Bolivarcı Devrim'in eski tüfeklerinden Izarra: ABD saldırırsa Venezuela yeni Vietnam olur

Askeri strateji uzmanı ve Venezuela'da Bolivarcı Devrim’in eski tüfeklerinden William Izarra'ya göre, ülkede sosyalist hükümeti devirmeye yönelik her fiyasko Trump'ı askeri seçeneğe daha çok yaklaştırıyor. Duvar'a konuşan Izarra, "ABD saldırırsa, binlerce kişi emperyalist işgale karşı Venezuela'ya gelecektir" diyor.
Venezuela'da hükümeti destekleyenler, ABD'ye karşı Chavez kuklaları ile sokağa dökülmüştü. (Fotoğraflar: Reuters)

Mustafa Özdemir

CARACAS – Donald Trump yönetimi Venezuela’daki sosyalist hükümete karşı baskıyı artırırken, durumun askeri bir saldırıya dönüşüp dönüşmeyeceği merak konusu. Askeri strateji uzmanı ve Bolivarcı Devrim’in eski tüfeklerinden William Izarra, Nicolas Maduro’nun sosyalist hükümetini devirmeye yönelik her fiyaskonun Trump’ı askeri seçeneğe daha çok yaklaştırdığını ve savaşın yakın olduğunu düşünüyor.

Izarra’ya göre, ABD’nin Venezuela’yı işgale kalkışması halindeyse, dünya çapından dayanışma mesajları gönderen binlerce kişi, emperyalist işgale karşı Venezuelalı devrimcilerle aynı safta savaşmak için Venezuela’ya gidecek. Izarra, “Ve bu durum, 1970’li yıllarda Vietnam’ın aldığı uluslararası desteğe benzer bir atmosferi yaratacaktır” diyor.

Bolivarcı Devrim’in askeri doktrini üzerine ve bunun düşünsel-tarihi altyapısına dair neler söylemek istersiniz?

Askeri strateji uzmanı olarak tanınan William Izarra, Venezuela hava kuvvetlerinden emekli bir albay.

Chavez öncesi Venezuela’da ABD’nin ‘komünizm tehdidi’ üzerine kurduğu güvenlik doktrininin etkisindeki ulusal güvenlik politikaları, Chavez’in 1999 yılında cumhurbaşkanı seçilmesiyle dönüştürülmeye başlandı. Bolivarcı Devrim’in askeri öğretisi olan Birleşik Savunma Doktrini (ya da öğretisi) silahlı kuvvetlerin varlık nedenlerini, asker sivil ittifakı temelinde ve sosyalist bir bakış açısıyla yeniden yorumlama sürecinin bir sonucu. Venezuela’nın iki asır önce (19’uncu yüzyıl) İspanyol sömürgeciliğine karşı verdiği kurtuluş savaşında görülen ‘asker-sivil ittifakı’ ve sonrasında 20’inci yüzyılın ikinci yarısında verilen silahlı (ve asimetrik) gerilla mücadeleleri, savunma doktrininin oluşturulmasındaki önemli köşe taşları.

Birleşik savunma, ‘nizami savaş, gayrı-nizami savaş veya uzun süreli halk savaşı’ vermek için örgütlenmiş asker ve sivil ittifakına atıfta bulunur. Birleşik Savunma Doktrini’ne göre vatan topraklarını, ulusal egemenliği, kendi kaderini tayin hakkını ve bağımsızlığı savunmak sadece profesyonel ordunun değil, tüm Venezuelalıların sorumluluğu altındadır. Ayrıca bunu yapmaları için gerekli yasal hakları da anayasada mevcut.

Venezuela’da bir savaş yaşandığını söylüyorsunuz. Bu savaşı nasıl tanımlıyorsunuz?

Venezuela’da iki çeşit savaş gündemde, biri olagelen, diğeri olmak üzere olan.

İlk olarak, ‘gayrı-nizami savaş’ olarak adlandırılan ve (Bolivarcı) hükümeti istikrarsızlaştırmak için her türlü dalavereyi içeren, ekonomisini ve parasını bloke eden, halkın ve ordu mensuplarının motivasyonunu kıracak psikolojik operasyonlar düzenleyen ve elektrik, su gibi temel servislere ya da sosyal kurumlara yönelik terörist eylemleri içeren, dördüncü ve beşinci nesil hibrit savaşları yaşıyor Venezuela.

İkinci savaş ise muhtemelen çok yakında göreceğimiz nizami savaş (yani askeri birliklerin kafa kafaya çarpışacağı). 23 Şubat’ta Venezuela hükümetinin iradesine rağmen Kolombiya ve Brezilya sınırından insani yardım kisvesi adı altında Venezuela topraklarının ihlaline yönelik denemeler, somutlaşan nizami savaş girişimleri olarak değerlendirilebilir .

