Aynı bataklığın gülleri

Avrupa'da IŞİD'in gerçekleştirdiği her saldırı sonrasında şaşkınlık ve üzüntü dolu açıklamalar yapan Avrupalı liderler, onları destekleyen bölge iktidarlarıyla kol kola işbirliği anlaşmaları yapıyorlar. Ortada silah ve savaş üzerinden kazanılan bir para bataklığı var ve bu bataklığın da Batılı ve orta doğulu ülkelerin iktidarlarından oluşan gülleri var.

Google Haberlere Abone ol

KÖLN - IŞİD, El Kaide gibi global cihat düşüncesine bağlı örgütlerin Orta Doğu'da yürüttüğü savaşın yanı sıra Paris, Brüksel, Nice, Berlin, İstanbul, Londra, Stockholm ve Manchester saldırıları, başka ülkelerde de art arda gerçekleştirdiği eylemler... Bu çok başlı Hydra sürekli bir yerlerde, birilerinin canını acıtmaya devam edecek. Cihad ideolojisi kendi dışında olanı "düşman" olarak tanımladığından diyaloğa ve politik tartışmalara açık bir ideoloji de değil.

Manchester saldırısını Almanya Şansölyesi Merkel şaşkınlıkla "anlaşılmaz bir eylem" olarak nitelendirdi ve İngiltere halkı ile dayanışma mesajları verdi. Oysa aynı Merkel, Ortadoğu'da ve dünyanın birçok yerinde cihadist grupları maddi olarak destekleyen, Suudi Arabistan, Katar gibi ülkelerle 30 Nisan'da temaslarda bulundu ve ekonomik, askeri işbirliği anlaşmalarına imza attı.

SUUDİ ASKERLERİN EĞİTİMİNE DESTEK

Görüştüğü kral, prens, şeyh, emir, halife gibi ünvanları olan İslami erkek iktidar dünyası ile başını örtmeyi reddederek Almanların gözünde güçlü lider olduğu reklamını da yapmayı ihmal etmeden görüşmeler gerçekleştirdi. Fakat Merkel bu ülkelerin cihadistlerle olan işbirliğinden bahsetmedi. En azından basına bu ülkeleri eleştiren bir cümlesi yansımadı. Hatta Almanya'nın, Suudi askerlerini IŞİD ile mücadelesinde eğitimle destekleyecek açıklamaları yapıldı.

Galiba Almanya Başbakanı'nın Suudi Arabistan'ın cihadist gruplara verdiği destekten haberi yoktu. Demek Merkel'in Suudi Arabistan ordusunun Yemen'de kendi desteklediği hükümetin iktidardan düşmemesi için isyancı gruplara karşı gerçekleştirdiği bombardımanda yüzlerce sivilin ölmesine sebep olduğundan da haberi yoktu. Angela Merkel'in eğitim yardımı teklifi yaptığı Suudi Arabistan ordusu, Yemen'de hastaneleri, okulları, içme suyu kaynaklarını bombaladığı için ülkede kolera salgını yayılıyor. Temiz içme suyu bulamayan Yemenliler bu çağda koleradan ölüyor. Ama batılı liderler, Yemen'i niye ziyaret etsinler mağdur Suudi Arabistan varken!

Öyle ya zavallı Suudi Arabistan IŞİD ile başa çıkamıyor. Almanya eğitsin ki Suudi ordusunu Suudiler, IŞİD saldırılarından biraz nefes alsınlar. Sahiden Suudi Arabistan'da kaç IŞİD saldırısı oldu sayısını hatırlayan var mı? Yok tabi, çünkü hiç olmadı!

ÜZÜNTÜ VE ŞAŞKINLIK AÇIKLAMALARI

Kimlerle savaşıyor IŞİD, Kürtlerle. Kimleri öldürüyor? Suriye, Irak halklarını, Avrupa'da bombalar patlatıyor, Manchester'da çocukları öldürüyor. Filipinler'de kiliseye saldırıyor. Afrika'da onun bir parçası olan Boko Haram kız çocuklarını kaçırıyor seks kölesi yapıyor. Bunlar en büyük desteği yine Orta Doğu bölge ülkelerinin iktidarlarından alıyorlar. Avrupa'da IŞİD'in gerçekleştirdiği her saldırı sonrasında şaşkınlık ve üzüntü dolu açıklamalar yapan Avrupalı liderler de onları destekleyen bölge iktidarlarıyla kol kola işbirliği anlaşmaları yapıyorlar.

Merkel'den sonra ABD Başkanı Donald Trump da Suudi Arabistan'ı ziyaret etti. İslam ülkelerine vize vermeyi daha da zorlaştıran, uçuşlara ekstra maaliyet getirecek loptop yasağı getirten, İran'ı milislere destek vermemesi hakkında uyaran ABD Başkanı, Suudi Arabistan ile ABD ilişkilerini daha da derinleştireceklerini açıkladı. İki ülke ilişkileri derinleştirme kararını sınırsız bir silah ticaret anlaşmasıyla taçlandırdı.

Sonra Trump, NATO zirvesine katıldı. Zirvede çok doğru birşey söyledi, diğer NATO ülkelerini 'IŞİD ile yeterince mücadele etmiyorlar' diye eleştirdi. Ama eksik bıraktı ABD'de de IŞİD ile mücadele etmiyor. Aslında hiçbir ülke dünyayı yaşanmaz hale getiren hiçbir sorunla mücadele etmiyor. Ediyormuş gibi yapıyorlar. Bu sorunlarla mücadele etmek demek, silah üretmemek demek, Dünya gezegenini yaşanmaz hale getiren canlıların neslinin tükenmesine neden olan fazla tüketim ve yanlış üretimi durdurmak demek, cins, ırk, din ve kültürel ayrımlarla mücadele etmek demek.

Liderlerin ortalığa dökülüp insanların ölmeleri veya çevrenin yok oluşu onları çok derinden üzüyormuş gibi davranmaları aslında artık kimseyi ikna etmiyor.

ABD IŞİD ile savaşta YPG'ye silah veriyor ama Türkiye ile ilişkilerini tıpkı Suudi Arabistan ile olduğu gibi daha derin hale getirmeyi de ihmal etmeden.

MÜSLÜMAN İNGİLİZLER VE ŞERİAT

2016 yılında İngiliz Anket şirketi ICM, "Müslüman İngilizler gerçekten ne düşünüyorlar" araştırması yapıyor. Çıkan sonuca göre ülkedeki Müslümanların yüzde 23'ü şeriatı ülke anayasasının üstünde görüyor. Yüzde 4 gibi bir rakam cihat için yapılan intihar saldırılarına destekliyor. Yani bu 100 bin Britanyalı'nın Londra'da veya Manchester'da olduğu gibi yapılan bu saldırılara destek verdiği anlamına geliyor.

Almanya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler global cihat ideolojisini Müslüman göçmenlere dayattığı uyum politikalarıyla alt edebileceğini düşünüyor ya da kendi halklarının bu yalana inanmasını bekliyor. Saldırıları da uyum sağlayamamış göçmenlerin üzerine atarak kendi politikalarının sorumluluğunun görülmediğini sanıyorlar.

Ortada silah ve savaş üzerinden kazanılan bir para bataklığı var ve bu bataklığın da Batılı ve orta doğulu ülkelerin iktidarlarından oluşan gülleri var. Hepsi birbirinden suçlu dünyanın bu noktaya gelmesinde. Bu bataklığın da NATO, G7, G20 gibi zirvelerle kurumayacağı da herkesin malumu.