Engelli yakınına KHK gerekçesiyle yardım verilmedi

OHAL KHK’si ile ihraç edilenlerin yardım taleplerinin de karşılanmadığını gösteren bir belge ortaya çıktı. Engelli çocuk sahibi annenin yardım başvurusuna ihraç gerekçe gösterilerek ret yanıtı verildi. “OHAL’in Toplumsal Maliyetleri” raporlarını hazırlayan Bayram Erzurumluoğlu, Erdoğan’ın 2014 yılında “cadı avıysa cadı avı, biz bu cadı avını yapacağız” dediğini hatırlattı ve “cadının çocuğu da cadıdır politikasını uyguluyorlar" dedi.

Google Haberlere Abone ol

Salih Gergerlioğlu

ANKARA - Çok ileri düzeyde engelli raporu bulunan Rüveyda Tekgöz'ün annesi Nazire Tekgöz, 2016 yılından beri Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yaptığı engelli yakını aylığı başvurularının “eşinin KHK’li olmasından dolayı” reddedildiğini açıkladı. Tekgöz 2017 yılındaki BİMER başvurusunda, “FETÖ/PDY terör örgütü faaliyetleri kapsamında hakkında işlem yapılan, meslekten ihraç edilen, görevden uzaklaştırılan ve tutuklanan vatandaşların yardım talepleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yapılamamaktadır” yazılı belgeyi de paylaştı.

'ENGELLİ KIZIMIN ÖZEL İHTİYAÇLARI OLUYOR'

Biri engelli 4 çocuk annesi olan Nazire Tekgöz ekonomik zorluklar nedeniyle Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na birçok kez başvuru yaptı. 4 çocuğundan en büyüklerinin Rüveyda Tekgöz olduğunu ve engelli kızının ihtiyaçlarını karşılayabilmek için onun birçok gereksinimini özel olarak almak zorunda olduğunu söyleyen Nazire Tekgöz, “Ayakkabısını ortopedik olacak şekilde, kıyafetlerini de kaliteli olması gerekiyorsa öyle alıyorum” dedi. Tekgöz, kızının engelli raporunun çok ileri düzeyde olmasına rağmen yardım alamadıklarını, buna gerekçe olarak da eşinin işinden ihracının ve tutukluluğunun gerekçe gösterildiğini söyledi.

'İHRAÇ EDİLENLERE YARDIM YAPILAMAMAKTADIR'

Başvurularının birçoğu reddedilen Tekgöz’e 2017 yılında Başbakanlık İletişim Merkezi’nden verilen ret cevabında şu ifadeler yer aldı:
“Sayın Nazire Tekgöz, T.C. Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) yapmış olduğunuz 1700124345 sayılı başvurunuz Antakya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı tarafından cevaplanmıştır. Başbakanlık iletişim Merkezi’ne yapılmış olan başvurunuzun incelenmesi neticesinde; eşiniz FETÖ/PDY terör örgütü faaliyetleri kapsamında hakkında işlem yapılan, meslekten ihraç edilen, görevden uzaklaştırılan ve tutuklanan vatandaşların yardım talepleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yapılamamaktadır. Bu nedenle 09/02/2017 tarih ve 4 sayılı Mütevelli Heyeti kararıyla yardım başvurunuz RED edilmiştir.”

Nazire Tokgöz'e gelen ret cevapları

'ESKİ KAYMAKAM UYGUN GÖRMÜŞ AMA BUGÜNKÜ KAYMAKAM UYGUN GÖRMÜYOR'

Daha önce “çocuk yardımı” almak için de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na dilekçe verdiğini belirten Tekgöz, onun da reddedildiğini ve kendisini telefonla arayarak “Siz bilirsiniz Nazire Hanım, bu konuda ısrarcı olmaya devam ederseniz engelli yakını aylığını da keseriz” diye tehdit ettiklerini söyledi. “Bir süre sonra engelli yakını aylığını da kestiler” diyen Tekgöz, neden kestiklerini sorduğunda kendisine “eski kaymakam, engelli yakını aylığı almanızı uygun görmüş ama bugünkü kaymakam uygun görmüyor” şeklinde yanıt verildiğini belirtti.

'CADININ ÇOCUĞU DA CADIDIR POLİTİKASI UYGULUYORLAR'

Konuyla ilgili, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında “OHAL’in Toplumsal Maliyetleri” raporlarını hazırlayan ihraç akademisyen Bayram Erzurumluoğlu, daha önce birçok kez engelli ve engelli yakını bireylerin kendilerine ulaştığını ancak ihraç ve tutukluluk gerekçesiyle yardım verilmediğini belirten bir yazılı belgenin ilk kez ellerine geçtiğini söyledi. Erzurumluoğlu, “Yaratılan korku ikliminden dolayı insanlar genelde bu belgeleri açıklamaktan korkuyorlar, sonunda bir kişi bu duvarı yıkabilmiş” dedi. Recep Tayyip Erdoğan’ın 2014 yılında “cadı avıysa cadı avı, biz bu cadı avını yapacağız” dediğini hatırlatan Erzurumluoğlu, “Yürüttükleri cadı avının bir sonucu olarak 'cadının çocuğu da cadıdır' politikasını uyguluyorlar” şeklinde konuştu.

'YAPILAN BİR SOYKIRIMDIR'

Kendisinin de yüzde 40 engeli bulunduğunu ve akademisyenlik mesleğinde 23 yıl çalışarak emeklilik maaşı için gerekli olan 15 yılı tamamlamasına rağmen KHK’yle ihraç edilmesinden dolayı emekli maaşının verilmediğini belirten Erzurumluoğlu “Bu durumu dava ettim ama davayı kaybettim. Bu çok açık bir hukuksuzluk” dedi. “İktidar, KHK’lileri aileleriyle birlikte yok etme siyasi kararını almış” diyen Erzurumluoğlu şöyle devam etti:
“İnsanlar işsiz bırakıldı, özel sektörde çalışmaları yasaklandı, yardımları kesildi, emeklilik hakları yok edildi, engellilerin de yardım ve maaşlarının verilmemesi olayları, bu politikanın bir parçasıdır.”

Erzurumluoğlu, Polis Akademisi’nin 2017 yılında hazırladığı Çalıştay Raporu’nda, “FETÖ ile mücadelede idare hukuku yönünden bakıldığında eğer şüphe varsa bu durumdan devlet istifade etmelidir. En ufak bir şüphenin olması durumunda kişi, devlette çalıştırılmamalıdır” şeklinde ifadelerin yer aldığını ve bunun hiçbir şekilde ne Türkiye anayasasıyla ne de evrensel hukuk normlarıyla örtüşmediğini belirterek, “KHK’lilere uyguladıkları yasadışı politikaları raporlara yazmaktan utanmamışlar, çekinmemişler” dedi.