'Sola gönül veren kardeşim şimdi aşırı sağcılarla... Verecek oyum yok!'

Yunanistan ve Kıbrıs'ta işsizlik başta olmak üzere bir türlü çözülemeyen sorunlar özellikle gençler arasında seçimleri boykot eğilimini güçlendiriyor.
Yunanistan toplumu ekonomik krizin etkisini uzun süredir yaşıyor. Bu durum siyasete güveni sarsıyor.

Nikolaos Stelya  nstelya@gazeteduvar.com.tr

LEFKOŞA – Taki 25 yaşında bir Yunanistan vatandaşı. Biyoloji alanında yurt dışında aldığı master diplomasına rağmen kendi ülkesinde iş bulamıyor. Bugünlerde ailesinin yanında, doğup büyüdüğü küçük odasında geleceğe dair umutlarını korumaya çalışıyor.

Ekonomik kriz yüzünden kendi evini kapatan ve emekli maaşını ailesi ile paylaşan Taki’nin dedesi birkaç aydan beri genç işsizin odasının yeni misafiri. Yunanistan İç Savaşı’nda (1946-1949) savaşan, gerilla olarak dağların yolunu tutan dede torununun işsizliğini gururuna yediremiyor. “Yunanistan’ın mukadderatı bu olmamalıydı” diyen eski tüfek komünist bugünlerde torununa yurtdışında farklı bir gelecek arama yönünde tavsiyelerde bulunuyor.

“Şimdilik dedemin tavsiyesine uymuyorum. Bir kurye firmasında geçici olarak motosikletle posta dağıtımı yapıyorum. En azından bir harçlık kazanabiliyorum” açıklamasında bulunan Taki önümüzdeki dönemde Yunanistan’da art arda yapılacak üç kritik seçimde sandık başına gitmeyecek.

“Hangi siyasetçiye hangi nedenden dolayı destek sunayım?” sorusunu soran Taki sözlerine şunları ekliyor: “Taahhütlerinin hemen hemen hiçbir tanesini tutmayan Çipras’a verilecek oyum yok. Kendisi gitsin son zamanlarda çok sevdiği merkez seçmenden oy talep etsin. Aynı şekilde iktidara aday olan, büyük ekonomik yıkımdan sorumlu olan sağa oy verecek durumum yok. Üç seçimde de kız arkadaşım ve arkadaş grubumuzla beraber bir yerlere kaçıp eğleneceğiz”.

MARİA DA BOYKOTÇU

Tıpkı Taki gibi doktora öğrencisi Kıbrıslı Maria da Avrupa Parlamentosu seçimlerini boykot etme kararı almış durumda. Yurt dışında güzel sanatlar alanında doktora eğitimini sürdüren genç Kıbrıslı son beş yıllık ekonomik yıkımın ailesini çok zor durumda bıraktığına işaret ediyor.

“Kriz yüzünden babam işini kaybederken, biriken banka borçları nedeniyle asırlık evimizin geleceği belirsiz bir hal aldı. Annem üç farklı işte birden çalışıyor. Doktoramı ise bir burs ve Avustralya’daki iki teyzem destekliyor. Onlar olmasa okuyamayacaktım” diyen Maria sözlerini şu şekilde sürdürüyor: “Ekonomik kriz yıllarında küçük kardeşimle ilişkilerimi kesmek zorunda kaldım. Ergenlik ve reşit olma döneminde Kıbrıs soluna gönül veren kardeşim bugün aşırı sağcılarla kol kola geziyor ve Türkiye ile sözde nihai savaşın hayallerini kuruyor. Ailem kriz nedeniyle darmadağın bir durumdayken hiçbir politikacı benden oy beklemesin. Ne Kıbrıslı ne de Avrupalı politikacıya verilecek oyum yok”.

YUNANİSTAN VE KIBRIS’TA BİRİNCİ ‘BOYKOT PARTİSİ’

Taki ve Maria’nın işaret ettiği “boykot partisi” son seçim süreçlerinde Kıbrıs ve Yunanistan’da adından söz ettirdi. Yunanistan’daki seçimlerde “boykot partisi” birinci siyasi aktör olarak ortaya çıkarken, neredeyse her iki seçmenden biri sandığa gitmeme eğilimi gösterdi.

Kıbrıs’ta ise boykot cephesi her geçen gün güçleniyor. Geleneksel olarak büyük katılımın olduğu Kıbrıs seçimlerinde son yıllarda sandığa gitmeme ya da geçersiz oy kullanma eğilimi Lefkoşa’daki siyasetçilerin başını ağrıtıyor. Avrupa’daki birçok ülkede olduğu üzere Yunanistan ve Kıbrıs’taki son kamuoyu yoklamaları çok sayıda seçmenin önümüzdeki seçimleri boykot edeceğini gösteriyor.