Diyarbakır ve kentsel dönüşümle ilgili kısa bir hatırlatma yapmak gerekiyor.

Sokağa çıkma yasakları ardından Diyarbakır’ın Sur ilçesi için “acil kamulaştırma” kararı alındı. Sur’da çatışmalardan zarar görmediği halde Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının verdiği yetkiyle “acil kamulaştırma” kapsamına alınan Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde devam ettirilen yıkım, OHAL’in sonra ermesiyle “kentsel dönüşüm” adı altında sürdürüldü. Alipaşa ve Lalebey mahalleleri günlerce kuşatma altında kaldı. Evini terk etmek istemeyen insanların elektrik ve suları kesildi. Baskıyla evler yıkıldı ve yerlerine, Diyarbakırlıların “ucube” diye tarif ettikleri evler yapıldı.

Bağlar ilçesinin Kaynartepe mahallesinde de kentsel dönüşüm projesi hayata geçirilmeye çalışılıyor. Belediye tarafından mahalleli ile anlaşma sağlandığı ileri sürülüyor ancak mahalle muhtarı büyük çoğunluğun sözleşmeye imza atmadığını, yıkılan evlerin zaten metruk yapılar olduğunu, bir emrivaki ile karşı karşıya olduklarını belirtiyor.

Benzer bir baskı Kayapınar’ın Peyas mahallesinde de devam ediyor. Peyas’ta evine doğalgaz ve internet hattı çekmek isteyenlere “tapunuz yok” denilerek doğalgaz ve internet hizmeti verilmiyor.

Yenişehir’de Ben û Sen mahalleleriyle devam eden kentsel dönüşüm yıkımına Fiskaya da eklendi. Geçtiğimiz günlerde Fiskaya’da bazı evler yıkıldı.

Diyarbakır Valiliği’nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan talep ettiği Şilbe mahallesinin kentsel dönüşüm kapsamına alınması yönündeki başvurusu ise sonuçlanmadı.

Peyas, şehrin ortasında, etrafı sitelerle çevrili bir köy. Kaynartepe 1990’lı yıllarda köy boşaltmalarla başlayan ve göç alan şehrin ortasında bir mahalle. Fiskaya ile Ben û Sen Mahallesi ise şehrin çeperinde bulunuyor.

MAHALLE RANTA MI AÇILIYOR?

Fiskaya ve Ferit Köşk mahallelerini kapsayacak kentsel dönüşüm projesi, 5 etaptan oluşuyor. Projenin 1, 2, 3 ve 4’üncü etapları yeşil alan olarak tasarlandı ve bu etaplarda “sosyal donatı” tesislerine yer verilecek. Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu’nun açıklamasına göre, projenin 5’inci etabının ise imara açılması bekleniyor.

Ancak sadece Fiskayalılar değil, bütün Diyarbakır mahallenin ranta açılacağına inanıyor.

Kentsel dönüşüme şüpheyle yaklaşanlar, Fiskaya’nın siyasal nedenlerle hem fiziksel hem toplumsal yapısının değiştirilmek istendiğine dikkat çekiyorlar.

Sur ilçesinde yapılanları göz önünde bulunduranlar, mülk sahiplerinin yaşam alanlarının bütünüyle değiştirildiğine, insanların kentin bir ucundan başka bir ucuna sürüklendiğine ve yaşadıkları yerde kalmak istemelerine rağmen hem ekonomik hem de sosyal olarak mağdur edildiklerini belirtiyorlar. Bu deneyim, Diyarbakır’daki herkesin kentsel dönüşüm uygulamasına kuşkuyla ve endişeyle yaklaşmasına neden oluyor.

‘HERKESİ DAĞITMAK İSTİYORLAR’

Öte yandan kentsel dönüşüm gibi kapsamlı uygulamaların içerisinde yer alması gereken meslek odalarına, örneğin Şehir Plancıları Odası Diyarbakır Şubesi’ne bilgi verilmemesi de tepkiyle karşılanıyor.

Kahvede konuştuğumuz Kazım Yayık, “Burayı rant için yıkacaklar” diyor ve ekliyor: “Fiskaya’da yüzde 85 HDP’ye oy çıkıyor. Bu yüzden herkesi bir yere dağıtmak istiyorlar.”

İşçi emeklisi olan Yayık’ın yıllardır yaşadığı evi tapulu. Uygulanmak istenen projeye itirazını dile getiren Yayık, “Bana evin bedeli için 160 bin lira dediler. Evin avlusunu, ağaçları görmediler. Evin içine ne kadar masraf yaptığımı bilmiyorlar. Dışarıdan bakıp, ‘Bu evin değeri 160 bin lira’ dediler. Evim, mahallem benim için ne kadar değerlidir, bunu bilmiyorlar, bunu hiç düşünmüyorlar. Keyfî karar veriyorlar” diyor.

‘BABAM BURADAN GİDERSE ÖLÜR’

Ev fiyatlarının son aylardaki artışına da dikkat çeken Yayık, “Sen söyle, 160 bin liraya ben Diyarbakır’da nereden ev alabilirim?” diye soruyor.

