Üçüncü Dünya: Haiti'de ABD destekli hükümete karşı öfke dinmiyor

Haiti'de 4 kişinin öldüğü protestolarda göstericiler, ABD destekli Devlet Başkanı Jovenel Moise'nin istifasını istiyor... Kolombiya'da yolsuzluk eylemleri sırasında 70'in üzerinde öğrenci gözaltına alındı... Güney Afrikalı emekçiler 'asgari ücret' tartışmalarına grev çağrısı ile yanıt verdi... Hepsi Üçüncü Dünya'da...

Kavel Alpaslan  kalpaslan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR- Karayiplerin en yoksul ülkelerinden Haiti’de hükümet karşıtı gösteriler sırasında 4 kişi yaşamını yitirdi. Yolsuzluk, ekonomik kriz, iklim felaketi ve kıtlık gibi sorunların özellikle son dönemde arttığı ülkede göstericiler, ABD destekli Devlet Başkanı Jovenel Moise’nin istifasını istiyor. Başkent Port-au-Prince’de günlerdir kurulan barikatlarda çatışmalar sürüyor. Eylemlerine yoksul mahallelerde başlayan göstericiler, Moise’nin de yaşadığı Petion-Ville’e doğru ilerlemeye çalışırken polisin saldırısı genellikle bu hat üzerinde devam ediyor.

Polis ve göstericiler arasında çıkan çatışmalarda karakollar ateşe verildi ve bir cezaevinin kapıları açıldı. Bununla birlikte hükümet yetkililerinin konutları da göstericilerin hedefindeydi. Milletvekilinin açtığı ateş sonucu bir gazeteci başından vuruldu.

Haiti’de yaşanan ekonomik kriz ve kıtlığı anlayabilmek için Venezuela’yı ve bu ülkeye karşı ABD müdahalesini yeniden okumak gerekiyor. ‘Venezuela’da ABD destekli sağ muhaliflerin gösterileri ana akım Batı medyasında parlatılırken neden Haiti gündem olmuyor?’ ekseninde değil; Haiti-Venezuela ilişkisini kısaca hatırlamaya çalışalım. Venezuela’da Chavez yönetimiyle birlikte 2005 yılında kurulan ‘Petrocaribe’ birliği, kimi Karayip ülkelerinin piyasa değeri üzerinden petrol almasını sağlıyor. Günde 60 binin üzerinde varil satıl alınabilirken nakit haricinde ödemeler muz, pirinç ve şeker cinsinden yapılabiliyor. Haiti özeline geri dönecek olursak özellikle 2010 yılında yaşanan depremin ardından adada Petrocaribe’den gelen para ciddi bir yolsuzluğa yol açtı. Fakat daha da önemlisi Moise yönetimi ve Venezuela’ya ABD müdahalesiyle birlikte bir yıl kadar önce anlaşmanın işlemeyişi oldu. ABD çıkarları doğrultusunda adım atan Moise yönetimi ister istemez uzun bir süredir petrol, gıda ve ekonomik krizin tırmanışıyla karşı karşıya. Bu açıdan meşruluğu bir tarafa Hong Kong’da ya da Venezuela’da düzenlenen gösteriler hızla ana akım medyanın gündemine girebilirken Haiti’nin yalnızlığına şaşmamalı.

Karayip ekonomisi üzerine çalışan Keston K Perry, Al Jazeera’da yayınlanan yazısında Petrocaribe’nin krizdeki payına ve ABD çıkarlarının ülkedeki durumu nasıl etkilediğine değiniyor. Perry, Haiti’deki krizin aslında sömürgecilik, neoliberalizm ve iklim değişimine eşitsiz yaklaşımın zehirli bir kombinasyonu olduğu görüşünde. Fransız sömürge döneminden ABD güdümündeki yönetimlere kadar ülke kaynakların bu devletlerin çıkarınca işlendiğini söyleyen Perry, ‘Haitililerin ABD tarzı serbest pazar ekonomisinin, geri bırakılmışlığa ve tırmanan iklim değişimine sebep olduğunu artık fark ettiği’ çıkarımını yapıyor.

2007 yılında bir karnavalda çekilen bu fotoğraf, gösterilerin ardından sosyal medyada en çok paylaşılanlar arasında yer aldı.

KOLOMBİYA: ÜNİVERSİTEDE YOLSUZLUK SONRASI BOGOTA’DA ÖĞRENCİ GÖSTERİLERİ BAŞLADI

Latin Amerika ülkesi Kolombiya’da yolsuzluk eylemleri sırasında 70’in üzerinde öğrenci gözaltına alındı. Başkent Bogota’da bir devlet üniversitesinde milyonlarca pesoluk yolsuzluk skandalının ortaya çıkmasıyla birlikte öğrenciler gösteriler düzenledi. Polisin saldırısıyla birlikte sokak çatışmaları başladı.

Francisco José de Caldas Üniversitesi adına seyahat, lüks araba ve seks endüstrisi alanlarında yapılan harcamalar öğrencileri öfkelendirirken günlerdir süren sokak gösterilerinin polis tarafından şiddetle bastırılışı, diğer eylemlerin gündemi haline geldi. Ülkede Ivan Duque yönetimiyle birlikte paramiliter suikastlerin artışı ve barışın korunamamasının verdiği gerilimin de başkent sokaklarına yansıdığını söylemek çok zor değil.

GÜNEY AFRİKA: 150 BİN GÜVENLİK İŞÇİSİNDEN ‘ASGARİ ÜCRET’ İÇİN GÖZDAĞI

Güvenlik sektöründe çalışan Güney Afrikalı emekçiler ‘asgari ücret’ tartışmalarına grev çağrısı ile yanıt verdi. Sendikalar, eğer yetkililerin ödemeleri reddetmesi durumunda yaklaşık 150 bin güvenlik emekçisinin seferber olacağını açıkladı.

The South African’da yer alan habere göre, SATAWU, KAWU ve diğer sendikalar, Johannesburg’da yaptıkları çağrıda işçilerin hak ettikleri ücretleri alması çağrısında bulundu. DETAWU işçi birliği lideri Vusi Ntshangase tüm işçilerin savaşmaya hazır olduğunu belirtti, ‘güvenlik sektöründe tüm kavgaların anasına doğru gittiklerini’ ifade etti. KAWU’dan Robert Dude de şirketlerin önerdiği %1.1’lik maaş artışının bir küfür olduğu görüşünde.

Böylesi bir grevin ülkedeki çeşitli sektörleri etkileyeceği belirtiliyor. İşçilerin büyük çoğunluğu alışveriş merkezleri, maden endüstrisi, konutlar, üniversiteler ve park alanlarında çalışıyor.