Merkez Bankası doların yangınına benzinle koşuyor

Merkez Bankası bugün yaptığı açıklamada haftalık borçlanma ihalesini askıya aldı. Haftalık borçlanma yerine Banka’nın hangi yönteme başvuracağı bilinmiyor. Mart ayının ikinci haftasında Merkez Bankası rezervlerinin bir kısmının nereye harcandığı açıklanmadı. Banka’nın dövize müdahale için rezervlerini kullanmış olabileceği ifade ediliyor.

Mühdan Sağlam  msaglam@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bugün 1 hafta vadeli repo ihalelerine bir süreliğine ara verilmesi kararlaştırdı. Merkez Bankası kararına gerekçe olarak finansal piyasalarda yaşanan gelişmeleri gösterdi. 1 haftalık fonlama Merkez Bankası’nın ana fonlama aracıydı.

Merkez Bankası, alternatif yöntem olarak gecelik fonlama veya geç likidite penceresi olmak üzere iki yöneteme başvurabilir. Gecelik borçlanmada faiz yüzde 25,5, geç likidite penceresinde faiz yüzde 27. TCMB bu iki yöntemden birine başvurabilir, hangisi yöntemin kullanılacağı bilinmiyor. Açık olan hangi yöntem olursa olsun, Banka’nın faiz oranı yüzde 24 olan haftalık borçlanmaya göre daha pahalıya borçlanacağı.

.

Merkez Bankası’na dönük diğer bir konu mart ayının ilk iki haftasında döviz rezervlerindeki dikkat çekici düşüş. Banka’nın rezervi 7,3 milyar dolarak azalarak 21,7 milyar dolara geriledi. Söz konusu dönemde 3,8 milyar dolar dış borç ödemesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na verildi. Ancak geriye kalan 3,5 milyar doların nereye harcandığı açıklanmıyor. Akşa gelen en güçlü ihtimal, Banka’nın 3,5 milyar doları dolar kurunu düşürmek için piyasaya sürdüğü. Banka şu ana kadar bir bu konuda bir açıklamada bulunmadı.

Merkez Bankası’nın 1 hafta vadeli borçlanma kararını durdurmasını ve döviz rezervlerindeki açıklanamayan düşüşü Gazete Duvar yazarlarına ve ekonomi uzmanlarına sorduk.

GÜNGEN: ÖRTÜLÜ PARA POLİTİKASINA GEÇİLİYOR

Gazete Duvar yazarı Ali Rıza Güngen TCBM’deki haftalık repo ihalelerinin ertelenmesini ve rezerv konusundaki bilinmezliği şöyle değerlendirdi: “TCMB fonlamasının tamamı Eylül ayından bu yana haftalık repo ihaleleri ile yapılıyor. Dolayısıyla bizzat bankanın “normal” fonlama yöntemi olarak sunduğu repo ihalelerini askıya alması garip.

2018 Haziran ve Eylül ayları arasında görülen, öncesinde 2016’da deneyimlediğimiz örtülü bir para politikasına geçiş söz konusu demektir. Fiili faizin yüzde 24’ün üzerine çıkması ise Türkiye’deki ekonomik faaliyetin canlanma ihtimalini erteler. Faiz düşürme baskısına karşın, tahvil piyasasından çıkış politika yapıcıları telaşa düşürmüş görünüyor.

Merkez Bankası’nın iletişim politikası bir felaket olduğu için ne olduğunu bütünüyle anlamamız söz konusu değil. Fakat yüklü sıcak para çıkışı gerçekleşirken, kuru kontrol altında tutabilmek için rezervlerde hızlı erimeler görülebiliyor. 2018’deki kur krizi sırasında gördük. Merkez Bankası bu konuda resmi bir cevap verilmediği için rezervleri kullanarak kurun fırlamasını engellediğini varsaymak durumundayız. Ancak daha ötesini maalesef zaman içinde söyleyebileceğiz.”