Kentsel dönüşümün insanları mağdur edeceğine inanan Yayık, yerinde dönüşümden yana olduğunu, “Bize evleri makul bir fiyattan verseler neden karşı olalım” sözleriyle belirtiyor.

Mahalleden asla ayrılmak istemediğini vurgulayan Yayık, “Ömrüm burada geçti, buradan başka yerde yaşamak istemiyorum” diyor kesin bir dille ve ekliyor: “Devletin tankı var, topu var, bizi zorla çıkarabilirler. Ama bu da adaletli olmaz.”

Yanımda oturan oğlu ise kulağıma eğiliyor, “Babam buradan ayrılırsa yaşayamaz” diyerek babasının söylediklerini destekliyor.

İKİ OKUL YIKILDI, YAPTIRILMADI

Akşam karanlığı çökmeye başlarken Eşref Tuncay ile mahallenin tek caddesinden Ferit Köşk’e doğru ilerlemeye başlıyoruz. Dar sokaklara karanlık çökmüş, ortalıkta neredeyse kimse yok.

Boş bir arsayı gösteren Tuncay: “Burası okuldu, yıktılar. Yerine yenisini de yapmadılar. Çocuklar yukarıdaki okula gidiyorlar mecburen. Ama gittikleri yolda doğru dürüst bir kaldırım yok ve çocuklar için tehlikeli. Bu nedenle anneleri babaları ellerinden tutarak okula götürüp getiriyor çocukları.”

Biraz ileride yine yıkılan bir okul arsasına spor alanı yaptırılmış. Birkaç genç spor sahasında top oynuyor. Mahallede yıktırılan iki okulun yerine yenilerinin yapılmamış olması, kentsel dönüşüme hazırlık olarak yorumlanıyor.

BİZ İŞÇİYİZ, BURADA GEÇİNEBİLİYORUZ

Tuncay’ın evinin önünde duruyoruz. İçeri girmiyoruz ama küçük avlusunu tahmin ediyorum iki katlı evin. İnşaatlarda boyacılık yapan Tuncay, bu yapıda, uzun yıllar 3 aile yaşadıklarını söylüyor. “Bu eve 150 bin lira verdiler” diyen Tuncay, “Ben buradan çıkarsam evsiz kalırım” diyor.

Geçtiğimiz günlerde birkaç yapı yıkılmıştı. Tuncay, “Onların bir kısmı zaten güneş görmeyen harabe binalardı. Sahipleri burada oturmuyor. Kentsel dönüşümden aldıkları para iyi oldu onlar için” diyor.

Tuncay, Fiskaya’da yaşayanların, mülk sahiplerinin kentsel dönüşüm için önerilen koşulları kabul etmediğini belirtiyor. Tuncay, neden Fiskaya’dan ayrılmak istemediğini, “Biz işçiyiz, yevmiyeyle geçinen insanlarız. Mesela şimdi iş yok ama burada kira ödemediğim için zor da olsa geçinebiliyorum. Başka bir semte gitsem giderim çoğalacak. Sur’dan çıkarılan insanlar bunları yaşadılar” sözleriyle dile getiriyor.

Akşam karanlığında Fiskaya’nın dar sokaklarını Sur sokaklarına benzetiyorum. Sur sokaklarından farkı, o dar sokaklardan yokuş yukarı ya da yokuş aşağı inmek gerekiyor. Bir de evlerin pencerelerinin önü başka bir binayla kesilmiyor. Burada oturanlar pencerelerinden Dicle’ye, Hevsel’e, köprüden akıp giden araç ışıklarına keyifle bakabiliyorlar.

İNSANLAR DEĞİŞİK SEMTLERE SAVRULACAK

Fiskaya 2017 yılında 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki” kanuna göre “Riskli Alan” ilan edildi. Gerekçe olarak Fiskaya’daki Dicle ve Ferit Köşk’teki yapıların ruhsatsız olması gösterildi.

Yapılmak istenilen projede yeşil, spor alanlarının olduğu kamusal nitelikli bir alan yaratılmak istenildiği söyleniyor. Ancak ruhsatsız yapılara sahip olan mülk sahiplerinin durumlarının ne olacağı projede belirtilmemiş.

Uzun yıllar aynı yerde yaşayan insanların sosyal ve ekonomik alışkanlıkları oluşuyor. İnsanlar aidiyet hissiyle yaşadıkları yerlerde kendi kültürünü yansıtabildiği alanlar yaratıyor. Buradan göç etmek zorunda kalacak insanların karşılaşabileceği sosyal ve ekonomik sorunların nasıl giderilebileceği de projeye konu edilmemiş.

Bütün bunların yanı sıra Fiskaya rant alanlarının açılmasına uygun bir bölge. Orada doğup büyümüş, komşuluk ilişkisiyle ayakta duran, kendine ait kültür yaratmış Fiskayalıların, kentsel dönüşüm projesiyle kentin değişik semtlerine savrulması ve mağdur edilmesi, hiçbir Diyarbakırlıyı mutlu etmeyecek.