Salgın döneminde çocukları okula göndermek bir güven testi olacak

Önümüzdeki okul sezonuyla ilgili herkesin bildiği ama dile getirmediği şey, salgın sırasında hiçbir şeyin tam anlamıyla güvenli olmayacağıdır. Ebeveynler ve öğretmenler okullara geri dönecek çocuklar için büyük bir endişe duyarken, aylardır süren kafa karışıklığının eğitim dönemine etkisi nasıl olacak?

Google Haberlere Abone ol

Gaby Hinsliff

Suffolk ve Norfolk sahillerinde yaz mevsiminin ortalarındayız ve kova-kürek sezonu tüm hızıyla devam ediyor. Öte yandan, bazı aileler için tatil, bu eğitim yılının başlamasıyla sona eriyor.

Cromer’dan Great Yarmouth’a ve iç kesimlerden Norwich’e kadar, Inspiration Academy Vakfı (IAT) tarafından işletilen birkaç yerel ortaokulda, yüzlerce genç için gelecek hafta okul başlıyor. İlk geri dönenler, gelecek yıl ‘GCSE’ veya ‘A seviye’ sınavlarına girecek çocuklar olacak ve karantina sürecinde kaybedilen zamanı telafi etmek için tatilleri kısa kesiliyor.

Geri kalanlar, eylül ayında onları takip ederken, yalnızca kendi akran grubu 'kümesi' içinde kalmak için değil, aynı zamanda (müfredata) yetişmelerine yardımcı olması için daha uzun okul saatlerine ve tercihli cumartesi derslerine de uyum sağlamak zorunda kalacaklar. Eğitim dönemi başlangıcının ağustosta yapılmasının gerçekte ne kadar fark yaratabileceğini sorduğumda, IAT’nin CEO’su Rachel de Souza heyecanla şunları söylüyor: “Her saat bir fark yaratır! Özellikle de dezavantajlı toplulukların bulunduğu okullarda, bir öğretmenin önündeki geçirilecek bu zaman dilimi çok önemlidir.” Kulağa biraz acımasızca gelebilir ama bu yaz içinde yaşadıkları dünyanın çöküşünü izleyen birçok öğrencinin yardım alma konusunda endişeli olduğunu söylüyor; artık notlarının her zamankinden daha önemli olduğunu biliyorlar.

EĞİTİMDE ADALET SAĞLANABİLECEK Mİ?

Eğer bu yılki A-seviye (üniversiteye giriş sınavı) sonuçlarının hazırlanma şekli haksızlık gibi görünüyorsa, o zaman gelecek yılı bekleyin; karantinada eğitimle ilgili inanılmaz derecede farklı deneyimler yaşayan gençlerin hepsi aynı sınavda değerlendirmeden geçecek. Bazıları, (düzenli olarak özel okullarca ve daha nadiren devlet okullarınca verilen) internet üzerinden canlı dersler veya ebeveynlerin yardımı sayesinde akademik bağlamda neredeyse hiçbir şeyi kaçırmayacak. Diğerleri için ise altı ay boyunca bir internet bağlantısı ya da ne yazık ki bir okulun temsil ettiği duygusal güvenli liman bile olmayacak. Salgın, zengin ve yoksul çocuklar arasındaki uçurumun kapatılması için yıllar boyunca sürdürülen büyük çabalara ve bu sonbaharda okullar tamamen açılamazsa ortaya çıkacak sonuçlara çözüm bulunmasına karşı bir tehdit oluşturuyor. Fakat bunu söylemek Süleyman’a atfedilen adaletin ortadan kalkmasını dilemek anlamına gelmiyor.

Aylar boyunca etraflarındaki çocuklarla birlikte evde çalışmaya çabalayan ya da çocukların eğitim açısından geride kalmalarından dolayı endişe duyan ebeveynler için, eylül hiç de kolay gelmedi. (Çocukları temmuz ayında kısa bir süreliğine okula giden ebeveynlerle Mumsnet tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, gelecek yıl GCSE sınavına girecek çocukları olanların yüzde 66’sının okullardaki Covid önlemlerinin yeterince güvenli olmadığından endişelenirken, sadece yüzde üçünün eğitimden mahrum kalmaları hususunda endişe duyduklarını ortaya koydu.)

Okul müdürleri de tüm yazı yeniden tasarım yoluyla riskleri azaltmak için okul hayatının her alanını gözden geçirerek ve büyük oranda bilinmeyen bir çaba sarf ederek geçirdiler; de Souza, henüz Paskalya zamanında hükümetten bir öneri beklemeden planlamaya başladı ve bunu ortaya koyuyor. İlk ve orta öğretim müdürleri, yolculuktan (okul otobüs güzergahları farklı yaş gruplarını birbirinden ayrı tutmak için mümkün olduğunca yeniden düzenlendi) beden eğitimi derslerine (futbol gibi temasa açık sporlar yapılmayacak ama atletizm devam edecek) kadar her şeyi kapsayan Covid’den korunma tedbirlerini hızlıca aktarıyorlar. Bu hafta, salgınları tespit etme ve durdurma işini taban seviyesine daha yakın bir hale getiren ve çok tartışılan bir ulusal test ve izleme operasyonunun hayata geçirilmesi de yardımcı olabilir.

TEDBİRLER PEK DE GÜVEN VERMİYOR

Buna karşın, bazı veliler ve öğretmenler açısından, özellikle de tıbbi nedenlerden ötürü karşı çıkanlar için, okula dönüş korkutucu bir olasılık olmaya devam ediyor. Bu hafta eğitimde yaşanan kesinti nedeniyle ailelerden açıkça özür dileyen Eğitim Bakanı Gavin Williamson’ın gittikçe derinliğini yitiren görüntüsü, çözüm konusunda hiç de yardımcı olmuyor.

