Merkez Bankası beklentinin üstünde faiz indirdi

Merkez Bankası, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) 100 baz puan (yüzde 1) düşürerek, yüzde 9,75'ten yüzde 8,75'e çekti. Beklenti 25-50 baz puan arasındaydı.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), bir kez daha faiz indirimine gitti. Böylece son 8 PPK toplantısında faiz indirimine gidilmiş oldu. Bu yılın ilk dört ayındaki toplam faiz indirimi ise 325 baz puana (100 baz puan yüzde 1'e karşılık geliyor) ulaşmış oldu.

Para Politikası Kurulu'nun bugünkü toplantısında ise politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı 100 baz puanlık düşüşle yüzde 9,75’ten yüzde 8,75’e indirildi. Piyasalarda Merkez Bankası'nın 25-50 baz puan aralığında indirime gitmesi bekleniyordu.

PİYASA FAİZİNİ DOĞRUDAN BELİRLEMİYOR

Para Politikası Kurulu'nun faiz kararları, önceden ilan edilmiş bir takvim çerçevesinde yapılan toplantılarında alınıyor. Merkez, ekonomideki son likidite kaynağı olarak piyasalarda bankalara ödünç para veriyor veya bankalardan ödünç para alıyor. Politika faizi ise piyasa faizini otomatik olarak belirlemiyor. Merkez Bankası, faiz oranlarını piyasaları etkilemek amacıyla belirliyor. Bankalar ise borçlanma maliyetleri, likidite durumu, enflasyon, ekonomik göstergeler gibi kriteleri de göz önünde bulunduruyor.

TARİH                       FAİZ ORANI (Yüzde)

14 Eylül 2018             24 (625 baz puan faiz artırımı)

26 Temmuz 2019      19,75

13 Eylül 2019            16,50

25 Ekim 2019            14

12 Aralık 2019           12

16 Ocak  2020            11,25

19 Şubat  2020          10,75

17 Mart  2020            9,75

22 Nisan 2020          8,75

'SALGIN BÜYÜME GÖRÜNÜMÜNÜ ZAYIFLATIYOR'

Toplantının ardından şu açıklama yapıldı:

"Corona virüs salgınına ilişkin gelişmelere bağlı olarak küresel büyüme görünümündeki zayıflama derinleşmekte, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke merkez bankaları genişleyici yönde adımlar atmaya devam etmektedir.

Salgın hastalığın sermaye akımları, finansal koşullar, dış ticaret ve emtia fiyatları kanalıyla oluşturmakta olduğu küresel etkiler yakından takip edilmektedir.

Ocak ve şubat aylarında finansal koşullardaki iyileşmenin de katkısıyla güçlü bir eğilim sergileyen iktisadi faaliyet, virüs salgınının dış ticaret, turizm ve iç talep üzerindeki etkilerine bağlı olarak mart ayı ortalarından itibaren zayıflamaya başlamıştır.

KREDİ KANALI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR

Salgın hastalığa bağlı gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin sınırlandırılması açısından finansal piyasaların, kredi kanalının ve firmaların nakit akışının sağlıklı işleyişinin devamı büyük önem arz etmektedir.

Bu çerçevede, yakın dönemde uygulamaya konulan parasal ve mali tedbirlerin ekonominin üretim potansiyelini destekleyerek finansal istikrara ve salgın sonrası toparlanmaya katkı yapacağı değerlendirilmektedir.

Son dönemde belirgin bir iyileşme gösteren cari işlemler dengesinin, emtia fiyatları ve ithalatın sınırlayıcı etkisiyle yıl genelinde ılımlı bir seyir izleyeceği öngörülmektedir.

Enflasyon beklentileri, iç talep koşulları ve üretici fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olarak çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimleri ılımlı seyretmektedir.

ZAYIF TL'YE RAĞMEN DÜŞEN PETROL FİYATLARI ENFLASYONU OLUMLU ETKİLEYECEK

Küresel gelişmeler paralelinde Türk lirasında gözlenen değer kaybına karşın, başta ham petrol ve metal fiyatları olmak üzere uluslararası emtia fiyatlarındaki keskin düşüşün devamı enflasyon görünümünü olumlu etkilemektedir.

Üretim ve satışlardaki düşüşe bağlı birim maliyet artışları takip edilmekle birlikte toplam talep koşullarının enflasyonu sınırlayıcı etkisinin arttığı tahmin edilmektedir.

Bu gelişmeler doğrultusunda yıl sonu enflasyon tahmini üzerindeki risklerin aşağı yönlü olduğu değerlendirilmiştir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinde 100 baz puan indirim yapılmasına karar vermiştir.

Kurul, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir.

Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir.

Bu çerçevede, parasal duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır."

(EKONOMİ SERVİSİ)