KUR KORUMALI MEVDUAT TOPLAMI
40 MİLYAR DOLARIN ALTINDA
'Türkiye Ekonomi Modeli'nin çökmesinden önce, ekonomide dolarizasyonu önlemek amacıyla uygulamaya sokulan kur korumalı mevduat (KKM), halen Türkiye ekonomisinin üzerindeki en büyük kamburlardan biri... Yeni ekonomi yönetimi göreve geldiği günden bu yana, bu ağır yükten kurtulmanın yollarını arıyor. TCMB ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) aldığı önlemler ve düzenlemelerle KKM hacmini düşürmek amacıyla büyük bir çaba sarf ediyor. Bu sayede, 3.4 trilyon TL ile zirve yapan KKM hesapları, 1.34 trilyon TL'ye geriletilebildi. KKM'deki bu düşüş ivmesiyle bir kritik eşik daha geride bırakıldı. BDDK verilerine göre, KKM toplamında 1 Kasım haftasında 36.4 milyar TL'lik düşüş izlendi. Böylelikle, KKM'nin toplam büyüklüğü dolar cinsinden bakıldığında 40 milyar doların altına gerilemiş oldu. 2021 Aralık ayında başlayan uygulamanın onüçüncü haftasından bu yana ilk kez 40 milyar doların altında bir büyüklük gerçekleşti. Tabii ki bu hâlâ çok büyük bir yük hem Hazine hem de TCMB için... Neyse ki başta Fed olmak üzere, pek çok merkez bankası politika faizini indirme döngüsünde ve gerek dolar gerekse Euro'da şok artışlar yaşanması olasılığı pek bulunmuyor.
YENİLENEBİLİR ENERJİ İÇİN
28 MİLYAR DOLARLIK DESTEK
Dünya Bankası, Türkiye’nin yenilenebilir enerji altyapısına 28 milyar dolarlık destek sağlamak amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile görüşmelere başladı. Türkiye'nin 2035 yılına kadar 120 gigavatlık yenilenebilir enerji hedefine ulaşması için enerji iletim ve üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dünya Bankası Türkiye Direktörü Humberto Lopez, gelecek yıl 750 milyon dolarlık ilk proje desteğinin sağlanacağını açıkladı. Dünya Bankası ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasındaki görüşmeler devam ediyor. Dünya Bankası bu doğrultuda ilk olarak 2025 yılı için 750 milyon dolarlık bir proje başlatmayı planlıyor. İlerleyen yıllarda bu projeyi desteklemek için yeni finansman paketleri de hayata geçirilecek. Türkiye'nin deniz üstü ve karasal rüzgar enerjisiyle güneş enerjisi potansiyelinin yüksek olduğunu ve bankanın da bu kaynakların geliştirilmesi için gerekli finansal destekleri sağlamak amacıyla bir yol haritası oluşturduğunu belirten Lopez, Türkiye'nin 2035 yılına kadar yenilenebilir enerji kurulu gücünü 120 gigavata çıkarmayı hedeflediğini hatırlattı. Bu hedeflere ulaşmak için 80 milyar dolarlık üretim yatırımı ve 28 milyar dolarlık enerji iletim altyapısı yatırımı yapılması gerekiyor. Bu ekonomik koşullarda, Dünya Bankası'ndan alınacak bu destek çok önemli. Zira, yenilenebilir enerji gibi cazip bir alana yatırım yapmak için bile ne kamunun böyle bir kaynağı ne de özel sektörün bu yatırımı yapacak motivasyonu var.