Kafa karışıklığı içinde geçen aylar boyunca, bakanların öne sürdüğü kötü mazeretler, öğretim sendikalarının karşılanamayacak talepler sunarak kasıtlı biçimde hayatı zorlaştırdığı yönündeydi. Ancak sıradan müdürler ve öğretmenlerle konuştuğunuz zaman ortaya çıkan şey, güçlü bir meslek duygusuyla karışık anlaşılabilir bir kaygı hissi. Ağustos ayında Inspiration Trust gönüllü personel için çağrıda bulunduğunda, gerçekte ihtiyaç duyulandan çok daha fazla öğretmen gönüllü oldu.

Okulların bu hafta normal eğitime başladığı İskoçya’da, İskoçya Eğitim Enstitüsü adlı sendika tarafından yapılan bir ankette, üyelerinin yarısından fazlasının geri dönmek konusunda güvensiz hissettiği, buna karşın yaklaşık üçte ikisinin yine de eğitime başlanması kararını desteklediği ortaya çıktı. Öğretmenler, bu işin onları hasta edebileceğinden endişelenseler de işlerinin neden önemli olduğunu anlama eğilimindeler.

EĞİTİM MESELESİ GELECEĞİMİZLE İLGİLİ

Moss Side’ın merkezindeki Manchester Akademisi’nin başkanı olan James Eldon, kendisini biraz boş bıraktığında 'geceleri yatağında dönüp durarak uyanık kaldığını' itiraf ediyor. Yaşadığı şehir, Covid enfeksiyonlarındaki keskin artıştan sonra zaten acil tedbirler altında ve Batı Yorkshire, Lancashire ve Greater Manchester’ın bazı bölgelerini kapsayan önlemler önümüzdeki hafta gözden geçirilecek olsa bile, karantinadan çıkan gençler arasında görülen vakalardaki keskin bir artışa dair belirtiler nedeniyle, tedbirlerin gevşetilmesinden ziyade sıkılaştırılacağı korkusu hakim. (Yerel bir meclis üyesi ve eski Calder Valley İşçi Partisi milletvekili adayı olan Josh Fenton Glynn’e göre, Calderdale’deki beş yeni vakadan biri 18 yaşın altındakiler arasında yer alıyor; Preston’da, yeni vakaların neredeyse yarısının 30 yaşın altındaki kişiler olduğu bildiriliyor.)

Uygun zemin hakkında konuşmak, okulların güvenli bir şekilde yeniden açılabilmesi için tam olarak hangi fedakarlıkların gerekli olabileceğiyle ilgilidir; bir şeyleri yıkılma noktasının ötesine geçirmekten kaçınmak için barların tekrar kapatılması gerekebilir mi? Çok az insan, eğitim hakkının cumartesi gecesi dışarı çıkma hakkından daha önemli olduğunu iddia edebilir; fakat uzun vadede, bu, şu anda hizmet sektöründeki işleri korumak ya da çocukları gelecekteki işlerine hazırlamak arasında yapılacak bir seçimdir. Ayrıca, okulların daha büyük çocukları artık dükkanlarda maske takmaya teşvik edip etmemeleri gerektiği konusunda da giderek büyüyen bir tartışma var.

Bununla birlikte, Eldon için her şey, öğrencileri için en iyisinin mümkün olduğunca güvenli bir okula dönmek olduğu kanaatiyle bağlantılı. Altı aylık bir tatilin bazı çocuklar için okula gitme alışkanlığını yok etmeye yetecek kadar uzun olduğundan ve daha büyük çocukların eğitimin tüm ayrıntılarını sorgulamaya başlaması ihtimalinden dolayı endişeleniyor. Ortada 2020 döneminin hayali notları ve kalp kırıklığından başka bir şey yokken, neden sınavlara çalışsınlar ki? Eğer yalnızca evden çevrim içi ders takibi yapılacaksa, üniversitenin ne anlamı olabilir? Öğrencilerin bir rutine ne kadar çabuk dönerse o kadar iyi olacağını düşünen Eldon, “Bunun bir şeylere değeceğine inanmaları gerekiyor” diyor.

ASLA TAMAMEN GÜVENLİ OLMAYACAK

Öte yandan, eğitim alanıyla ilgili herkesin bildiği ama kimsenin dile getirmek istemediği şey, Covid zamanında hiçbir şeyin tamamen güvenli olamayacağıdır. Riskler azaltılabilir ama asla tam anlamıyla ortadan kaldırılamaz. On altı yaşından küçük çocukların virüsün yayılmasında sınırlı bir rol oynamaları muhtemel gibi görünse de, altıncı sınıflar için tablo o kadar da net değil.

Okullar tekrar açılana kadar bazı sorular kesin biçimde cevaplanamayacak; bu durum da öğretmenleri ve ebeveynleri bazıları için garip bir şekilde tanıdık hissedebileceği bir inanç sıçramasıyla karşı karşıya bırakıyor.

Ebeveynliğin en zor derslerinden biri, bebeklerimizi sonsuza dek güvende tutamayacağımızı kabullenmektir; ne zaman göz önünden biraz uzaklaşmalarına izin versek, geri dönmemelerine dair küçük bir ihtimal ortaya çıkar. Dört yaşındaki bir çocuğun yanında siz olmadan oyun alanından sınıfa kadar yürümesine ilk kez izin verdiğiniz anı asla unutmazsınız. Bu yıl, biraz daha büyümüş çocuklarımızın yaşı ne olursa olsun, ebeveynler sessizce nefeslerini tutarak onlara el sallayacaklar.


Yazının aslı The Guardian sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR