Hıncal Uluç: İsmail Küçükkaya o kadar gerzek mi?

Millet İttifakı'nın İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu'nun, AK Partili rakibi Binali Yıldırım'la ortak yayın öncesi moderatör İsmail Küçükkaya'dan soruları aldığı iddiasına bir tepki de, Sabah yazarı Hıncal Uluç'tan geldi. Uluç, Küçükkaya gibi tanınmış bir simanın gizli tutulması gereken bir işi The Marmara Taksim kadar kamusal bir ortamda yaptığı iddiasının inandırıcı olmadığını yazdı.
Hıncal Uluç

DUVAR – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin adaylarından Ekrem İmamoğlu’nun, rakibi Binali Yıldırım’la ortak yayın öncesi moderatör İsmail Küçükkaya’dan soruları aldığı iddiasına tepki gösterenlere, Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç da katıldı. Uluç, bizzat kendi gazetesi Sabah’ta bu iddiayı dile getiren Mahmut Övür’ü eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

“Bunca yıllık gazeteci (Ki beş yılı Genel Yayın Müdürlüğüdür) bunca yıldır en çok izlenen haber bültenlerinden birinin sunucusu, yani o otelin yanında oturan boyacının bile tanıdığı biri olarak, bu işi gazeteci kaynayan yerde “Gizleyeceğini sanarak” yapacak kadar gerzek mi, meslektaşımız, Sevgili Mahmut?”

Hıncal Uluç’un bugün yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Şimdi dün sabah bizde Mahmut Övür kardeşimin yazısı vardı. Bomba haber olduğu için birinci sayfadan verilmiş..
Öyle bomba ki, fotoğraflarla belgelenmiş. İsmail Küçükkaya yayından önce Taksim’deki o ünlü gökdelen otele giriyor. İmamoğlu ile konuşuyor ve çıkıyor, görüyorsunuz.

Mahmut’un yazısının manşeti “O otelde ne konuştunuz?.” O otele, ne zaman, niçin gittiğini de, ne konuştuğunu da İsmail bir gece evvel televizyonda anlattı ve bastıra bastıra, on kez tekrar ederek “İki tarafla da konuşmamı tarafların sözcüleri Mahir Ünal ve Engin Altay benden istediler. ‘Yaptığımız protokolü ve yayın akışını anlat’ dediler.

Ben de görüştüm, dedi” Mahmut!. Ve ne Ünal’dan ne de Altay’dan tekzip de gelmedi.

Sevgili Mahmut..

Şimdi diyelim sen, Ekrem İmamoğlu’na gizli bir soru kağıdı vermek istiyorsun. Bunun için adamın basın toplantısı yaptığı, yani ortalığın gazeteci, televizyoncu ve kameraman kaynadığı otele mi dalarsın, Malkoçoğlu gibi.. Yoksa o soru kağıdını kimsenin ruhunun duymayacağı bir şekilde iletme yolunu mu bulursun?.

Bunca yıllık gazeteci (Ki beş yılı Genel Yayın Müdürlüğüdür) bunca yıldır en çok izlenen haber bültenlerinden birinin sunucusu, yani o otelin yanında oturan boyacının bile tanıdığı biri olarak, bu işi gazeteci kaynayan yerde “Gizleyeceğini sanarak” yapacak kadar gerzek mi, meslektaşımız, Sevgili Mahmut?.

Baştan ben de kızmıştım, sunuculuk teklifini geri çeviren Uğur’a.. Ama dedim ya!. “Hayır” derken yerden göğe haklıymış, meğer!.”