Sosyalizm için uzaylılarla ittifak: Posadistler

Nükleer savaşla birlikte dünya nüfusunun neredeyse yarısı yok olacak ve böylece yeni bir toplum yapısı meydana gelecek... Yoksulluğu ve kapitalizmi yenmek için uzaylılarla işbirliği yapılacak... İnsanlar yunuslarla iletişim kurmayı başarınca devrim saflarına diğer canlılar da katılacak.... Tüm bunlar, bir bilim kurgu romanını heyecan verici kılmak için yeter de artar. Sanki Douglas Adams, Otostopçunun Galaksi Rehberi kitabına bol keseden toplumsal mücadele ve sınıf savaşımı eklemiş gibi! Fakat bunlar, Arjantinli J. Posadas'a ait ciddi politik düşünceler...

Kavel Alpaslan  kalpaslan@gazeteduvar.com.tr

Günümüzde Posadizm, büyük ölçüde ‘meme‘ kültürü olarak karşımıza çıkıyor. Hoş, bu mizahı çevirenlere kim ‘haksızlar’ diyebilir ki? Oysa bu hareket sahiden sıradışı bir geçmişe sahip. Mesela Küba devrimi gibi tarihi anların içinde bulunmuş ve nükleer savaş kışkırtıcılığı ile suçlanmışlar. Liderlerine oldukça bağlı olan Posadistleri anlamak için biz de J. Posadas’ın hikayesinden başlayalım. Latin Amerika’daki önemli Troçkist liderlerden biriyken Posadas’ı, kendi ismini taşıyacak akıma doğru iten nedenler neydi? Uzaylıların komünist düşünceyi dünyaya yayacağını nasıl mümkün görüyordu?

Asıl adı Homero Rómulo Cristali Frasnelli olan Posadas, çoğu Arjantinli gibi İtalyan asıllı bir ailede dünyaya gelir. Gençlik yıllarında, önemli bir futbol kulübü olan Estudiantes’de forma giyer. Daha sonra bir kunduracıda çalışmaya başlar ve takibindeki dönemde dahil olduğu sendikacı hareketle birlikte devrimci mücadele ile tanışır. Ekim Devrimi’nin lider kadrosundan Lev Troçki’nin kurucusu olduğu ve Arjantin’de güçlü bir örgütlenmesi olan Dördüncü Enternasyonal’e katılır.

Kıtada Küba Devrimi süreci başlayınca Posadas, Fidel Castro’nun tarafında yer alır, hatta hareketin fiili bir ayağı da Küba’da oluşur. Fakat Castro yönetimini ‘fazla ileri gitmemekle’ eleştirirler ve araları bozulur. Ernesto Che Guevara daha sonra onlar için, “Karşı devrimci davranıyorlardı” diyecektir. Tabii bu polemik devrimin ardından Küba’nın Sovyetler Birliği ile ilişkileri ve diğer Marksist ekollerle yaşadığı tartışmalarla birlikte ele alınmalı. Biz 1960’ların başlarında Posadistlerin Dördüncü Enternasyonal’den de ayrılarak kendi ‘Dördüncü Posadist Enternasyonal’lerini kurduklarını söyleyerek devam edelim. Hareket, büyük ölçüde Arjantin, Uruguay ve Bolivya’da varlığını gösterir. Her ne kadar Posadas’ın ölümünün ardından çoğu yerden silinseler de bugün hâlâ Uruguay’da bir parti Posadist fikirleri savunuyor. İngiltere’de de Posadist bir örgüt bulunuyor…

‘NÜKLEER SAVAŞ’ STRATEJİSİ

Şimdi gelelim yazının odağını oluşturan Posadist fikirlerin ne olduğuna. Aslında bu hareket ‘ortodoks’ bir bakışa sahipti. Ancak diğer Troçkist akımlardan tamamen kopup kendi yollarına gitmelerindeki en önemli nedenlerden biri, ‘nükleer savaş’ üzerine muhtemelen dünyada pek az kişinin savunduğu bir fikri öne sürmeleridir. Posadas, olası bir nükleer savaşı, ‘kapitalizmin silinmesi için’ bir fırsat olarak görür. I. Dünya Savaşı’nın Sovyetler Birliği’ni yaratması ve II. Dünya Savaşı’nın yeni sosyalist devletlerin varlığına imkan vermesinden yola çıkarak büyük felaketlerin işçi devleti kurmaya neden olabileceğini öne sürer. Fakat kendilerinin ille de nükleer savaş arzulamadıklarını, sadece ‘krizi fırsata çevirmek üzere’ hazırlıklı olmak gerektiğinin altını çizer. Tabii Posadistlerin niyetlerine dair aksini iddia edenler de var.

