Merhaba, asgari ücretimle yardımcı olabilir miyim?

Hükümet yetkilileri, bakanlar açılışlarına bizzat katılıyor, 'istihdam rekoru kırıyor', 'işsizliği önlüyor' diye öve öve bitirilemiyor... Ancak gerçekler çok başka: Çağrı merkezlerinde çalışanların yarısı asgari ücretli. Sektörde 2 bin 500 TL'den fazla ücret almak ancak yüzde 4'lük dilime girmekle mümkün... Öyle yıpratıcı bir meslek ki, en fazla 2 yıl dayanılabiliyor!

Başak Günsever  bgunsever@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Çağrı Merkezleri Derneği’nin geçtiğimiz günlerde açıkladığı 2016 yılı pazar raporunda, sektöre ilişkin büyüme verileri arasında göze çarpan ayrıntılar iç açıcı görünmüyor. Çalışanların büyük çoğunluğunun yüksek eğitimli olduğu sektörde müşteri temsilcilerinin yüzde 48’i asgari ücrete çalışıyor. DİSK’e bağlı Devrimci İletişim ve Çağrı Merkezi Çalışanları Sendikası’ndan Sedat Durel bize sektörün içini ve çalışanların yaşadıklarını anlatırken, “İki kesim mutlu: Hükümet ve çağrı merkezi firmaları” diyor. Çalışma hayatı uzmanı Yard. Doç. Dr. Serkan Öngel ise asgari ücretin nasıl çalışma ücreti haline geldiğini anlatıyor. Öngel, durumu “Bir çeşit çaresizlik ücreti ve bu gerçeğin en ağır yaşandığı sektörlerden biri çağrı merkezleri” diye tanımlıyor.

2500 TL’DEN FAZLA MAAŞ ALMAK NEREDEYSE İMKANSIZ!

Rapora göre 85 bin çalışanın istihdam edildiği sektörde, müşteri temsilcilerinin yüzde 48’lik kesimi 1300 TL’lik asgari ücretle çalışıyor. Yüzde 38’lik kısım 1300-2000 TL arasında ücret alırken, yüzde 10’luk bir kesimin geliri 2000- 2500 TL aralığında. 2500 TL’den fazla geliri olan kesimin toplam sektör içindeki oranı ise yalnızca yüzde 4! Kabaca bir hesapla sektörde çalışanların toplam yüzde 96’sının aylık ücretinin 2500 TL’yi geçmediği sonucuna varıyoruz!

serkanongel

Yard. Doç. Dr. Serkan Öngel: Türkiye açısından asgari ücret genelleşiyor. Pek çok sektörde ortalama ücretler ile asgari ücret arasındaki mesafe kapanmış durumda. Bunun nedeni asgari ücretteki artıştan daha çok ortalama ücretlerin aşağıya doğru baskılanması. Bunun temel nedenlerinden biri, sendikaların etkisinin azalması. Özellikle eğitimli işgücü açısından asgari ücret yaygın uygulama haline geliyor. Mühendisinden, mimarına, avukatına kadar asgari ücret bir çalışma ücreti haline gelmiş durumda. Bir çeşit çaresizlik ücreti. Eğitimli işgücü açısından bu gerçeğin en ağır yaşandığı sektörlerden biri çağrı merkezleri olarak görülüyor.

İŞSİZLİĞİ GİZLEMEK İÇİN TEŞVİK

DİSK’e bağlı Dev İletişim-İş’ten Sedat Durel, sektörün gelişmesinin bizzat hükümet tarafından bu kadar desteklenmesinin altında yatan sebep olarak ‘işsizliği’ gösteriyor. Durel, şunları söylüyor: “Dünyanın başka hangi ülkesinde katma değer yaratmayan çağrı merkezlerinin açılışına bakanlar katılır bilmiyorum. Bu durum tamamen Türkiye’nin çarpık gelişme ya da gelişememe sürecinden kaynaklanıyor. Çalışan sayısı/kâr oranı olarak incelenecek olursa çok da kârlı bir yatırım olmayabilir ama çağrı merkezleri iki kesimi mutlu ediyor. Birincisi hükümet; çünkü işsizlik rakamları (açlık sınırının altında maaş alan işçilerle) düşük gösterilebiliyor. İkincisi de çağrı merkezi sahipleri. Onlar da işçileri açlık sınırının altında çalıştırıp aynı zamanda çeşitli hukuksuzluklarla kârlarını artırabiliyorlar.”

EĞİTİM YÜKSEK, GELİR DÜŞÜK!

Yaş ortalamasının 25 olduğu sektörde eğitim durumuna göre dağılımda ise çalışanların yüzde 52’si yüksekokul, üniversite ve lisansüstü mezunu iken yüzde 36’sı lise mezunu. Yüzde 12’lik bir kesim ise üniversite öğrencilerinden oluşuyor. Yaş ortalamasının oldukça düşük olduğuna dikkat çeken Durel, konuya ilişkin şunları söylüyor: “Çağrı merkezi çalışanlarını yoğunlukla gençler oluşturuyor. Bu durum, deneyimsiz ve çok genç işçilerin çalışma koşulları ve maaşları ile ilgili firmalardan talepte bulunmalarını engelliyor.”

Ortalama ücretlerin şehirden şehire farklılık gösterdiğini belirten Durel, “Genellikle asgari ücret dolaylarında seyrediyor. Yasal sınırların dışında yarı zamanlı olarak gösterilip fazla mesaiye zorlanan işçiler ise prim de almaksızın asgari ücretin altında çalıştırılabiliyorlar” diyerek durumun vahametini dile getiriyor.

EN FAZLA 1-2 YIL DAYANABİLİYORLAR

Çağrı Merkezleri Derneği’nin yayınladığı raporda bir diğer dikkat çeken nokta ise çalışma süreleri. Rapora göre müşteri temsilcilerinin ortalama çalışma süreleri 2016 yılında 1-2 yıl arası olarak gerçekleşiyor. Durel, bu konuya ilişkin ise şunları söylüyor:
“Sunduğunuz infografiğin kendisi de sektördeki çalışma süresinin 1-2 yılda kümelendiğini ifade ediyor. Az gibi görünen çalışma saatlerine dahi 2-3 yıl dayanılabiliyor. Bir gün içerisinde kimse sürekli olarak 8 saat konuşamaz. Bunu retorik ustaları dahi beceremez. Türkiye’de bu tabloya benzer bir başka iş kolunun var olduğunu söylemek çok zor.”

KADINLAR YOĞUN AMA TACİZE ÖNLEM YOK

Peki çağrı merkezlerinde yüzde 64 gibi büyük bir oranla çalışan kadınların ne gibi sorunları var? Firmaların, vitrin olarak kadınları tercih ettiğini söyleyen Sedat Durel, ayrıca firmaların ‘müşteri memnuniyeti’ adına çalışanlarının uğradığı hakaret ve tacize göz yumabildiğini belirtiyor: Çağrı merkezi işçilerinin en büyük problemi çağrıdaki yoğun hakaret. Yasal yükümlülükleri olmasına rağmen firmalar bu hususta çalışanı korumak yerine müşteri memnuniyetine hassasiyet gösteriyor. Bu durum çalışanlarda psikolojik problemlere yol açarken özellikle kadın çalışanlara yönelik sayısız taciz ve psikolojik şiddetin yaşanmasına zemin hazırlıyor.

Çağrı Merkezleri Derneği’nin sektöre ilişkin açıkladığı veriler;

kart

1 2