'Ekonomi darbe zihniyetiyle şekillendirildi'

HDP'li Sezai Temelli: Ekonomi, 15 Temmuz öncesi bir darbe zihniyetiyle şekillendirildi. Sonrasında bu süreç hızlandı. Askeri alanların yeni gökdelenlere ve beton yığınlarına çevrileceğinden kuşkumuz yok.

Google Haberlere Abone ol

Özlem Akarsu Çelik  oakarsu@gazateduvar.com.tr

ANKARA - HDP'nin ekonomiden sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezai Temelli, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye ekonomisini nelerin beklediğini Duvar'a anlattı. "Ekonominin, 15 Temmuz öncesi, bir darbe zihniyetiyle şekillendirildiğini görüyoruz" diyen Temelli, siyasi iktidarın ekonomiyi bir A.Ş. mantığıyla yönettiğini savundu.

Duvar'a konuşan Temelli'nin değerlendirmeleri şöyle:

OHAL'DE İKİ ÖNEMLİ YASA ÇIKTI

Ekonominin, 15 Temmuz öncesi bir darbe zihniyetiyle şekillendirildiğini görüyoruz. Sonrasında bu süreç hızlandı. OHAL'de iki önemli yasa çıktı. Vergi affı ve Varlık Fonu A.Ş.. Kamu, A.Ş.'ye aktaracak, o finansal anlamda değerleyerek piyasaya sunacak. Özellikle Özelleştirme İdaresi elindeki varlıklar... Örneğin Milli Piyango. 'Bunu özelleştireceğim şu değer ortaya çıkacak diyecek.' Bu değeri nasıl pazarlayabiliriz meselesi Varlık Fonu A.Ş. üzerinden yürüyecek. Nerede iktisadi bir mesele varsa bir A.Ş., bir CEO mantığıyla yaklaşıp yönetmek istiyorlar.

526 MİLYON DOLARLIK ABRAAJ FONU 

Taşıma suyla değirmen dönüyor. Önemli politikalarından biri taşıma su kanallarını açık tutmak. Batıdan gelen borçlanma sermayesinde sıkıntı söz konusu. Darbe girişimi sonrası Arap sermayesine bağlı The Abraaj Group, Türkiye için 526 milyon dolarlık bir fon oluşturduğunu açıkladı. Türkiye, değirmenin dönmesini sağlamak açısından bu fonlamayı yapmak zorunda. Hep beklenen o iktisadi kriz devreye girer yoksa. Bu fonlamayla hem inşaat hem ticaret sektörünü -ki bu fonların yüzde 80'ine yakınını bu sektörler kullanıyor ve Türkiye ekonomisi bunun üzerine devinim sağlıyor- canlı tutmak hedefleniyor.

ASKERİ ALANLAR RANTA DÖNÜŞTÜRÜLECEK

Bu konuda çok mahir bir hükümetle karşı karşıyayız. Nerede bir yeşil alan, kamu alanı varsa onu TOKİ ve müteahhitleri aracılığıyla ranta, betona dönüştürüyor. Askeri alanlar da buna çok elverişli. Buraların yeni gökdelenlere ve beton yığınlarına çevrileceğinden kuşkumuz yok. Gezi'deki duruş önemliydi, oraya kışla yaptırılmadı ama İstanbul'un pek çok yerine çok vahim gökdelenler dikildi, dikiliyor.

TOPLUM KESİMLERİ KARŞI KARŞIYA GETİRİLİYOR

Topçu Kışlası inadı tamamen bir rövanş meselesi. Kendi tabanını tatmin etmek için bu eğilimlere her geçen gün daha fazla sarılan bir saray var. Kendi yüzde 50'sinin diğer yüzde 50 ile karşı karşıya gelmesini sağlayan bir mekanizma. İdamı isteyenler, istemeyenler, üçüncü köprüyü isteyenler istemeyenler... Bu karşı karşıya getirme hali iktidarı güçlendirdiği gibi iktisadi rantı da canlı tutuyor. İsraf ekonomisi siyasetin finansmanını sağlıyorsa burayı özellikle gergin bir hatta tutuyor.

ERDOĞAN NEDEN "FAİZ LOBİSİ" DİYOR?

Kapital dergisi ilk 100 firmayı açıkladı. Cirolarına baktığınızda iyi bir artışın yakalanmadığı, kârlılık oranlarının beklenenin altında kaldığı -bankacılık kesimi hariç- istihdam rakamlarında daralma olduğu görülüyor. Üretime dayalı, katma değer üreten sağlıklı bir büyüme yok. Taşıma su dediğimiz bu. Fonlamayı içeride rantabl kılmanın yolu da faizleri aşağı çekmek. Cumhurbaşkanı'nın Gezi'den bu yana 'faiz lobisi' deyip durmasının nedeni de bu.