Dünya Forum... Mesut Özil: Alkışlayanı da var kınayanı da

Alman orta saha oyuncusu Mesut Özil, 2010 FIFA Dünya Kupası ve İspanyol kulübü Real Madrid’de geçirdiği üç yıl boyunca, futbolun yükselen yıldızlarından biri haline geldi. Geçtiğimiz hafta yayınladığı mesajında, Uygur Türklerine verdiği destek nedeniyle büyük tepkilerin yanı sıra destek de gördü.

Tarkan Tufan  ttufan@gazeteduvar.com.tr

Mesut Özil, 15 Ekim 1988’de Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde dünyaya geldi. Profesyonel futbol kariyerine Schalke 04 takımında başladı. 2010 yılında Werder Bremen’de oynadığı dönemde, FIFA Dünya Kupası’nda Alman milli takımının yıldız orta saha oyuncusu olarak dikkatleri üstüne çekti. Özil, 2013 yılında İngiltere’nin Arsenal takımına transferini duyurmadan önce, Real Madrid’de geçirdiği sezonlarda uluslararası başarısını kalıcı bir hale getirdi.

Mustafa Özil ve Gülizar Özil’in dört çocuğundan biri olan Mesut Özil, Almanya’ya Zonguldak’tan göçen bir Türk ailenin çocuğu. Çocukluğunun geçtiği mahalledeki futbol sahasında arkadaşlarıyla futbol oynayarak becerilerini geliştirdi. Kendisi bir Alman vatandaşı ve inançlı bir Müslüman. Özil, tıpkı eski takım arkadaşı Christiano Ronaldo gibi çok sayıda hayır kurumuna büyük bağışlarda bulunmasıyla tanınıyor. 2014 Dünya Kupası’nda kazandığı yüz binlerce dolarlık ödülün tamamını Brezilyalı 23 çocuğun tedavisi için bağışladı ve bu davranışından ötürü Laureus Medya Onur Ödülü’ne layık görüldü.

HIZLI YÜKSELEN BİR YILDIZ

Ergenlik döneminde birkaç mahalle takımda futbol oynadıktan sonra, 2005 yılında Gelsenkirchen’in dünyaca tanınan Schalke 04 takımına katıldı. Özil, 2006 yılında Schalke’nin as takımına ve Alman genç milli futbol takımına dahil oldu. Umut vaat eden yeteneklerine rağmen 2008 yılında Werder Bremen’e transfer edilmesine onay verildi. Orta saha oyuncusu, Werder Bremen’in 2009 DFB Kupası ve DFL Süper Kupası’nda kazandığı zaferlerde büyük rol oynadı; kusursuz top kontrolü ve yaratıcı organizasyonları ile yeni kulübünde kendini daha da geliştirdi.

Özil, 2009 U-21 Avrupa Şampiyonası sırasında Almanya milli takımının formasını giyerek attığı gol nedeniyle ‘Maçın En İyi Oyuncusu’ ödülüne layık görülürken, İngiltere’ye karşı kazanılan 4-0’lık final zaferinde iki golün de pasını verdi. 2010 FIFA Dünya Kupası kadrosuna seçildikten sonra Özil’in yükselişi devam etti ve burada tüm yeteneklerini sergiledi. Özil şampiyonada bir gol attı ve Almanya’nın üçüncü sırada yer almasını sağlayacak birkaç gol pası verdi; böylece turnuvanın Altın Top Ödülü için adı geçen 10 aday arasında hak ettiği yeri kazandı.

REAL MADRİD VE ARSENAL’DE ZİRVEYE ULAŞTI

Sahada gösterdiği performans, Özil’i umut vaat eden bir oyuncudan başarılı bir yıldıza dönüştürdü. Birçok uluslararası başarıda imzası olan Özil, Almanya’da ilk göçmen kökenli milli takım oyuncusu olarak da tarihe geçti. Özil’in parlayan yıldızı birkaç üst düzey Avrupa kulübünün de dikkatini çekmişti. 2010 yılında İspanya’nın futbol devlerinden Real Madrid kulübüne transfer olduktan sonra, orta saha oyuncusu Cristiano Ronaldo ile Real’i bir lig şampiyonluğu, Copa Del Rey ve İspanya Süper Kupası şampiyonalarında zafere ulaştıran ekibin vazgeçilmez oyuncularından biri haline geldi.

