Almanya'nın S-400 uyarısı ne anlama geliyor?

Almanya hükümetinden farklı isimler bir kaç defa Türkiye'yi ABD'nin uygulayacağı yaptırımlar konusunda uyarmıştı. Çünkü Almanya, hali hazırda oldukça kırılgan olan Türkiye ekonomisinin ABD yaptırımlarından sert şekilde etkileneceğinin farkında.

Ayşegül Karakülhancı Duman  aysekh2808@gmail.com

KÖLN – Türkiye’nin stratejik konumu gereği iyi bir partner olarak kalması Avrupa ülkeleri için çok önemliydi. Avrupa zaman zaman Türkiye’de güçlenen siyasi İslam, Türkiye ekonomisinin zayıflığı veya ordunun demokratik siyaset üzerindeki etkisi gibi sorunlar nedeniyle “Türkiye’yi kaybediyoruz” endişesine kapılırdı. Bazen ABD Ortadoğu’daki en önemli müttefiki olan Türkiye’yi Avrupa’nın bu endişesine karşı korurdu. Ancak şimdi aynı endişeyi ABD yaşıyor. Türkiye ve ABD arasında temel bir şeyler yok oluyor. NATO üyesi Türkiye ile NATO’nun diğer devletleri arasında da uzun zamandır bir suskunluk hali var. Ancak üç gün önce Almanya’dan Ankara’nın Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemi hakkında yeni bir uyarı geldi. Almanya Federal Hükümet sözcü vekili Ulrike Demmer, “Alman hükümeti, Türkiye’nin kararını transatlantik ittifaktaki konumu çerçevesinde bir kez daha gözden geçirmesinden memnuniyet duyacaktır” açıklamasını yaptı.

Sözcü Demmer, Rusya ile Türkiye arasında imzalanan S-400 anlaşmasının NATO içinde de “sürekli ve hararetli bir şekilde tartışılan bir konu” olduğunu belirterek, Rus silah sistemlerinin ithal edilmesinin Türkiye’ye yönelik Amerikan yaptırımlarını devreye sokabileceğini hatırlattı. Demmer, “Bu da ne Türkiye’nin ne de NATO’nun çıkarına olabilir” diye konuştu.

Almanya bu açıklamayı ilk kez yapmıyor. Bir kaç defa daha Almanya hükümetinden farklı isimler Türkiye’yi ABD’nin uygulayacağı yaptırımlar konusunda uyarmıştı. Çünkü Almanya, hali hazırda oldukça kırılgan olan Türkiye ekonomisinin ABD yaptırımlarından sert şekilde etkileneceğinin farkında. ABD F-35’lerin teslimatını durdurduğunda Türkiye milyarlarca lira daha zarara girecek. Ek olarak, stratejik maliyetler ortaya çıkacak. Almanya basınında Türkiye’nin F-35’leri alamaması durumunda bu kez Rus yapımı Suchoi savaş uçaklarını almak isteyebileceğini, bunun da NATO ülkeleriyle ortak çalışma kabiliyetini daha da kaybedebileceği uyarısında bulunuluyor.

2017 yılında Türkiye ve Almanya arasında yaşanan siyasi gerginlik esnasında Almanya, İncirlik ve Konya NATO üslerinde görev yapan askerlerini ziyaret etmek istemiş ve Türkiye’nin izin vermemesi nedeniyle bu ciddi bir krize dönüşmüştü. Dönemin İçişleri Bakanı Sigmar Gabriel ve Almanya şansölyesi Merkel, özellikle AB’nin Türkiye ile yaptığı mülteci anlaşmasının zora girmemesi, konunun iki ülke arasında büyük bir krize dönüşmemesi için çok uğraşmış en sonunda Almanya birliklerini ve uçaklarını Türkiye’den çekerek Ürdün’e taşımıştı. Yine de Almanya hâlâ Türkiye’yi S-400 konusunda hatta mümkün olan en yumuşak şekilde uyarmayı tercih ediyor. Bu tercihinin altında hâlâ diplomatik ilişkileri korumaya çalışması ve Türkiye ekonomisinin tamamen çökmesinden endişe etmesi yatıyor. Türkiye ekonomisinin çökmesi durumunda hem Türkiye’deki Alman yatırımları ciddi tehlikeye girecek hem de ekonomik sebeplerle Türkiye’den Almanya’ya doğru ciddi bir göç başlayacak. Almanya’da erken seçim konulurken ve aşırı sağ partilere ilgi devam ederken Almanya hükümetinin isteyeceği en son şey Türkiye’den başlayacak bir göç dalgası.

DOĞU AKDENİZ SORUNU

Ankara’nın NATO üyeliği sadece S-400 konusuyla da sınanmıyor. Doğu Akdeniz’de, Türkiye komşularının yanı sıra Kıbrıs’ın güneyinde ve doğusunda doğalgaz rezervleri açmaya çalıştığı için ABD ile sorun yaşıyor. Kıbrıs, Yunanistan, İsrail ve Mısır, Amerika tarafından özenle sponsorluk edilen gayrı resmi ittifaklar oluşturmak için çalışma yürüttükleri dış basında yazılan konular arasında yer alıyor.

Die Zeit gazetesi köşe yazarı Michael Thumann ABD’de Cumhuriyetçilerin ve Demokratların Kongre’de Ankara’dan uzaklaşarak Atina’ya bir strateji değişikliği yapmak için birlikte çalıştıklarını yazdı. Trump yönetiminin, Yunanistan’daki varlığını önemli ölçüde artırmak istedikleri belirtiliyor. Girit’te ABD üssü zaten var olduğunu yazan Thumann, bu durumun zamanla ABD’nin İncirlik’teki üssü küçülteceği veya tamamen kapatabileceği anlamına da gelebilir, diye yorumluyor.

NATO birliği içerisinde istenmeyen üyelerin atılması gibi bir prosedür yok. Ancak Türkiye isterse kendiliğinden ayrılabilir. Fakat bunun da şimdilik gerçekleşme ihtimalinin çok yüksek olmadığı görüşünde birleşiliyor. Almanya’da kimi dış politika uzmanları, Türkiye’nin NATO içerisinde, stratejik değeri azalsa da yine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile gayriresmi ittifakını geliştirirken NATO’da kalarak Putin’in istediği gibi NATO içerisinde kavgaya, tartışmaya ve ayrışmaya neden olmaya çalışacak yorumları yapıyorlar.