Bergama kent planı; yukarı ve aşağı kent olarak ikiye ayrılır. Yukarı şehirde kralların peristylli planlı, zengin süslemeli sarayları, MÖ 4. yüzyıla ait ve dor mimarisini yansıtan Athena Tapınağı, Roma İmparatoru Traian ve Hadrian’ın kolossal heykelleri, mimari detayları ile dikkat çeken Traian Tapınağı, Pergamonluların keşfi Bergama kağıdı (Pergaminae Chartae) olan yeni yazma aracı ile yazılan raflarında rulo ya da her iki yüzü yazılı kitap şeklinde (codex) muhafaza edilen 200 bin ciltlik esere sahip Pergamon Kütüphanesi, antik dünyanın en önemli kütüphanesiydi.
II. Eumenes zamanında Pergamonluların Magnesia’da Galatlara ve Seleukoslulara karşı kazandığı kesin zafer (MÖ 180) sonucu inşa edilen ve kent mimari programın en dikkat çekici eseri Zeus Sunağı’dır. Sunak dış yüzünde bulunan Zeus ve Athena adına adanan sunak Pergamon Heykelcilik Okulu’nun en önemli eseridir. Zeus ve Athena kabartma gurubu, ışık tanrıları Apollon, Artemis ve Leto grubu Helios, kız kardeşi şafak kızılı Eos, ay tanrıçası Selena, Nyx, kavga tanrıçası Eris, kader dağıtan Moiralalar, yıldız tanrı Orion grubu Poseidon, Amphitrite, Nereus,Doris Okeanus,Tethys, grubu kabartmaları yüksek plastik özellikleri ile antik dünyanın en önemli eseri arasında yer alır.
10 bin kişilik tiyatrosu dik yamaca konumlanan yapısı ile seyyar sahne binası Dionysos Tapınağı ile mimari bağı ile antik önemli en ünlü tiyatroları arasında yer alır. Bergama Antik Kenti, dünyanın en dik tiyatrosuna ve aynı zamanda Türkiye’nin en çok oturma yeri olan antik tiyatrosuna sahip. 10 bin kişilik kapasitesi, 80 oturma sırası ile Türkiye’nin birinci sırasında yer alıyor. Aspendos Tiyatrosu’nda sadece 41 oturma sırası bulunuyor.
11. Pergamon kale tepesine su temini için Helenistik dönemde 45 kilometre uzunluğunda, 240 bin toprak künkten oluşan ve 900 metre yükseklikte Madra Dağı’ndan gelen yüksek basınçlı su hattı Pergamonluların bir mimari başarısıdır.
Aşağı kentte ise Hera ve Demeter kutsal alanları, Helenistik dönemin bilinen en büyük gymnasıonu, aşağı agora, evler,dükkanlar gibi daha çok sosyal yapılar bulunmaktaydı.