Eylül 2013’te, İngiltere’nin köklü takımlarından olan Arsenal’e transfer olması dünya çapında manşetlere taşındı. Yetenekli oyun kurucunun varlığı sayesinde, Arsenal’in yeniden Avrupa’nın elit takımları arasına dönmesi amaçlanıyordu.

Özil, 2014-2015 sezonunda Arsenal formasıyla oynadığı 31 maçta beş gol attı ve yedi gol pası verdi. Arsenal’in Aston Villa’ya ezici bir yenilgi tattırdığı 2015 FA Kupası finalinde tam anlamıyla bir şov yaptı. Arsenal’in 3-0 kazandığı maçta, Manchester United’a karşı 2015-2016 sezonundaki ilk golünü attı. Arsenal ile üçüncü sezonunda 20 gol pası ve sekiz golle başarılarını sürdürdü ve bu başarıları ona ‘sezonun Arsenal oyuncusu’ ödülünü kazandırdı. Arsenal’deki yaratıcı performansı sayesinde, kulüp FA Kupası’nı 2013-2014 ve 2014-2015 sezonunda iki kez üst üste kaldırırken, 2016-2017 sezonunda kupayı tekrar kazandı.

Mesut Özil, hızla yükselen kariyerinde birçok ödüle lâyık görüldü ve aynı zamanda birçok ödül için de aday gösterildi. Üst üste üç kez Yılın Alman Oyuncusu Ödülü’nü aldı.

Çalkantılı aşk hayatına bir nokta koyan Özil, 2014 Türkiye Güzeli Amine Gülşe ile birlikte olmaya başladı ve 7 Haziran 2019’da evlendi. Düğün törenine Cumhurbaşkanı Erdoğan da katıldı. Kişisel hayatında sükûnete ulaşan Özil, kariyerine olan bağlılığı ve başarıları sayesinde büyük bir servet kazandı. Şu anki mal varlığı tahminen 50 milyon dolar tutarında. Futbol dışında, çeşitli büyük marka ve şirketlerin reklam ve sponsorluğundan da para kazanıyor.

ÇİN’LE CEPHE SAVAŞI

Arsenal’in yıldız oyuncusu, geçtiğimiz hafta yaptığı sosyal medya paylaşımları ve ardından gelen açıklamalarıyla yeniden dünya gündeminin başköşesine oturdu. Çin’in Uygur bölgesinde yıllardır yaşanmakta olan çatışma ve baskılar karşısında İslam dünyasının sessiz kalmasını kınayan Özil, karşısına Çin hükümetini alırken sert eleştiri ve açıklamaların da hedefi haline geldi. Buna karşın, Uluslar arası Af Örgütü gibi hak örgütlerinin yanı sıra, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo gibi Çin karşıtı politikacılardan da destek gördü.

Cuma günü, Mesut Özil sosyal medya hesabından milyonlarca takipçisine Uygurlara yapılan baskılar hakkında bir mesaj göndererek, Müslümanların bu konudaki umursamazlığını kınadı. Çin hükümetinin Sincan Özerk Bölgesi’nde yıllardır yürüttüğü baskı politikaları ara sıra gündeme getirilse de Türkiye’den Arap ülkelerine dek sıkı ekonomik ilişkilere sahip olan Çin hükümeti İslam dünyasından dişe dokunur bir tepki görmüyor. Birleşmiş Milletler uzmanları, Uygurların ‘etnik ve dini kimliklerinden dolayı devlet düşmanı muamelesi gördüğünü’ ve bölge halkının büyük haksızlıklara maruz kaldığını ifade ediyorlar.

Son zamanlarda sızdırılan resmi belgeler, bir milyondan fazla Uygur ve Türk Müslüman’ın toplama kamplarında sistematik baskılara maruz kaldığına dair yeni bir kanıt olarak görülüyor. Bu rakam, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana etnik ya da dini bir azınlığın yaşadığı en büyük tutukluluk hali.

Özil’in mesajı, Çin devletinin kontrolündeki medya ve sosyal medya platformlarında da bir öfke fırtınasına yol açtı. Çin Futbol Federasyonu, Arsenalli yıldızın ‘Çin halkının duygularını incittiğini’ dile getirirken Çin Dışişleri Bakanlığı da devreye girdi ve futbolcunun ‘kör ve sahte haberlerle yanıltılmış olduğunu’ ifade etti.

