Petrol fiyatları neden artmaya başladı?

Küresel piyasada petrol fiyatlar son bir haftada artamaya başladı. Fiyatların artmasında İran-ABD gerilimi, OPEC toplantısı ve G 20 beklentileri etkili oluyor. Petrol fiyatlarındaki artış Türkiye için akaryakıt başta olmak üzere zam anlamına geliyor.

Mühdan Sağlam  

ANKARA – Türkiye, henüz seçimin etkisinden çıkamamışken 25 Haziran itibariyle motorine ise 23 kuruş zam yapıldı. Zam, eşel mobil sistemi çerçevesinde pompa fiyatlarına 22 kuruş olarak yansıyacak. Son zam uyarınca üç büyük ilde motorin fiyatları İstanbul’da 6,25 liradan 6,47 liraya, Ankara’da ortalama 6,30 liradan 6,52 liraya, İzmir’de 6,31 liradan 6,53 liraya çıkıyor.

Öte yandan benzin ve LPG fiyatlarında şimdilik bir değişik görünmüyor. Kuşkusuz bu zamda Türkiye’nin ekonomik koşulları etkili. Ancak son dönemde petrol fiyatlarında yaşanan gelişmeler, Türkiye gibi petrol ithalatına bağımlı ülkeleri etkiliyor. Son bir haftada küresel petrol piyasasını etkilen üç gelişme yaşandı. Bu analizde söz konusu gelişmelere ve piyasaya etkisine mercek tutacağız.

BASRA’DA TANSİYON DÜŞMÜYOR: ABD-İRAN RESTLEŞMESİ

ABD ile İran arasında neredeyse her gün bir restleşme yaşanıyor. Basra Körfezi bölgesinde tankerlere dönük sabotaj eylemleri ve ABD’ye ait bir drone’un İran güçleri tarafından vurulması son dönemde tansiyonun yükselmesinde etkili. Elbette ABD’nin bölgedeki asker ve teçhizat sayısını artırması da süreçte etkili.

Mayıs ve Haziran’da Basra Körfezi bölgesinde petrol ve diğer emtiaları taşıyan tankerlere saldırı gerçekleşti. ABD ve Körfez’in pek çok Arap ülkesi bu saldırılardan İran’ı sorumlu tutuyor. Ancak İran bu iddiaları kesin bir dille reddediyor. Buna bir de geçtiğimiz hafta İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun Umman Körfezi’ne kıyısı olan Hürmüzgan eyaletine bağlı Kuhmubarek kenti sahilinde ABD Hava Kuvvetleri’ne ait İHA’yı vurması eklendi. İran, hava sahasının ihlal edildiğini ifade ederken ABD’li yetkililer, İran tarafından atılan füzenin uluslararası sulara düştüğünü, yani İHA’nın uluslararası sularda olduğunu söyledi. Tahran, bölgede bir savaş istemediklerini ancak savaşa da hazır olduklarını duyururken ABD yaptırım kartını yeniden masaya sürdü. Nitekim Trump’ın 25 Haziran’da imzaladığı başkanlık kararnamesiyle dini lider Ali Hamaney’in yanı sıra İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan üst düzey bazı isimler yaptırım listesine eklendi.

ABD ile İran arasında yaşanan gerilim, dahası ABD’nin İran’a harekât konusunu dahi gündeme alması petrol piyasasında karşılık buldu. New York’ta işlem gören vadeli petrol kontratları, geçen hafta yüzde 9.4 yükseldi, buna yaptırım ihtimali de eklenince fiyatlar yüzde 1.4 daha değer kazandı. Buna bağlı olarak fiyatlar son üç haftanın zirvesine çıktı. Ancak fiyatların yükselmesinde etkili iki faktör daha var.

TRUMP-Xİ GÖRÜŞMESİ: TİCARET SAVAŞLARI TAMAM MI DEVAM MI?

Her yıl dünyanın ilk 20 ekonomisine sahip ülke liderlerinin bir araya geldiği G 20 Zirvesi, 28-29 Haziran arasında Japonya’nın Osaka şehrinde gerçekleşecek. G 20’nin genel gündeminin yanında ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında yapılacak görüşme merakla bekleniyor.

Washington ve Pekin tarafından yapılan açıklamalarda mayıs ayında akamete uğrayan ticari müzakerelere yeniden başlanacağı sinyalleri veriliyor. Buysa iki dev ekonominin üretim hacminde ve petrol talebinde artış beklentisini pekiştiriyor.

IMF başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar, iki ülke arasında yaşanan ticaret savaşlarının küresel ekonomide yavaşlamayı arttırdığını ifade ediyor. Bu noktada taraflar arasında müzakerenin yeniden gündeme gelmesi, ekonomi cephesinde beklentilerin olumluya dönmesine neden oluyor. Petrol fiyatlarının G 20’ye doğru yukarı yönlü seyrinde bu faktörün de etkili olduğunu not etmek gerekiyor. Enerji piyasasında fiyatların seyrinde etkili olan son faktör OPEC toplantısı ve olası bir üretim kesintisi kararı.

SUUDİ ARABİSTAN İLE RUSYA’NIN KESİNTİ PAZARLIĞI: OPEC ZİRVESİ’NE DOĞRU

Petrol piyasasındaki en önemli kuruluşlardan OPEC ve Rusya, 2016’dan bu yana anlaşmalı olarak petrol arzında kesintiye gidiyor. OPEC’in küresel petrol pastasında OPEC dışı üreticiler hesaba katıldığında payı yüzde 34-38 bandında. Ancak bu resme dünyadaki en büyük ikinci üretici Rusya eklendiğinde etki gücü artıyor. OPEC lideri Suudi Arabistan ile Rusya’nın petrol üretimi küresel petrol üretiminin yüzde 20’sine denk geliyor. Her iki üretici de OPEC+ kararı gereği üretim kapasitelerinin altında üretim yaparak fiyatları belli bir seviyede tutmaya çalışıyor. Bu nedenle Rusya’nın kesinti konusunda OPEC ile ortak hareket etmesi önem arz ediyor.

OPEC adına Suudi Arabistan Enerji, Sanayi ve Doğal Kaynaklar Bakanı Halid el Falih, 7 Haziran’da Rusya Enerji Bakanı Aleksandır Novak ile görüşmüş ancak görüşmeden kesinti konusunda net bir karar çıkmamıştı.

Rusya basın kuruluşları, OPEC ile Rusya’nın anlaştığını ve kararın 1 Temmuz’da Viyana’da yapılacak OPEC Zirvesi’nde duyurulacağını ifade ediyor. Şu ana kadar gelen bilgilere göre OPEC bu sefer de Rusya’yı ikna etmişe benziyor. Bu sefer de diyelim çünkü Rusya, geçen seferlerden farklı olarak küresel talepteki düşüşü gerekçe gösteriyor ve bütçelerini petrol fiyatlarını 40 dolar olacak şekilde hazırladıklarını ifade ederek kesintiye sıcak bakmadıklarını söylüyordu. Nitekim düzenli olarak haziranda yapılan OPEC Zirvesi’nin 26-27 Haziran’dan 1 Temmuz’a alınması da taraflar arasında uzlaşmaya varılamadığına işaret ediyor. Riyad ile Moskova, kesinti konusunda çetin bir pazarlık yaparken piyasa kesintinin geleceğine ikna oldu. Buysa fiyatların yükselmesi demek.

Özetle küresel gündemde yaşanan üç ana gelişme küresel piyasalarda petrolün yönünü yukarıya çevirmesine neden oldu. Piyasada yaşanan bu gelişmeler beklendiği gibi devam ederse, Türkiye’nin de zamlar için hazırlık yapması gerekecek.