İndirimli soğan 4 lira: Arpacıktan hallice!

Seçimlere günler kala Türkiye gündemine damgasını vuran soğan-patates fiyatları vatandaşlar arasındaki diyaloglara nasıl yansıyor? Soğansız yemek esprilerinin döndüğü manav ve marketlerde son durum ne?

Beril Köseoğlu  bkoseoglu@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Kimsenin bugüne dek tasarruf listesine almayı aklından bile geçirmediği patates ve soğan, 24 Haziran erken genel seçimlerine üç gün kala Türkiye’nin gündemine damgasını vurdu. Patatesin kilosu 6 liraya kadar çıktı. Soğan bir ayda yüzde 212 zamlandı; kilosu 5.5 liraya kadar yükseldi. Şimdi, Türkiye’de geleneksel mutfağın bu iki temel taşının ithal edileceği açıklandı. Başbakan Binali Yıldırım ise tepkilerin alıp yürümesi karşısında “Zaman zaman sebzelerde meyvelerde gıdalar üzerinden siyaset yapıldığı oluyor” yorumu yaptı.

Peki patates-soğan fiyatı üzerinden siyaset mi yapılıyor, yoksa hayat pahalılığı zaten siyasi mi? Bu fiyatlar sıradan vatandaş arasındaki sohbetlere nasıl yansıyor?

‘ARTIK YEMEKLERİ YARIM SOĞANLA YAPIN!’

İstanbul Beyoğlu’nda, ekonomik fiyatlarıyla bilinen, bu nedenle öğleden sonra pek ürün kalmayan küçük bir manavdayız… Patates ve soğan fiyatlarını sormamla, müşterilerden tepki yükselmesi bir oluyor. Biri, “Artık herkes yemeklerini yarım soğanla yapsın” diyor. Manavın işletmecisi “Kalabalık aileler ne yapacak peki? Eskiden kilolarca alanlar vardı” yanıtını veriyor.

‘SOĞAN-DOMATESSİZ PATLICAN YEMEĞİ Mİ OLUR?’

Bir diğer müşteri “En ucuzu patlıcan. Patlıcanlı yemek yapın bu aralar” diye tavsiyede bulununca, o sırada domates seçmekte olan müşteriden tepki yükseliyor: “5 liraya domates mi olur? Hem patlıcanı soğansız domatessiz mi yapacağız!”

Yarım soğanlı yemek öneren müşteri, belli ki hükümetin “Patates ve soğanı ithal edileceğiz” açıklamasını henüz duymamış; “O zaman dolara müdahale ettikleri gibi sebze meyve fiyatlarını da düşürsünler” diyor…

‘ALMIYORUM, BUNLAR DA ÇÜRÜSÜN’

Yakındaki bir diğer manav ise neredeyse isyan ediyor. Dükkanında her ürünün fiyatı yazılı ama yan yana duran soğan ve patateslerin hiçbir yerinde fiyat yok. Kilosu 6 liraya çıkan kırmızı soğan için “Altın” benzetmesi yapıyor; patates içinse “Dün almadım. Fiyat da yazmıyorum. Yemesinler, bunlar da burada çürüsün” tepkisini gösteriyor.

‘MÜŞTERİ TORBAYI BOŞALTIP İKİ TANE ALDI’

Bir müşterisinin iki gün önce 1.5 kilo patates aldığını söyleyip, “8 buçuk lira olduğunu duyunca torbayı boşalttı, iki tane alıp söylenerek gitti” diyor. Türkiye’nin patates ambarı olarak bilinen Niğde’de bile, patatesin kilosunun bayramda 3.5 lira olduğunu anlatan bir müşterisinin şikâyetini aktarmayı da ihmal etmiyor.

‘YILLAR SONRA DÜKKANA İLK KEZ ALMADIM’

İstanbul’da birçok pazarda pazarcılar soğan-patates tezgâhlarını kapatmışken, bölgedeki bir diğer manav da patates için “Bugün almadım. Halde 6 TL’ydi” diyor; yıllar sonra ilk kez dükkanına patates almadığını anlatıyor.

Cihangir’in orta ölçekli bir marketindeyse girişte yeni alınmış bir çuval patates duruyor. Bu işletmenin yetkilisi, “Hem fiyattan şikâyet ediyorlar hem de almayınca niye almadın diyorlar” diye konuşuyor. Meyve fiyatlarını sorduğumda ise “Soğanın meyveden pahalı olması çok tuhaf. Çilek de bu sene hiç düşmedi” diyor.

İNDİRİMLİ SOĞANIN BİLE KİLOSU 4 LİRA, BOYUTU KÜÇÜCÜK!

Uygun fiyatlarıyla bilinen, ulusal bir süpermarket zincirindeyse soğanda indirim var. Marketin manavıyla ilgilenen yetkili, her hafta belirli ürünlerde indirim yaptıklarını, bu hafta soğanda üç gün boyu ‘tesadüf eseri’ indirim olduğunu söylüyor. Gerçekten tesadüf mü, bilinmez ama soğanın indirimde bile kilosu 4 lira. Üstelik o bildiğiniz büyük sulu soğanlardan değil, arpacık soğandan hallice bir üründen söz ediyoruz…

İndirimde kilosu 3.99 TL’ye satılan ‘küçük’ soğanlar ile kilosu 5.99 TL olan patates yan yana…