ABD’nin deniz ve hava kuvvetlerini olası bir askeri operasyonda kullanmak üzere Venezuela çevresinde konumlandırmış olmasını nasıl yorumluyorsunuz?

ABD Venezuela ile iki sebepten savaş istiyor: Doğal zenginliklere ama her şeyden çok, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olmasından dolayı ve Venezuela’daki Bolivarcı sosyalist hükümeti ‘kıtaya yayılma tehdidi içeren düşman ideolojinin temsilcisi’ olarak algılamasından ötürü.

Latin Amerika’nın güncel jeopolitik denklemi, stratejik hedefi Bolivarcı Devrimi (ya da hükümeti) tasfiye etmek olan ABD’nin işini kolaylaştırıyor. Keza Venezuela’nın kara ve deniz komşularının (Kolombiya, Brezilya, Guyana ve Hollanda Antilleri) ABD ile müttefik olmaları, hem Washington’ın ‘etrafını sar ve yalnızlaştır’ taktiğini uygulamasına olanak sağlıyor, hem de operasyon kuvvetlerine çevre ülkelerde sınırsız hareket imkânı ve özgürlük tanıyor.

ABD içerideki işbirlikçileri (yani Venezuelalı karşı-devrimci muhalefet) ile birlikte yarattığı ‘terörizm ve siyasi-ekonomik istikrarsızlaştırma’ yoluyla tasfiye etmeyi başaramadığı Nicolas Maduro hükümetini şimdi de askeri kaynaklarını kullanarak devirmeye çalışıyor. Venezuela’ya karşı yürüttükleri gayrı-nizami savaş taktiklerinin tükenmesi ve yerli işbirlikçilerinin her denemeden hüsranla çıkması, ABD’nin taktik değiştirerek işlerin yönetimini kendi ellerine almasına yol açtı.

Başkan Donald Trump Venezuela’da yeni bir aşamaya girildiğini ve ‘Maduro hükümeti ile sosyalizmin tasfiyesi’ için askeri seçeneğin de masada olduğunu açıkça dile getiriyor.

Askeri müdahale fikri yeni de değil. 20 yıl önce, yani Hugo Chavez’in iktidara gelmesinin ardından, ABD Güney Komutanlığı’nca bir saldırı planı hazırlanmıştı. Bu plan ‘her yıl güncellenerek’, bugüne kadar geldi. Şu anda sınır komşularımızın sundukları üs ve bölgelerde bulunan askeri personel, olası bir Venezuela saldırısı için kendilerine bildirilecek günü ve saati bekliyorlar.

Bolivarcı milislerin olası bir işgaldeki rolü ve görevi nedir?

Bolivarcı milisler ordunun tamamlayıcı bir bileşenidir ve halkın silahlı (öz) savunma güçleri olarak iş görürler. Bugün sayıları 2 milyonu aşan milisler ABD’nin işgal tehditlerine karşı caydırıcı bir role sahip. Düşman birliklerinin saldırısı halinde milisler iki görev üstlenir:

  • Emir komuta zinciri içerisinde, belirlenen askeri teçhizat ve sistemlerle saldırı ve savunmada taktik görevleri yerine getirmek,
  • Cephe gerisindeki mahallelere, sivil halka ve her türden stratejik tesise yardım etmek.

ABD saldırırsa Venezuela Vietnam olur mu?

Bolivarcı Devrim Venezuela’da geri dönüşü olmayan bir süreç yarattı.  Latin Amerika’da ve dünyada sosyal, politik ve kültürel hareketler Venezuela’da inşa edilen projeyi sahipleniyor.

Eğer ABD saldırır ve işgal gerçekleşirse, tüm dünyadan bize dayanışma mesajları gönderen binlerce kişi, emperyalist işgale karşı Venezuelalı devrimcilerle aynı safta savaşmak için Venezuela’ya gelecektir ve bu durum 1970’li yıllarda Vietnam’ın aldığı uluslararası desteğe benzer bir atmosferi yaratacaktır.


*Askeri strateji uzmanı olarak tanınan William Izarra, Venezuela hava kuvvetlerinden emekli bir albay. Bolivarcı sosyalist asker prototipine en uygun mizaçlardan birisi. 1967’den bu yana devrimci mücadele içinde olan bir militan, 1980’lerde askerler içinde örgütlenen yasadışı ARMA Örgütü’nün kurucusu, sonrasında Hugo Chavez’in siper yoldaşı. Kısa süre senatörlük ve Dışişleri Bakan Yardımcılığı da yaptı.

Şimdilerde ise kurucusu olduğu İdeolojik Formasyon Merkezi’nin etkinlikleri dahilinde, milislere ve sivillere Bolivarcı Sosyalizm’le ilgili eğitim kursları veriyor.