Korona: AB için uluslararası bir sınav

Avrupa Birliği büyük bir sınavdan geçiyor. Birlik henüz ortak bir plana sahip değil. Bütün ülkeler tek başlarına önlemler alıyorlar. Virüs İtalya'da yayılmaya başladığında oraya gerekli tıbbi destek, sadece malzeme değil, doktor desteği de gitmiş olsaydı belki en baştan ciddi önlemler hayata geçirilebilirdi. Virüs bir ülkede kontrol altına alınıp başka bir ülkede alınamazsa salgının önünün kesilmesi mümkün olmaz. AB'nin hala birlikte hareket etme, dayanışma şansı var.

Ayşegül Karakülhancı  aysekh2808@gmail.com

KÖLN – 18 Mart akşamı Almanya Başbakanı Merkel ulusa seslendiği konuşmasında “II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Almanya bu tarz bir sınav yaşamadı. Dayanışmak zorundayız bu tarihi bir görevdir” dedi.

Pazar gününden beri Merkel temas ettiği bir doktor koronavirüs pozitif çıktığı için kendisini gönüllü olarak evde karantina aldı. Merkel kendisini karantinaya almadan önce eyalet başbakanlarıyla yaptığı toplantı sonrasında bir basın açıklaması yaparak ülke genelinde insanların iki kişiden fazla bir araya gelmesinin yasaklandığını açıkladı. Grup halinde toplanılmayacak. Toplu taşıma araçlarında 1,5-2 metrelik mesafe korunacak. Zaten hali hazırda Bavyera, Baden-Württemberg, Hessen, Aşağı Saksonya, Hamburg gibi eyaletlerde sadece spor, temiz havada yürüyüş, alışverişe gitmek veya doktora gitmek gibi zorunlu hallerde dışarı çıkılmasına izin veriliyordu. Kısıtlı sokağa çıkış uygulanıyordu. Bu kurallara uymayanlar para cezası ödemek zorunda kalacaklar.

Ülkede restoran, kafeler, barlar zaten kapalıydı, buna kuaför, dövme salonları, birebir temas kurulan tüm işletmeler eklendi. Pazar günü itibariyle Almanya’da enfekte olan kişi sayısı 24.869, ölü sayısı ise 97 olmuştu. Sayılar her gün neredeyse saat başı değişiyor. İtalya’da İspanya’da Fransa’da ve İngiltere’de de sayılar hızla artıyor. İngilizler önlem almakta çok geç kaldıkları için İtalya’dan sonra en çok ölümün yaşanacağı yer olması bekleniyor. Robert Koch Enstitüsü Başkanı Lothar Wieler, “Bu sayılar bu şekilde artmaya devam ederse Almanya’da en az 10 milyon kişiye Covid-19 bulaşmış olacak” dedi. Çin’de virüsün yayılımı durdu fakat bu kez Avrupa virüsün merkezi haline geldi.

KÜÇÜK İŞLETMELERE 50 MİLYA EURO

Fabrikalarda üretim yavaşladı, bazılarında durdu. İhracata dayalı bir ekonomisi olan Almanya şu anda ihracat yapamıyor. Bu sebeple de Almanya ekonomisi durgunluğa girdi. Hükümet, geçtiğimiz hafta önlem amaçlı bir ekonomik paket açıklamıştı. Bu pakete göre küçük işletmelere ve esnafa 50 milyar euro ayrıldı. 10 kişiden az çalışanı olan işletmelere 15 bin euro 5 kişiden az çalıştıran işletmelere 9 bin euro destek verilecek. Temel güvence bütçesinden yararlanabilmeleri için vatandaşlara kolaylık sağlanacak.

Harz IV denilen işsizlik parası başvurularında bürokrasi hızlandırılacak. Ek çocuk parası yardımında da kolaylıklar sağlanacağı duyuruldu. Kriz durumunda ihtiyaç duyulan iş alanlarında emekli olmuş kişilerin işe dönmesi 2020 sonuna kadar kolaylaştırılacak. Korona salgını sırasında her ne sebeple olursa olsun kirasını ödeyemeyen kişiler şimdilik 1 Nisan-30 Eylül tarihleri arasında evden çıkartılamayacak. Gerekirse bu süre uzatılabilecek. Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı tasarıda ev sahibi olup bankaya kredi ödeyenler içinse kredi ödemelerinin ertelenmesinin de yer alacağı ifade ediliyor.

Tuvalet kağıdı, temizlik maddesi, ıslak mendil gibi malzemeleri bulmak Almanya’da imkansız hale geldi. Televizyonlarda, tartışma programlarında halk neden tuvalet kağıdı istifliyor sorusuna yanıt aranıyor.  Okullar kapalı, çocuklar evde. Bir kaç şehirde aile içi şiddeti önleme hatlarının kilitlendiği ifade ediliyor. Çin’de karantina sonrası boşanma davalarında büyük artış olduğu haberleri gelmişti. Şimdi buna benzer bir durum belki de Almanya’da ve virüsle mücadele içinde olan tüm ülkelerde yaşanacak. Maalesef artan aile içi şiddete karşı henüz bir önlem açıklanmadı.

AB, VİRÜSE KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE ETMEK ZORUNDA

Avrupa Birliği büyük bir sınavdan geçiyor. Birlik henüz ortak bir plana sahip değil. Bütün ülkeler tek başlarına önlemler alıyorlar. İtalya, İspanya, Fransa gibi ülkelerde bile sağlık sistemleri çökerken, tıbbi malzeme, solunum makinesi, hastane sayısı, yoğun bakım üniteleri yetersizken Macaristan, Romanya, Yunanistan ve AB’nin en fakir ülkesi Bulgaristan’da önlemler nasıl alınacak belli değil. Ülkeler birbirlerine yardım etmek yerine her ülke kendi önlemini alıyor. Bu da virüsle mücadelenin süresini uzatıyor. Virüs İtalya’da yayılmaya başladığında oraya gerekli tıbbi destek, sadece malzeme değil, doktor desteği de gitmiş olsaydı belki İtalya’da en baştan daha ciddi önlemler hayata geçirilebilirdi. AB’nin hala birlikte hareket etme, dayanışma şansı var. Hatta Brexit’e rağmen İngiltere ile bile virüsle mücadelede ortak hareket edilebilir.

Covid-19’un yayılma hızının yavaşlatılabilmesi için ülkelerin hem birbirlerine yardım etmeleri hem de kendi halklarının gerekli ihtiyaçlarını karşılamaları gerekiyor. İtalya’da kontrol altına alınıp İngiltere’de yayılırsa yine Avrupa ve hatta Avrupa dışındaki diğer ülkelerde de tehlike geçmiş olmayacak.

Şimdilik AB içerisinde ilk yardımı Almanya’nın Baden-Württemberg eyaleti yönetimi açıkladı. Yönetim, koronavirüs vakaları nedeniyle yatak kapasitesi aşan sınırlı olan Fransa’nın Grand Est bölgesindeki hastanelerden hasta alabileceklerini duyurdu. Eyaletin sağlık bakanlığı sözcüsü tarafından yapılan açıklamada koronavirüs teşhisi konulan ve solunum cihazına ihtiyaç duyan Fransız hastaların kendi hastanelerine transfer edilebileceği belirtildi. Umalım ki bu geç kalmış dayanışma AB ülkeleri içerisinde bir başlangıç olsun.