Küresel suistimal raporu: Erkekler kadınlardan daha sahtekar

Uluslararası Sertifikalı Suistimal İnceleme Uzmanları Derneği (ACFE) '2020 Küresel İş Suistimali ve İstismar Üzerine Uluslararası Rapor' çalışmasını yayımladı. Türkiye, Doğu Avrupa ve Batı-Orta Asya’daki 23 ülke arasında 13 vaka ile ikinci sırada yer aldı. Birinciliği 14 vaka ile Sırbistan aldı. İç Denetim Uzmanı Müjder Alptekin, "Eğitim arttıkça sahtekarlık artıyor. Tespit edilen suistimal vakalarının yüzde 72’sini erkekler gerçekleştiriyor" dedi.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - 2020 Küresel İş Suistimali ve İstismar Üzerine Uluslararası Rapor hakkında bilgi veren İç Denetim Uzmanı Müjder Alptekin, erkeklerin kadınlara göre daha sahtekar olduğunu söyledi. Raporda hileli işlemler ve suistimal konusunda Türkiye’deki şirketler ikinci sırada yer aldı.

Rapora göre 13 suistimal vakasının tespit edildiği Türkiye, Doğu Avrupa ve Batı -Orta Asya’daki 23 ülke arasında ikinci sırada yer aldı. Birinciliği 14 vaka ile Sırbistan aldı. İç Denetim Uzmanı Müjder Alptekin, Doğu Avrupa ve Batı- Orta Asya ülkelerinden 95 vaka bildirildiğini ve ortalama vaka başına kaybın 133 bin doları olduğunu söyledi.

Türkiye’de şirketlerin çoğunun aile şirketi olduğunu kaydeden Alptekin, kurumsallaşmadaki bu eksiklik nedeniyle yapılan hilelerin ortaya çıkarılamadan sonuçlanması veya ortaya çıkarılan hilelerin adli mercilere bildirilmemesi nedeniyle gerçek vaka sayılarının görünenden daha fazla olduğunu belirtti.

Alptekin, suistimallerin sonucunu şöyle açıkladı:

“Suistimal ile mücadele için etkin bir iç kontrol ortamı kuramayan firmalarda bu oran çok daha yüksek. Bu oran 2019 dünya gayrisafi milli hasılasına oranlandığında küresel suistimal zarar tahminen 4.5 trilyon ABD doları olarak hesaplanıyor.  Suistimal İnceleme Uzmanları Derneği (ACFE)  tarafından 2 yılda bir yayımlanan rapor, Ocak 2018 ile Eylül 2019 tarihleri arasında, 125 ülkeden bildirilen ve yaklaşık 3.6 milyar ABD doları kayba neden olan 2 bin 504 iş suistimal vakasına dayanıyor.”

“Suistimalin tespit edilerek ortaya çıkarılmasında süre uzadıkça, neden olduğu zarar da artıyor. 5 yıldan daha uzun süren suistimallerin ortalama zararı toplam içinde yüzde 7 ile 740 bin doları buluyor. Tespit edilen suistimal vakalarının yüzde 72’sini erkekler gerçekleştiriyor. Bunların sebep olduğu ortalama kayıp tutarı 150 bin dolar, kadınların neden olduğu ortalama kayıp tutarı ise 85 bin dolar. Verilen oranlardan erkeklerin daha sahtekâr ve açgözlü olduğu sonucu çıksa da aradaki farkın kadınların iş gücüne katılım oranı düşüklüğünden kaynaklandığını söyleyebiliriz.”

‘EĞİTİM ARTTIKÇA SAHTEKARLIK ARTIYOR’

“En göze çarpan sahtekârlığı yapanlar daha üst düzey pozisyonlarda yer almaktadır. Sahtekârlık vakalarının yüzde 37'sinde yaş 36 ile 45 arasında değişiyor. Ancak 56 yaşın üzerindeki kişiler en büyük kayıplara neden oluyor.  Suistimalleri gerçekleştirenler genellikle eğitimliler. Çünkü vakaların yüzde 50'sinde suistimalciler üniversite mezunu. Genel olarak, eğitim seviyesi ne kadar yüksek olursa sahtekârlığın boyutu da o kadar büyük oluyor.”

 ‘İŞLETMELERİN KARA DELİĞİ’

Hileli işlemleri,  ‘kara delik’ olarak nitelendiren Alptekin, “Bu riske karşı şirketlerin, artan rekabet ortamında gerekli önlemleri almaları hem şirketlerin devamlılığını sağlayabilme hem de kurumsallaşma açısından son derece önemli.  Hile önlemeye yönelik iç kontrol ve iç denetim sistemlerin uygulanması, davranış kuralların oluşturulması, etik ve ihbar hatların oluşturulması gibi önlemler şirketleri hile ile mücadelede daha dirençli hale getirecek ve avantaj sağlayacaktır” dedi. (ANKA)