İşkencede öldürülen komünist güzellik kraliçesi: Rogelia Cruz

'Miss Guatemala' Rogelia Cruz Martinez, San Carlos de Guatemala Üniversitesi'nde mimarlık öğrencisidir. Arkadaşlarının teşvikiyle katıldığı yarışmada birinci seçilmiş, ülkesini 'Kainat Güzelleri' yarışmasında da temsil etmiştir. Fakat o aynı zamanda Guatemala İşçi Partisi'nin (PGT) gençlik örgütü Juventud Patriotico del Trabajo'nun bir üyesidir...

Kavel Alpaslan  kalpaslan@gazeteduvar.com.tr

Henüz 19 yaşındayken Guatemala güzeli seçilen Rogelia Cruz Martinez, 1968 yılının bir gece yarısı cansız bir şekilde sokakta bulunur. Tüm vücudunda darp ve işkence izleri vardır. Otopsi raporunda sigara yanıkları ve cinsel saldırı gibi korkunç detaylar da ortaya çıkar. Otopsinin göstermediği arka plansa birkaç hafta sonra ABD askeri ataşelerinin komünist gerillalarca öldürülmesi ile aydınlanacaktır…

Orta Amerika ülkesi Guatemala, Latin Amerika’daki en şiddetli gerilla savaşlarından birine sahne oldu. Ülkedeki oligarşinin ABD ile olan tarihi bağıyla doğan ordu isyanları, kısa sürede bir gerilla hareketine dönüştü, hatta bu hareketlerden bazıları, Latin Amerika’da programını açıkça sosyalist bir hale getiren ilk örgütler oldu. Bununla birlikte, iniş çıkışlarla yıllarca süren gerilla mücadelesi boyunca binlerce kişi, devlet ve CIA destekli anti komünist Mano Blanco çeteleri tarafından katledildi. Bu rakamlara, köylüler, yerliler, kısacası ‘sempatizan’ olduğundan sadece şüphelenilenler de dahildir.

Fakat ülkede gerilla hareketi uzun bir dönem etkisini hissettirdi, hatta Küba Devrimi rüzgarının ivme kazandırdığı ilk merkezlerden biri burası oldu. Farklı ideolojik ve politik mücadele yöntemlerine sahip olsalar da komünistler, İsyancı Silahlı Güçler (FAR) adlı örgütle General Miguel Ydigoras Fuentes yönetimi ve ABD destekli güçlere karşı savaştı. O günlerde ‘Mutlaka Kazanacağız’ sloganlarının, Guatemala gibi cangıllardan duyuluyor olması, savaşta zaferin nasıl bir adım yakında olduğunu bize biraz anlatıyor gibidir.

‘GERİLLAYA YARDIM’ TUTUKLAMASI

İşte böyle günlerin yaşandığı sırada ‘Miss Guatemala’ seçilen Cruz, San Carlos de Guatemala Üniversitesi’nde mimarlık öğrencisidir. Arkadaşlarının teşvikiyle güzellik yarışmasına katılan ve birinci seçilen Cruz, ülkesini Kaliforniya, Long Beach’deki ‘Kainat Güzelleri’ yarışmasında da temsil etmiştir. Fakat bundan daha önemlisi, Guatemala İşçi Partisi’nin (PGT) gençlik örgütü Juventud Patriotico del Trabajo üyesidir. Okulda, eylemlerde ve sokakta yapılan parti çalışmalarında görevler alır. 1965 yılında kardeşleriyle birlikte yaşadığı ev askerler tarafından basılır. Evde bulunan silahlar nedeniyle, ‘gerillalara silah yardımı yapmakla’ suçlanır ve tutuklanır.

Kısa süreli cezaevi günlerinden sonra partideki faaliyetlerine devam eder. Görevi, gerillaların şehirle iletişimini sağlamak, hatta çoğu zaman onları getirip götürmektir. Ancak 1967 yılında yanındaki gerillayla birlikte trafik kazası geçirir. Yoldaşı ölür, kendisi yaralı olarak kurtulur. Fakat polis kim olduğunu fark edince onu kaçırır. İşkencelere tanık olan bir kişi komünistlere bilgi sızdırmaktadır. İşkence ve cinsel saldırıya tanık olan bu ajan, Cruz’un acısını dindirmek için ona siyanür hapı verir. Ölümünün ardından polisler bedenini bir köprüden aşağıya atar.

.

.

 

Ona yapılan korkunç işkencelerin haberi gerillalara da gider. FAR, Mano Blanca tarafından katledilen yoldaşları için büyük bir misilleme eylemi düzenler ve ABD askeri ataşesi Albay John Webber’i, yanındaki deniz ataşesiyle birlikte öldürür. Bugün Cruz, Guatemala’daki kadın mücadelesinin önemli sembollerinden biri. Adı, bir kadın örgütüyle yaşatılıyor. Yine okuduğu üniversitenin duvarlarında resmi ‘Kadın: Bizim kavgamızda tüfek eksik’ sözleriyle yer alır.

ERKEK OLSA ‘KADIN GERİLLA SEVGİLİ’ ARANACAK MIYDI?

Fakat Cruz’un hikayesi hakkında yapılan yorumlardan biri üzerinde durmakta yarar var. Latin Amerika hakkındaki bir ansiklopedik kaynak onun için şöyle söylemiş, “Ya FAR’a katılmıştı, ya da gerilla bir sevgilisi vardı.” Maalesef dünyanın farklı yerlerinde mücadelenin içindeki pek çok kadın devrimcinin peşini bırakmayan bir yorum bu: Bir kadının hikayesinden bahsediliyorsa mutlaka işin içinde şehvet ve bir aşk hikayesi mi olmalı? Sahiden bahsedilen isim erkek bir ‘Mr. Guatemala’ olsaydı yine de ‘gerilla sevgili’ aranacak mıydı? Ya da bu erkeğin kadın gerilla sevgilisi olsaydı, ansiklopediyi kaleme alanlar kısacık kutucuk içinde bundan bahsetme gereği duyacak mıydı?

İşin daha acı tarafı, bu yaklaşımın binlerce yıllık bir ataerkil toplum anlatısına dayanması. Hemşehrimiz Heredotos, ‘Tarih’ kitabında bilmem kaç yüz tane erkekten bahsederken, hikayelerindeki kadınların sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Hadi bunu boşverin, sözkonusu kadınlar her zaman ‘şehvet uyandıran’, ‘iffetli’ ve ‘isterik’ şekilde kaleme alınmıştır. Yani siz büyük bir kralı kendi ellerinizle bile öldürseniz, eğer kadınsanız bu hamlede muhakkak ‘şehvet’ olmalıdır. Kitapta büyük kadın hükümdarlar, soylular ya da sadece ismi geçen kimseler… Her biri kendi varlıklarıyla değil, kadınlığın o dönemki toplum yapısına göre çizilmiş sınırlarında var olmuşlardır.

Cruz’un hikayesi de farklı değildir. Üstelik Guatemala güzeli oluşu, arsız magazincileri ve dedikoducuları daha da heveslendirmiştir. Bunun sonu, 2 bin 500 yıl öncenin insanlarından pek de farklı olmayan bir yaklaşımdır. Kahvede de, haber kupüründe de, ciltli parlak bir ansiklopedide de bu böyle…

Oysa hayatına ve feda ettiklerine bakarsak eğer, onun baş harfi büyük insanlardan olduğunu görürüz.

Kaynaklar ve daha detaylı bilgilerin yer aldığı adresler:

http://www.thecommentator.com/article/3229/justice_in_guatemala_44_years_later

Rogelia Cruz, la reina insurgente