KÜRESEL EKONOMİ KORUMACI
POLİTİKALARLA YÜZLEŞECEK
Başta Çin ve Avrupa olmak üzere, neredeyse tüm dünya panikte... ABD seçimlerinden kesin bir zaferle çıkan Donald Trump’ın tüm ithalata getirmeyi planladığı yüzde 10’luk yeni gümrük vergileri zaten ciddi ekonomik sorunlar içinde olan Euro Bölgesi'ni çok daha zora sokacak. Hollanda merkezli yatırım bankası ABN Amro analistlerine göre, bu vergiler Euro Bölgesi GSYİH’sinin yüzde 1.5’inin silinmesine neden olacak. Bu oran 260 milyar Euro'luk bir ekonomik kayba denk geliyor. ABD merkezli Goldman Sachs ekonomistleri ise yeni gümrük vergilerinin Euro Bölgesi GSYİH’sinin yüzde 1’ini sileceği tahminini paylaştı. İsviçre merkezli yatırım bankası UBS uzmanları Euro Bölgesi’nin GSYİH kaybının yüzde 0.5 ila yüzde 1 arasında olacağı görüşünde. Almanya merkezli yatırım bankası Natixis ise ülke ülke kayıp tahmini yapmış. Bankaya göre, bu oranlar Almanya için yüzde 0.5, Fransa için yüzde 0.3, İtalya için yüzde 0.4 ve İspanya için yüzde 0.2 seviyesinde olacak. Oranların düşük olduğuna bakmayın, bu kayıplar bile resesyonun kıyısında olan Euro Bölgesi için büyük yıkım anlamına geliyor. Almanya merkezli ekonomi araştırmaları kurumu Institut der Deutschen Wirtschaft'ın (IW) raporunda ise tahminler daha karamsar. Raporda, Trump’ın AB’ye yüzde 20 gümrük vergisi getireceği bir senaryoda, Euro Bölgesi’nin 2025 GSYİH’sinin yüzde 1.5’lik bir kayba uğrayacağı tahmin ediliyor. Bu senaryoda, birliğin GSYİH’si 2027’de ve 2028’de yüzde 1.3 kayba uğrayacak ve vergiler Almanya için yüzde 1.5’lik bir büyüme kaybına yol açabilecek. Dört yıllık Trump döneminde Avrupa ile yaşanacak yeni bir ticaret savaşının sadece Almanya’ya maliyetinin 180 milyar doları bulması mümkün.
ABD SEÇİMLERİNİN KAZANANI
KRİPTO VARLIKLAR OLACAK
ABD başkanlık seçimlerini kripto yanlısı politikalar izleme sözü veren Donald Trump’ın kazanması, kripto para piyasasında ciddi yukarı yönlü atakları getirdi. Seçimin galibi belli olduktan sonra, Bitcoin tarihsel yükselişlerinden birini yaşadı. Ethereum'daki artış oranı aynı gün Bitcoin'in de üzerindeydi. Bu gelişme, özellikle Bitcoin ve Ethereum gibi kripto para varlıklarına dayalı spot borsa yatırım fonlarına (ETF) yoğun bir sermaye akışını tetikledi. 7 Kasım’da Bitcoin spot ETF'lerine 1 milyar 376 milyon dolarlık net giriş oldu ve bu giriş, spot ETF’lerde bugüne kadar kaydedilen en yüksek seviye. Bu sermaye girişinde en büyük payı, BlackRock’ın Bitcoin ETF’si IBIT aldı. Tek bir günde 1.12 milyar dolarlık net sermaye girişi sağlayan IBIT, bu alanda rekor kırmış oldu. BlackRock’ın ETF’ine olan yoğun ilgi, yatırımcıların Bitcoin’e güvenli bir yatırım aracı olarak yönelmelerinin işareti olarak değerlendiriliyor. Ethereum spot ETF’leri de bu süreçte kayda değer bir sermaye akışı gördü. Ethereum ETF’lerine 7 Kasım’da 79.74 milyon dolarlık net giriş yaşandı. Bu rakam, Ethereum ETF’lerinin tarihinde kaydedilen en yüksek üçüncü günlük giriş olarak kayıtlara geçti. Bitcoin’in spot piyasa fiyatı ise bu dönemde 76,000 doların üzerine çıkarak yeni bir zirveye ulaştı. Kripo varlıklarda kısa vadede yukarı yönlü seyrin devam edeceği kesin denilebilir. Hatırlarsanız, bu yılın başında Bitcoin'in 100,000 dolara kadar çıkabileceğini iddia edenler vardı. Şu anda 80,000 dolar seviyelerini zorluyor ve önü açık, yani bu tahminin tutması çok mümkün.