KUBİLAY: ESAS NEDEN DOLAR KURUNUN YENİDEN YÜKSELİŞE GEÇMESİ

Uluslararası finans uzmanı M. Murat Kubilay söz konusu durumu şöyle değerlendirdi: “Merkez Bankası’nın döviz hareketliliğinin yaşandığı dönemlerde istisnai gün uygulamasına geçmesi (geçici piyasa likiditesini sınırlama) geçtiğimiz yıllarda çok kez denendi. Fakat bu hareketliliğin şiddetinin yüksek olduğu dönemlerde beklediği sonucu alamadığını görüyoruz. Şu andaki kur artışını yalnızca olay/ haber odaklı görmemek gerekiyor. Elbette Bakan Albayrak’ın kura ilişkin popülist konuşmaları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politikaya ilişkin söylemi sırasıyla ciddiyet ve gerginlik olarak etki etmiş olabilir. Ancak esas nedeni dolar kurundaki uzun süreli aşağı yönlü baskının kırılması olarak görmek gerekir.

Bu tip üslup ve açıklamalar son birkaç ayda kurdaki yapay düşük seviyenin kırılmasında yalnızca tetiği çekecek etki gösterebilir. Yurt dışında kur seviyesini hızlı bir şekilde etkileyecek gündem bulunmuyor ve TCMB rezervlerinin harcanmasına ilişkin şüphelerin bugüne ait olmadığını belirtmek gerek. Eğer kamuya açıklanmamış büyük bir haber/ olay bulunmuyorsa yaşanan hızlı artışı bu şekilde değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Bununla birlikte döviz rezervlerine ilişkin şeffaflığın ortadan kalkması halinde bu durumun çok ciddi sonuçları olacağını söylemeliyim.”

KARATEPE: MERKEZ BANKASI ÖRTÜK FAİZ ARTIŞI YAPTI

Merkez Bankası’nın kararı ve rezervlerin nereye harcanmış olabileceği konusunda Twitter hesabından açıklama yapan Yalçın Karatepe durumu şöyle ele aldı:

MB’nin haftalık repo işlemlerine “bir süre” ara verdiğine ilişkin kararından sonra 5.55’e kadar gerileyen dolar yeniden bu karar öncesi seviye olan 5.60’a geldi. Piyasalarda tedirginlik oldukça belirgin. Karatepe, alternatif borçlanma yöntemlerinde uygulanan faize dikkat çekerek bunun bir nevi örtük faiz artışı olduğunu ifade etti. Dolar kurundaki artışa da dikkat çeken Karatepe, Döviz hesapları stopaj oranlarının artırılmasına rağmen dövize olan artan ilgi vatandaşın ekonomiye ilişkin beklentisinin oldukça karamsar olduğunu gösteriyor dedi.

MB’nin döviz rezervindeki azalış konusunda Karatepe, MB’nin net döviz rezervi 6,3 milyar dolar azalmış. Bir kısmı hazinenin dış borç ödemesi için kullanılmış olabilir ama diğer kısmın nereye gittiği bilinmiyor. Açıklama da olmayınca, kurların yükselmesini engellemek için MB piyasalara döviz mi satıyor soru işareti oluşuyor dedi.

TCBM’nin kararının ardından piyasalarda tedirginlik başladı. 18.30 itibariyle dolar kuru bankalarda 5,70-5,90 TL’den işlem görmeye başladı. Euro 6,58 seviyesine yükseldi.

 


Mühdan Sağlam kimdir?

Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda doktora yapmaktadır. Enerji politikaları, ekonomi-politik, devlet-enerji şirketleri ilişkileri, Rusya’da devletin dönüşümü ve enerji politikaları, Avrasya temel ilgi alanlarıdır. Gazprom’un Rusyası (2014, Siyasal Kitabevi) isimli kitabın yazarı olup, enerji ve ekonomi-politik eksenli yazıları mevcuttur. 7 Şubat 2017'de çıkan 686 sayılı KHK ile üniversiteden ihraç edilmiştir.