Hikayenin en vurucu kısmına gelecek olursak, Posadistlerin ‘uzaylı yoldaşlarından’ bahsetmeye başlayabiliriz. 1968 yılında yazdığı bir metinde Posadas, konu hakkında görüşlerini oldukça açık bir şekilde belirtiyor. Ona göre ‘uzaylıların farklı koşullarda gelişen toplumsal yapıları olması, ortaya çıkan düzenin, dünyadaki kadar mücadele gerektirmeyişiyle açıklanabilir. Bu nedenle yaşamak için öldürmeye endeksli, agresif bir şekilde gezegenimize gelmek zorunda değiller. Sadece gözlemlemeye gelip bizden halihazırda haberdar olabilen bu uzaylılarla yoksulluğun kökünü kazımak için işbirliği yapabiliriz.’

NE SAĞ SAPMA NE SOL SAPMA!

Posadas, düşüncelerini şu sözlerle açıklıyor: “Eğer varlarsa, dünyadaki sorunları çözmek üzere onlara çağrılarda bulunmalıyız. Temel amaç, yoksulluğu, açlığı, işsizliği ve savaşı yok etmek, herkese insan kardeşliği temelli onurlu bir yaşam sunmak üzere araçlar sağlamaktır. (…) Buraya geldiklerinde yoksulluğu bastırmak için Dünya sakinleriyle birlikte müdahale edip işbirliği yapmak üzere diğer gezegenlerdeki varlıklara başvurmak zorundayız. Onlara bu çağrıyı yapmalıyız. Kendimizi onlara anlatabilmemiz mümkün. Tabii ki hemen anlayacaklarını bekleyemeyiz. (…) Onlarla birleşmeliyiz. İnsanlardan daha güçlü görünen onlar, gelip Dünya’nın sorunlarını çözmemizde bize yardım edecekler.”

Görüldüğü üzere, ‘dünya devrimi’, ‘tek ülkede sosyalizm’ ve ‘sürekli devrim’ tartışılırken Posadas oldukça açılmış ve ‘tek gezegende sosyalizm’ tezine karşı çıkarak fikrini belirtmiş. Buna rağmen Posadistler, sadece uzaylıları beklemek ve geldiklerinde nasıl iletişim kuracaklarına dair düşünmek üzerine kurulu bir hatta sahip değil. Normal şartlarda Marksist ‘sapmalar’, yatay bir doğru üzerinden ‘sol sapma’ ya da ‘sağ sapma’ olarak değerlendirilirken Posadizmi bir ucu yeryüzünde, diğer ucuysa evrenin bir başka köşesinde ‘dikey’ bir doğru üzerinden değerlendirmek gerekiyor herhalde…

Posadas’ın neden ‘medyatik’ bir kişilik haline geldiğini tartışmayacağız. Ama onu ‘meczup’ ilan etmek de çok doğru görünmüyor. Delice de gelse dahice de görünse toplumsal yaşama dair kuramları, tezleri, yorumları ele alırken herhalde en doğrusu önce kendi dönemiyle birlikte ele alıp daha sonra anlamlandırmaya çalışmak. Elbette bu anlamlandırma bir ‘olumlama’ olmayabilir. ancak şöyle düşünelim: Soğuk Savaş’ın yarattığı gerilim, Sovyetler’in uzayın fethine dair büyük atılımlar gerçekleştirmesi… Tüm bunlar sadece siyasileri değil, dönemin sanatçılarını da etkilemiştir. Nazım Hikmet’in yazdığı ‘uzay’ ve ‘evren’ temalı onlarca şiiri aklımıza getirebiliriz mesela. Uzayın ve evrenin Marksist düşünürler için her zaman dikkat çekici olduğu biliniyordu. Posadas ve ‘uçuk’ yorumları için de herhalde o dünya içerisinde bir anlam aramak makul görünüyor…

(Küçük bir öneri: Eğer Posadas haklıysa, uzaylılar bizi gözlemlediğinde bu yazıyla da karşılaşacaklar. Dolayısıyla Posadas’ı hafiften kollamamın temel nedeni, ne olur ne olmaz kendileriyle tersleşmek istemememdir. İntergalaktik zindanlar şimdi soğuktur, bence siz de dikkat edin.)

Kaynaklar

https://www.marxists.org/archive/posadas/1968/06/flyingsaucers.html

https://www.versobooks.com/blogs/3932-the-secret-history-of-marxist-alien-hunters

https://www.vice.com/en_us/article/dpw5aj/posadism-trotskyism-guillermo-almeyra-interview-876

https://www.bilimkurgukulubu.com/genel/inceleme/posadizm-nukleer-kiyamet-ve-uzayli-yoldaslar/

https://www.syfy.com/syfywire/ufos-dolphins-nuclear-war-and-communism-the-stranger-than-sci-fi-political-party

http://quatrieme-internationale-posadiste.org/EN/about.php

http://posadiststoday.com/j-posadas-on-war/