İshak Alaton hayatını kaybetti

İşadamı İshak Alaton hayatını kaybetti.

DUVAR – İşadamı İshak Alaton, yaşamını yitirdi. 89 yaşındaki Alaton, Alarko Holding’in kurucusuydu.

Hürriyet gazetesinin haberine göre, Alaton bir süredir tedavi görüyordu. 9 Eylül’de taburcu edilen Alaton, kap yetmezliği nedeniyle Beylikdüzü’nde özel bir hastaneye kaldırıldı. Hastanede hayatını kaybeden Alaton’un cenaze töreninin ne zaman yapılacağı ise henüz belli olmadı.

İshak Alaton, 1927 yılında İstanbul’da doğdu. 1946 yılında Saint Michel Fransız Lisesi’nden mezun olan Alaton, 1951 yılında İsveç’e giderek, Motala Lokomotif Fabrikası’nda kaynak işçisi olarak başladı. Fabrikada bir yıl kaynak işçiliği yapan Alaton, teknik resim kurslarına gitti ve iki yıl teknik ressam olarak çalıştı.

1954 yılında Türkiye’ye dönen Alaton, Üzeyir Garih ile birlikte Bankalar Caddesi’nde Vefai Han’da Alarko’yu kurdu. 1973 yılında holding haline gelen Alarko’nun 7 bin çalışanı bulunuyor.

Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini 15 Mayıs 2015 tarihinde, Üzeyir Garih’in oğlu Yönetim Kurulu Üyesi İzzet Garih’e devreden Alaton, “Alarko Holding Onursal Başkanı” oldu.

İsveççe, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca bilen İshak Alaton, Türkiye Sosyal ve Ekonomik Etüdler Vakfı (TESEV) ve Açık Toplum Vakfı kurucularındandır.

Alatın, 1998-2012 yılları arasında Güney Afrika İstanbul Fahri Başkonsolosluğu görevini üstlendi. Alaton, İsveç “Birinci Sınıf Kuzey Yıldızı Nişanı” ve “İspanya Kraliyet Sivil Liyakat Nişanı” sahibiydi.

ALATON’UN KÜRT SORUNUNA ÖNERİLERİ

İshak Alaton, 2011 yılında Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen “Barışı Kurmak” konferansına, Leyla Zana ile birlikte birlikte konuşmacı katılmıştı. Alaton’un konferansta yaptığı konuşma, kamuoyunda tartışılmıştı.

Alaton, Kürtlerin ayrılmayı isteyip istemediklerinin geniş kapsamlı sosyal araştırmalarla tespit edilmesini önermişti. Alaton, “Herşeyden önce bölgeden ayrılmak istenilip istenilmediğini belirleyecek geniş kapsamlı sosyal araştırmalar yaparak, gerçek istekleri görmeliyiz. Kürtlerin gerçekten ayrılmak isteyip istemediklerini, hem kendileri ve hem de biz Türkler görmüş olacağız. Bu bizi, şiddeti kullananlar karşısında çok güçlü bir konuma getirecektir. Bunu yapan ülkeler huzur içinde yaşamadıktadırlar. Mesela Kanada’daki Quebec bölgesinde ayrılmak isteyenler azınlıkta kaldı” demişti.

“BARIŞ KELİMESİ YIPRANDI”

Barış kelimesi gereksiz kullanılarak çok yıpratıldığını belirten Alaton, “Yıllarca propagandaya kurban edildi ve böylece algı karışıklığı da yarattı. Ne yazık ki bir taraf için her barış çabası, savaşın devamı gibi algılanıyor. İki tarafta barış derken savaşın galibi olduğunu söylüyor. Eğer bir taraf, barış derken diğer taraf onu elleri tetikte tutmak olarak algılıyorsa, mevcut olandan da daha tehlikeli bir duruma işaret ediliyor” şeklinde konuşmuştu.

Kürt sorununun çözümü için seçim barajının düşürülmesini öneren Alton, sadece hükümet iradesiyle değil, ulusal bir uzlaşmayla Öcalan’ın durumunun netleştirilmesi gerektiğini dile getirmişti. “Kürtleri teskin edecekse Öcalan ev hapsi konumuna da geçirilebilir” diyen Alaton, TBMM’nin toplumu bu fikre hazırlaması gerektiğini kaydetmişti.

“SİLAHLA ULAŞILDI SİLAHLA DEVAM EDEMEZ”

Silahla bir yere varılamayacağını söyleyerek sahte bir iyimserlik sunmayacağını ifade eden Alaton, “Açıkca Kürt meselesinin bugün geldiği yere silahla ulaşıldı. Bunu da biliyorum. Ancak silah bundan daha fazlasını alamaz. Silahları bırakmak şart. Şiddet devam ettikçe, elde ettiklerini hızla kaybedeceklerdi ortadır” yorumunu yapmıştı.