Bir hobi edinmenin psikolojik faydaları

Tüm dünya korona virüsü salgınıyla mücadele ederken sosyal mesafe kuralları ve kısıtlayıcı tedbirler nedeniyle evde daha fazla zaman geçirmek durumundayız. Bu zamanı bir hobi edinerek değerlendirmek kaygılarımızı kontrol altına almamızı kolaylaşabilir.

Leslie Nemo

Bazı insanlar için, evde daha fazla zaman geçirmek ellerinde daha fazla zaman olması anlamına geldi. Ve kimileri bu huzursuz parmakları telefonlarında gezinmek için kullanmaktansa, ipler, topraktan yapılmış kaplar ve doğal kumaş boyası teknelerini ellerine aldı.

Kuzey Arizona Üniversitesi’nde psikolog olan Ann Futterman Collier, “Bence bu harika ve gerçekten iyi bir fikir” diyor. Eğer sosyal mesafe tedbirleri süresince şimdiye kadar bir hobiyle ilgilenmeyi denemediyseniz, yeni bir kazak örmek veya taze fesleğen büyütmenin dışındaki faaliyetlerden elde edeceğiniz pek çok şey var.

BÜYÜKANNENİZİN HOBİSİ DEĞİL

Belki de eski nesiller bizim ‘hobi’ dediğimiz şeyleri gündelik olarak yapıyordu; çünkü yaptıkları -giyim veya mobilya gibi- her ne olursa olsun, onu yapmak, üretilmiş bir tanesini satın almaktan daha ucuzdu. Collier, çoğu durumda bunun artık doğru olmadığını söylüyor; zira bir ürünü tamamlamak için gereken süreç, kısmen uzun zaman alabilir.

Collier, insanların bunun yerine, artık psikolojik faydaları yüzünden bu projelere zaman ve para yatırdığını fark etmiş. Yaratıcı arayışlar, on yıllardır psikoloji araştırmalarında da dile getirilen heyecan verici bir sağlık terimi olan ‘farkındalık’ durumuna ulaşmanıza yardımcı olur. Collier, ‘farkındalık’ denen durumun, anın tam olarak farkında olmak ve o an için yargılarımızı bir kenara bırakmak anlamına geldiğini söylüyor. Bu zihinsel durum daha az kaygı bozukluğu, aynı meseleye daha nadiren takılıp kalma ve genel olarak daha iyi bir duygusal kontrol gibi becerilerle ilişkilendiriliyor. Fiziksel bir mevcudiyet ve belki de bazı tekrarlar gerektiren uğraşlar, insanları yalnızca önlerindeki işe yoğunlaşmak zorunda bırakarak, bu zihinsel rahatlık haline taşır.

İşin bitmesinin ardından, hobi sahibi çoğunlukla kendisini yenilenmiş hisseder. Collier bu değişimi tekstil sanatçılarında gözlemledi. Bu kişiler işleriyle ne kadar meşgul olurlarsa, projeyi tamamladıklarında kendilerini o kadar yenilenmiş hissettiler. Collier, “Bence bir şeye tamamen dalıp gittiğiniz zaman, bir süre sonra sorunlarınızdan ya da sizi rahatsız eden şeylerden kurtulmuş gibi hissediyorsunuz” diyor.

BAŞLAMADAN ÖNCE BİLİNMESİ GEREKENLER

Collier, haberlerden ve endişelerinizden kısa bir süreliğine uzaklaşmak size çekici geliyorsa, yeni bir hobiyle ilgilenmeye başlamadan önce göz önünde bulundurulması gereken birkaç şey olabileceğini söylüyor. Yeni başlayanlar için: Eğer bir uğraş sizin için tamamen yeniyse -örneğin, daha önce elinize hiç örgü şişi almadıysanız- ruh halinizi güçlendiren zihinsel duruma girmeden önce bir süre öğrenmeniz gerekecektir. Collier’e göre, arada bir durup ne yapmanız gerektiğini anlamak zorunda kalmanız, dikkatinizi dağıtabilir. “Sıkıcı olmamak ile bir şeyin yapamayacağınız kadar zor olması arasında bir denge olmalı.” Mesela, temel mutfak becerileri, hala bir tarifi okumak zorunda olunsa bile, odaklanma hissini sağlayabilir.

Bununla birlikte, Collier, ödülleri kazanmak için görevinizi yerine getirirken bile keyif almak zorunda olmadığınızın altını çiziyor. Tabii ki bu bir ödül; insanların ruh hali, yalnızca hobilerini ve beraberinde getirdiği sosyalleşmeyi sabırsızlıkla bekledikleri için bile gelişebilir. Öte yandan DIY (Do It Yourself / Kendin Yap/ç.n.) projeleri de stresli ya da beklenenden çok daha fazla zaman alıcı olabilir. Collier, insanlar bir projeyi tamamlarken kendilerini bıkmış hissetseler bile, yine de psikolojik faydalarını göreceklerini ifade ediyor. Hüsrana uğramak da insanları hayatlarının geri kalan kısmından uzaklaştırır ve benzer bir şey yaşayan başka insanlarla bağ kurmaları için bir yol sunar.

Ayrıca, bu aralar gündelik yaşamın yarattığı stresin insanlara kendilerini pek yaratıcı hissettirmeyebileceğini göz önünde bulundurmak da önemli ve aslında bu bir sorun teşkil etmiyor. Kendisi de hevesli bir biçimde kumaşlarla çalışan Collier, büyük projelere atılmak yerine üstesinden gelebileceğini hissettiği daha küçük işleri tercih etmiş. “Şu anda en büyüğünü yapmak zorunda değilsiniz” diyor. Daha az iddialı hobiler bile size tatmin edici bir zihinsel rahatlama sağlayabilir.

İnsanlar kendilerini bir hobi sahibi olarak gördükten sonra, bu onlara bir kimlik duygusu verir. Collier, seçtiğiniz etkinliklerin kendinizi ve kendilerine aynı sıfatı yakıştıran diğer insanlardan oluşan bir topluluğu fark etmenin bir yolu olabileceğini söylüyor. “Bu, kendi başına, bir kimliğe sahip olmak ve sağlıklı hissetmekle ilişkilidir.”


Yazının aslı Discover Magazine sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)