Sendikalardan kıdem tazminatı için mücadele çağrısı

Hükümet, kıdem tazminatının tırpanlanmasını ve ancak emeklilikte alınabilmesini öngören taslağı yeniden masaya sürerken, sendikalardan tepkiler gelmeye devam ediyor. Gıda-İş ve TÜMTİS, kıdem tazminatının fona devrinin, işçilerin başta iş güvencesi olmak üzere, emeklilik hakkının elinden alınması anlamına geleceği uyarısında bulundu. Sendikalar, kazanılmış hakların korunması için işçilere, kitlesel olarak 1 Mayıs'a katılım çağrısı yaptı.

DUVAR – Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, kıdem tazminatı sisteminde yapmayı planladıkları değişiklikleri anlatmak üzere, işçi konfederasyonları ve işveren örgütü temsilcileriyle biraraya gelecek. Hükümetin daha önce gündeme getirdiği değişiklik, kıdem tazminatının hesaplanmasında yıllık 1 maaşı yarım maaşa düşürmeyi ve ancak emeklilikte ödeme yapılmasını öngördüğü için çalışanların tepkisine neden olmuştu. Kıdem tazminatının bir fonda toplanacak olması da, paraların hükümet tarafından başka amaçlarla kullanılabileceği endişelerine neden oluyor. Türk-İş daha önce kıdem tazminatının kırmızı çizgileri olduğunu belirterek, genel grev uyarısı yapmıştı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın çarşamba günü yeni ekonomi programını açıklarken, kıdem tazminatı fonu kurarak, BES’le içiçe geçen bir sistem getirmeyi planladıklarını açıkladı. Albayrak’ın bu açıklaması, sendikaların tepkisine neden oldu.

ASLAN: FATURA EMEKÇİLERE KESİLİYOR

DİSK/Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan, Albayrak’ın 10 Nisan’da yaptığı ‘Yeni Ekonomik Program Yapısal Dönüşüm Adımları 2019’ başlıklı açıklamasının, krizin giderek derinleşmekte olduğunun ve faturasını ise işçi ve emekçilere kesmenin itirafı olduğunu söyledi. Albayrak’ın yaptığı açıklamanın, kıdem tazminatının yok edilmesi ve işçilerin kazanılmış hakkının elinden alınması anlamına geldiğini vurgulayan Aslan, “Kıdem tazminatının, Bireysel Emeklilik Sigortası (BES) ile entegre edilmek istenmesi, başarırlarsa her iki fonun sermayenin yağmasına açılması anlamına gelmektedir. Kıdem tazminatının fona devri, işçilerin başta iş güvencesi olmak üzere, emeklilik hakkının elinden alınmasını beraberinde getirecektir. Zaten yükseltilen emeklilik yaşı ve prim günleri emekliliği imkansız hale getirirken, yeni durum tümden işçileri ve emekçileri sermaye karşısında savunmasız, örgütsüz ve vahşi çalışma koşullarının hakim olacağı bir sürece doğru götürecektir” dedi ve ekledi:

“Kıdem tazminatının fona devri ya da hangi ad altında olursa olsun gaspının, yeniden gündeme getirilmesi kabul edilemez. İktidarın bu güne kadar sermaye için yaptıkları göz önüne alındığında, kıdem tazminatı fonunun ne anlama geldiğini, nasıl kullanılacağını bilmek için kahin olmaya gerek yok. Bunun en yakın örneği işsizlik sigortası fonudur. İşsizlik sigortası fonu yağmaya açılmış, sermayenin istediği gibi kullanmasına olanak yaratılmıştır. Şimdi hem işsizlik sigortası fonunu daha çok yağmalamak, kıdem tazminatını iç etmek için düğmeye basmışlardır. Kıdem tazminatı fonunun gündeme getirilmesini asla kabul etmiyoruz. İşsizlik sigortası fonunun yağmalanması da, BES’in zorunlu hale getirilmesi de kabul edilemez.

İktidar ve ekonomi bakanı, seçim akşamı açıklama yapan TÜSİAD’ın önlerine koyduğu görevi hemen yerine getirmek için kolları sıvamıştır. TÜSİAD’ın direktiflerini

NELER YAPILMALI? 

Yapılması gereken fon kurmak değildir. Kıdem tazminatının tam güvenceye alınması, ödemeyen patronlara yaptırım uygulanmasıdır. İşsizlik sigortası fonunun yağmadan çıkarılmasıdır. BES’in iptal edilmesidir. Vergilerin sermayeden alınmasıdır. Asgari ücretin vergi dışı bırakılmasıdır. İktidar sermayenin taleplerini değil, işçi ve emekçilerin taleplerini yerine getirmelidir. 1 Mayıs’a giderken tüm emek ve meslek örgütleri, sermayenin kıdem tazminatı başta olmak üzere bu kapsamlı saldırılarına karşı birlikte davranarak, 1 Mayıs sürecinin içeriğine uygun, her yerde ortaklaştıkları güçlü ve kitlesel gösterilerle ortak tutum almalıdır. Kıdem tazminatına dönük saldırı karşısında işçi ve emekçiler üretimden gelen gücünü kullanarak, saldırıya karşı koyacaktır. Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir diyen tüm emek ve meslek örgütlerinin buna uygun davranmaya çağırıyoruz.”

TÜMTİS: ACI REÇETE DAYATILIYOR

TÜMTİS Merkez Yönetim Kurulu da, yeni bir ‘acı reçete’nin yine emekçilere dayatıldığını belirtti. Kıdem tazminatının kırmızı çizgi olduğunu hatırlatan TÜMTİS, şu açıklamada bulundu:

“Daha önce ‘reform’, ‘dönüşüm’ gibi kulağa hoş gelen kavramlarla kamuoyuna sunulan her paket gibi ‘Yapısal Dönüşüm Adımları’ adı altında açıklanan son paketten de kıdem tazminatının gaspı, zorunlu bireysel emekliliğin yeniden dayatılması, vergi yükünün artırılmasını içeren acı bir reçete çıkmıştır. Hazine ve Maliye Bakanı tarafından açıklanan paketle, işçi sınıfının zorlu mücadelelerle elde ettiği 83 yıllık bir kazanımı ve iş güvencesinin son kalesi olan kıdem tazminatı hakkı bir kez daha hedefe konulmuştur.

‘Tüm paydaşların katılımı ile kıdem tazminatı reformunun gerçekleştirileceği’ belirtilen açıklamada sürecin nasıl işleyeceği konusunda bilgi verilmemiştir. Ancak ‘Kıdem Tazminatı Fonu ile BES’in entegrasyonunun sağlanacağı, sistemde biriken fonun şirketlere kanalize edileceği ve ek kaynak oluşturacağı’ yönlü açıklamaları niyeti açıkça ortaya koymaktadır.

İlk kez 1936 yılında uygulanan ve bugüne kadar geliştirilerek getirilen Kıdem Tazminatı, bize emanettir. Bugün uygulanan haliyle işçinin iş güvencesidir ve birikmiş emeğidir. Kıdem Tazminatı işçiye yapılmış bir yardım değil, ödenmesi sonraya bırakılmış ücretidir. Kıdem tazminatına el uzatılmasına asla izin vermeyiz. Başta konfederasyonumuz Türk-İş olmak üzere tüm sendika ve konfederasyonların kıdem tazminatını koruma zorunluluğu vardır. Sadece korumakla kalmayıp, geliştirip güçlendirerek kendisinden sonraki kuşaklara emanet etme zorunluluğu vardır.

Kıdem Tazminatı kırmızı çizgimizdir. Fon’a devri veya ‘süre kısıtlaması’ gibi herhangi bir düzenleme kıdem tazminatı hakkının geriye götürülmesi anlamına gelir, bunu kabul etmeyiz. Sendika olarak, kıdem tazminatının gaspını içeren her türlü girişimin karşısında olacağımızı, bunun için de hiçbir mücadeleden kaçınmayacağımızı belirtiyoruz. Tüm sendika ve emek örgütlerini hak gasplarına karşı harekete geçmeye, birlikte mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.”
(HABER MERKEZİ)