Özil’in kulübü Arsenal’in cevabı ise, Çin hükümeti tarafından körüklenen öfkeyi yatıştırmak amaçlı cılız bir girişimden ibaretti. Çin hükümetinin siyasi duruşunu benimseyen birçok markanın yolundan giden kulüp, “Yayınlanan içerik Özil’in kişisel görüşüdür. Bir Futbol Kulübü olarak, Arsenal her zaman kendini siyasetten uzak tutma ilkesine bağlıdır” açıklamasını yaptı.

İktidardaki Komünist Parti’yle ilişkili bir Çin tabloid gazetesi olan Global Times, Özil’in ‘kötü niyetli suçlamalarıyla’ ilgili bir eleştiri yazısı yayınladı. Makale, Almanya’nın eski orta saha oyuncusunu ‘sığ ve dar görüşlü’ diye nitelendirirken Çinli vatandaşlar arasında büyük bir öfkeyi tetiklediğini duyurdu.

Özil’in hayran sayfaları da Çin’deki çevrimiçi arama motorları tarafından yasaklandı ve sosyal medyada, futbol taraftarlarının Özil adını taşıyan formaları yaktığı görüntüler yayınlandı. Her ne kadar böylesi büyük bir öfkeyi hesaba katmış gibi görünmese de Mesut Özil, yasadışı olarak gözaltına alındıkları, baskıya uğradıkları ve devlet tarafından telkinlere maruz kaldıkları iddia edilen bir milyondan fazla Uygur’un durumuna dikkat çekmeyi başarmış oldu.

ARSENAL ÇEKİNGEN, AF ÖRGÜTÜ DESTEKÇİ

Geçen haftaya kadar, Arsenal kulübünün yönetim kurulu için en büyük endişe kaynağı, görevden alınan Unai Emery’nin yerine kalıcı bir yönetici bulmaktı. Ancak Mesut Özil’in Sincan kentindeki siyasi durumu sosyal medya platformlarına taşıması Arsenal bazında büyük bir paniğe yol açtı. Zira, kulübün dünya genelinde İngiltere’den sonraki en büyük kazanç kapısı Çin. Bu ülkede yapılan maç yayınları ve forma satışları sayesinde, diğer İngiliz kulüpleri gibi Arsenal de milyonlarca dolarlık bir gelir sağlıyor.

Özil’in mesajından iki gün sonra, Arsenal’in Manchester City’ye karşı oynadığı maç, Çin devlet televizyonu CCTV ve çevrimiçi spor platformu PPTV tarafından yayın listesinden çıkarıldı. Maçın yayından çekilmesi kararından sonra, Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Geng Shuang bir açıklama yaptı. “Bay Özil’in Sincan’a bizzat gelip gelmediğini bilmiyorum. Ancak sahte haberlerle aldatılmış ve fikirleri yanlış haberlerden etkilenmiş gibi görünüyor. (…) Bay Özil’in Sincan’a gelmesini ve etrafa bir göz atmak için dolaşmasını istiyoruz. Vicdan sahibi biriyse düşündüğünden farklı bir Sincan görecektir. Böylece doğruyu yanlıştan ayırabilir ve nesnel ve tarafsız bir tutum takınabilir.”

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Arsenalli oyuncuyla ilgili olarak, insan hakları alanında yaptığı yorumlar nedeniyle Çin’den yükselen orantısız bir tepki ile karşı karşıya olduğunu, dünyanın ‘Mesut Özil gibi daha fazla insana’ ihtiyacı olduğunu açıkladı.

Özil’in eski teknik direktörü Arsene Wenger de yaptığı açıklamada Özil’e destek vererek, “Mesut Özil’in de herkes gibi konuşma özgürlüğü var ve görüşlerini ifade etmek için tanınırlığını kullanıyor,” dedi.

Kaynaklar:

http://sportgraphy.com/mesut-ozil-nationality-biography-personal-life-career-net-worth-awards/

https://www.theguardian.com/football/commentisfree/2019/dec/18/mesut-ozil-china-row-western-brands-be-warned-self-censorship-wont-protect-you

https://www.goal.com/en/news/mesut-ozil-vs-china-a-very-modern-football-rivalry/1h995cy7flzfg125jsmmk2zt9n

talksport.com/football/644875/mesut-ozil-amnesty-international-arsenal-china/