Avrasya Ekonomik Birliği’nin gözü Asya Pasifik’te

Avrasya Ekonomik Birliği üyeleri özel konukları İran ve Singapur’la 1 Ekim’de Ermenistan’da bir araya geldi. Eski Sovyet coğrafyasıyla sınırlı kalmak istemeyen Birlik, İran’ın ardından Singapur’la da serbest ticaret anlaşması imzaladı. Ankara’yı aynı masada görmekse şimdilik zor.

Google Haberlere Abone ol

ANKARA - Rusya Liderliğinde kurulan Avrasya Ekonomik Birliği (AvB), 1 Ekim2019’da Ermenistan’ın başkenti Erivan’da Liderler Zirvesi için bir araya geldi. AvB’nin kendi içindeki bütünleşme sürecinin masaya yatırıldığı toplantıya üye ülkelerin (Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Ermenistan) yanı sıra Ermenistan’ın davetiyle İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Singapur Başbakanı Lee Hsien Loong de katıldı.

Erivan’da gerçekleşen Zirve’nin gündeminde ne vardı? İran ve Singapur neden Zirve’ye davet edildi? Rusya ile yakın ilişkilere sahip ola Türkiye’nin yakın dönemde AvB zirvelerinde görmemiz mümkün mü? Analizimizde bu sorulara yanıt arayacağız.

AVRASYA EKONOMİK BİRLİĞİ’NİN KAT ETTİĞİ YOL

AvB, 1991’de SSCB’nin dağılması sonrasında eski Sovyet coğrafyasına dönük bütünleşme adımlarının en üst noktası. Fikrin temelleri 1990’lara uzanıyor. Ancak Bağımsız Devletler Topluluğu, Avrasya Ekonomik Topluluğu gibi girişimler içerisinde öncül olan Rusya, Belarus ve Kazakistan arasında 2010’da kurulan Gümrük Birliği’ydi. Üç ülke arasında gümrük duvarlarını indiren yapı AvB’nin de öncülü olacak şekilde yola çıktı. Nihayetinde 2015’te Ermenistan ve Kırgızistan’ın üyelik başvurularının kabul edilmesiyle AvB bugünkü yapısına kavuştu. AvB, ekonomi ve ticaret alanında üyeler arasında ortak mekanizmaların kurulmasını, ortak gümrük tarifelerinin belirlenmesini, üyeler arasında gümrüksüz ticaret, ekonomi mevzuatının uyumlulaştırılması gibi pek çok alt başlıkta bütünleşmeyi ve nihayetinde tek ekonomik alan yaratmak istiyor.

Değinilen hedefler akla Avrupa Birliği’nin öncüllerinden Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu getiriyor. Zaten AvB’de değinilen Avrupa modelini temel aldı ve kendi özgül koşullarına uyarladı. Ancak üyeler arasındaki ekonomik farklar, âtıl bürokrasi, üye ülkelerin iç kamuoyundan gelen eleştiriler, bütünleşme sürecinin çok yavaş ilerlemesine neden oluyor. Buna bir de Avrupa Birliği’nin Doğu Ortaklı Projesi’nin hali hazırda AvB üyesi olan Ermenistan ve Belarus’u kapsaması eklendi. Avrupa alternatifine karşı AvB seçen Erivan ve Minsk tercihlerinden ötürü eleştiri iç kamuoyundan sert eleştiriler alıyor. Ancak Doğu Ortaklı Projesinin bir yansıması daha var: Ukrayna.

Rusya ile Ukrayna arasında Kırım’ın ilhakına kadar varan çatışmada Ukrayna’nın önce AvB’yi tercih etmesi, toplumdan gelen tepkiler sonucunda bundan vazgeçip AB’nin projesine yeşil ışık yakması etkili olmuştu.

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı askeri, ekonomik ve enerji kartlarını masaya sürmesi, AvB üyesi ülkelerini bütünleşme adımlarımda daha dikkatli olmaya itiyor. Benzer bir üyelikten çıkma ihtimalinin üyelere nasıl bir fatura çıkaracağını kestirmek zor olsa da bu sürecin hiç kolay olmayacağını söylemek gerekiyor. Söz konusu kaygı bütünleşme sürecinde yavaşlama olarak karşılık buluyor. Özetle AvB yola çıkmış olsa da kendi hedefleri uyarınca gidecek çok uzun bir yolu olduğunu söylemek gerekir.

