Cezaevinde dev ekonomi!

Türkiye’deki 381 cezaevinin 139’u son on yılda kurulurken, bunun 38’i ise sadece geçen yıl kuruldu. Cezaevlerinde mahkumların yaptığı üretimi köşesine taşıyan Toker'e göre 'işçi mahkûmların, devlete bir yılda kazandırdıkları gelir 2.8 milyar TL'...

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Cumhuriyet yazarı Çiğdem Toker bugün yayınlanan yazısında hızla artan cezaevi sayısına ilişkin rakamlar paylaştı. Türkiye’de, ceza infaz kurumu sayısının 381 olduğunu ifade eden Toker, buralarda kalmakta olan tutuklu ve hükümlü sayısının ise 201 bin 177 kişi olduğunu yazdı.

Toker, “İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığı 2016 faaliyet raporuna göre, cezaevlerindeki tüm iş yurtlarından 2 milyar 854 milyon TL gelir elde edilmiş. Buna karşılık üretimi yapan işçi mahkûmlara ödenen yevmiye 30 milyon TL” dedi.

Toker’in yazısından ilgili bölüm şöyle:

“Bir yılda 38 cezaevi

Türkiye’deki 381 cezaevinin 139’u son on yılda kurulmuş.

Bunun 38’i ise sadece geçen yıl.

Bakanlık’ın en son Faaliyet Raporu’nda “artan mahkûm nüfusuna paralel bir bütçe artışı gerçekleşmedi. Mevcut sorunlara kalıcı bir çözüm sağlanamadı” deniliyor.

Bakanlığın sadece son iki haftada beş yeni cezaevi pazarlığı yaptığını düşünecek olursak, “mahkûm nüfusunun” daha da artacağı öngörülüyor.

Bir yılda 38 cezaevi yapılan, son iki ayda da 10 yeni cezaevinin ihale edildiği bir ülkede, içeriye daha çok insanın kapatılacağı öngörüden öte bir plan gibi duruyor.

16 yaşındaki AKP’nin 15 yıldır yönettiği Türkiye’de cezaevi yaptırma hızı, katma değerli üretime, istihdama dönük yatırım ve fabrika gerçekleşme hızını geçti.

İşin diğer dikkat çeken yanı, bir başarı hikâyesi gibi sunulsa da cezaevlerinin birer zorunlu fabrika, hükümlülerin de ucuz işgücü olarak kullanıldığı izlenimi. Yasal dayanağı bulunan, hükümlülere meslek kazandırmak ve zamanın daha insani-işlevsel geçmesi diye anılsa da -Tanrıkulu’ya ulaşan bazı mektuplara göre- cezaevleri bünyesindeki “iş yurtları”nda hükümlülerin yaptığı ürün ve el sanatlarının üretim koşulları son derece ağır.

Günlük 6-13 TL gibi bir karşılığı olan bu hükümlü mesaisinin sonucu üretilen ürünler tarımsal üretimden tekstile, hayvancılıktan, el işi sanatları, mobilyaya kadar çok geniş bir alana yayılıyor.

İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığı 2016 faaliyet raporuna göre, cezaevlerindeki tüm iş yurtlarından 2 milyar 854 milyon TL gelir elde edilmiş. Buna karşılık üretimi yapan işçi mahkûmlara ödenen yevmiye 30 milyon TL

İşçi mahkûmların, devlete bir yılda kazandırdıkları gelir 2.8 milyar TL önemli bir kaynaktır.

Acil bir durum, deprem gibi bir afet, salgın hastalık olmadan yeni cezaevi projelerini, davet yöntemiyle (21/b) pazarlık eden Adalet Bakanlığı, müteahhitlere yapılacak hakediş ödemelerinde, öyle görünüyor ki, bu kaynaktan yararlanıyor.

Tuhaf ve son derece “insani” bir ekonomi değil mi?”

YAZININ TAMAMI