SİNGAPUR’UN TOPLANTIYA KATILIMI VE TÜRKİYE

Singapur Pasifik’in gelişmiş finans merkezlerinden biri. Güneydoğu Asya Milletler Birliği (ASEAN)’ın önemli üyelerinden. ABD ile yakın ilişkileri olsa da Singapur, bölgesel sorun ve çatışmalarda doğrudan taraf olmaktan kaçınıyor. Erivan’daki AvB zirvesine Sinagpur, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın davetiyle katıldı. Ancak Paşinyan’ın Singapur Başbakanı Lee’yi jest olsun diye çağırmadığını söylemek lazım. AvB ile Singapur 2017’den beri bir serbest ticaret anlaşmasını müzakere ediyor. Nihayetinde taraflar yedi aşamadan oluşan müzakerelerde uzlaştı. Serbest ticaret anlaşmasının imzalanmak için Erivan Zirvesi’nde bir araya gelmeyi kararlaştırdı ve zirvede imzalar attılar

O kadar ülke dururken neden Singapur sorusunun yanıtı, AvB’nin küresel vizyonuyla yakından ilişkili. Bugüne kadar AvB ile serbest ticaret konusunda anlaşan Vietnam, İran ve Sırbistan vardı, şimdi buna Singapur eklendi. Çin ile müzakereler sürüyor.

AvB’nin öncüsü Rusya da AvB de öncelikli olarak Asya Pasifik’te etkin olmak istiyor. Bunda Avrupa pazarında AB ile rekabet edememe etkili. İşte bu noktada AvB, Avrupa ile Asya Pasifik arasında köprü olmak istiyor. Tam da bu nedenle ASEAN’ın iki üyesiyle (Vietnam ve Singapur) anlaşma imzalamayı önceledi. Dahası AvB’nin hedefinde tek tek üyelerin dışında ASEAN’ın kendisi de var. İki blok arasında iki yıldır serbest ticaret için görüşmeler sürüyor. Singapur ve Vietnam’ın bu anlamda öncü oldukları söylenmeli.

AvB’nin 2019’da serbest ticaret anlaşması imzaladığı bir diğer ülke, İran da Erivan Zirvesi’ne davet edildi. İran 2018’den bu yana ABD yaptırımlarına maruz kalıyor. Rusya, ABD’nin hem nükleer anlaşmadan çekilmesi hem de İran’a yaptırım uygulamasına karşı çıkmıştı. Şu anki hamleyle İran ile ulusal para birimleri üzerinden ticaret yapılması için kanallar açılıyor. Bu çerçevede özellikle Ermenistan ile İran ticaretinin çok önemli olduğu söylenmeli. Böyle Rusya, AvB üzerinden İran’a ABD karşısında yalnız olmadığı mesajını veriyor. Buysa ABD ile İran arasında ilerde gerçekleşmesi muhtemel müzakereler konusunda İran’ın elini güçlendirirken Rusya’nın sürece dahlini kolaylaştırabilir.

Türkiye’nin Rusya ile kurduğu ilişkiler dikkate alındığında yakın gelecekte Türkiye’nin AvB ile İran gibi anlaşma yapması ya da üye olması mümkün mü sorusu akla geliyor. İki faktör nedeniyle bu soruya “zor” yanıtı verilebilir. İlk engel Türkiye’nin bağdaşıklarından kaynaklanıyor. Türkiye 1995’te AB ile Gümrük Birliği Anlaşması imzaladı. Bu herhangi bir ülkeyle serbest ticaret anlaşması imzalaması durumunda Ankara’nın Brüksel’i gözetmesi demek. Benzer biçimde Türkiye NATO üyesi. NATO için Rusya güncel en büyük tehdit. Dolayısıyla Türkiye’nin Rusya öncülüğünde bir oluşuma yakınlaşmanın maliyeti sanıldığından yüksek olabilir. İkinci faktör, AvB ile ilgili. Ermenistan hali hazırda AvB’nin üyesi. Bu durum Azerbaycan AvB’ye başvurduğunda önce “Karabağ sorununu çözün” yanıtını almasına neden olmuştu. Aynı durumun Türkiye için de geçerli olacaktır. AvB Türkiye’ye “önce Ermenistan ile sorunlarını çözün” yanıtını verecektir. Özetle AvB bir yandan serbest ticaret anlaşmalarıyla alanını genişletmeye çalışırken bir yandan da kendi bütünleşmesini hızlandıracak formüller arıyor. Türkiye içinse değinilen koşullar değişmedikçe içinse yakın zamanda AvB ile yakınlaşma ihtimali zor görünüyor.