Dünya Forum: He Xian Gu / Tao’nun ölümsüz lotus çiçeği

İlk kez Moğol istilasının yarattığı felaketten önceki son Jin Hanedanlığı (1115-1234) döneminde ortaya çıkan Çin inanç felsefesi Taoizm’in tanrılar katından sekiz ‘ölümsüz’ bulunur. Tao mitolojisine göre, Ölümsüzler, Sarı Deniz’in kuzeydoğu kesimlerinde, Pekin’e yakın ve şimdiki dünyanın en işlek deniz yollarından biri haline gelen beş adadan oluşan bir bölgede yaşadı. He Xian Gu ise bu ölümsüzler arasındaki tek kadın figürdü.

Tarkan Tufan  ttufan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Dindar Çinliler açısından, eski Çin’deki Taoizm pratiğinin temel ilkelerinden biri, belirli inançlara ve uygulamalara bağlı kalmanın çok uzun bir yaşamın, hatta ölümsüzlüğün yolunu açabileceği inancıdır.

Tarihte kaç tane Taocu keşişin ölümsüzlük elde ettiği bilinmiyor. Elbette Taoizm’in kurucusu olan Lao-Tsu’nun manevi soyundan gelen Zhuangzi (ya da Chuang Tsu) gibi kişilerin ölümsüz olduğu düşünülür. Bununla birlikte, ölümsüzlüğe ulaşıp ulaşmadıkları yalnızca kendileri tarafından bilinen sayısız münzevi ve gezgin Taocu bilge de ölümsüzlerin arasında olabilir.

Taocu dini gelenek, inançları ve uygulamaları yoluyla sıradan insan yaşamının sınırlamalarını aşarak bu yeteneğin somut bir sembolü haline gelen sekiz ‘Xian’ (ölümsüz) grubuna derin bir saygı gösterir. Bu figürler, ibadet ve uygulama yoluyla ulaşılan ölümsüzlüğün mitolojik sembolleri gibi hizmet ederler.

Taoizm’de kutsanan Sekiz Ölümsüz hakkındaki bazı bilgiler gerçek tarihsel olgularla da bağlantılı gibi görünür. Onların, Tang Hanedanı (M.S. 618-907) veya Song Hanedanı (M.S. 960-1279) sırasında dünyaya geldiği söylenir ve bu bilgiler Zhuangzi tarafından kaydedilmiştir. Bazı ölümsüzler gerçek insanlar olsa da, bu müminleri çevreleyen büyülü ve mistik masallar, tarihi, mitolojik gerçeklikten ayırt etmeyi imkânsız bir hale getirir.

ÇİN’İN ANTİK TANRILARI

Geleneksel tanrıların çoğu ölümlü olarak ortaya çıktı ve bazıları kendilerine adanan festivallerle anılmaya devam ettiler. Bu tanrılar genellikle tapınaklardaki heykellerde beden bulur ama duvar süslemelerinde de görünebilirler; bazıları birçok farklı sembolik anlam ve öneme sahiptir.

Çin tanrıları söz konusu olduğunda, Mısır, Yunan veya Roma panteonuna aşina olan insanlar şaşırabilir; zira Çin inanç sisteminde tutarlı bir çerçeve ya da hiyerarşi bulunmaz. Söz konusu olan, hikayelerin farklı zamanlarda farklı yerlerde ortaya çıktığını düşündüren bir çeşit koleksiyondur. Örneğin Yüce Tanrı Şangdi birçok masalda yer almaz ve diğer tanrılarla etkileşime girmez, bu nedenle de Zeus veya Jüpiter ile karşılaştırılamaz bile. Bunun başlıca nedeni, uzun zaman boyunca Konfüçyüslüğün baskın felsefe olmasıdır ve bu sıkı rasyonellik, toplumda kök salmıştır.

Hâl böyle olunca, mitolojik figürler akademisyenler nezdinde çalışmaya uygun konular olarak görülmedi. Bunun yanı sıra, hikayeleri sözlü gelenekle canlı tutmaya çalışan inananların çoğu okuma yazma bilmiyordu. Çin’de doğrulanabilen uzun bir tarih geleneği mevcuttur ve gerçeklere ilişkin tarafsız kayıtlar, bu tür yaratıcı hikayelerle çelişkiler taşır. Buna karşın, halk binlerce yıl boyunca bir araya gelip, dinlerin yaşattığı antik tanrılar onuruna festivaller düzenlemeyi sürdürdü.

‘SEKİZ ÖLÜMSÜZ’

Çin mitolojisinde, Sekiz Ölümsüz adında, ilahi ve doğaüstü niteliklerle ve benzersiz güçlerle donatılmış olan, insanî var oluşu aşmış sekiz kişiden oluşan efsanevi bir grup bulunur. Her ölümsüz, kötülüğe karşı mücadelede hayatî öneme sahip bir güçle donatılmıştır. Sekiz Ölümsüz’ün büyük kısmı Tang Hanedanlığı sırasında doğmuştu ve Taocular tarafından büyük bir saygı görmeleri nedeniyle Çin kültüründe tanınan figürler haline geldi. Sekiz Ölümsüz, He Xian Gu, Cao Guo Jiu, Li Taiguai, Lan Caihe, Lu Tung Pin, Han Xiang Zi, Zhang Guo Lao ve Zhongli Quan’dan oluşuyordu.

Tarihsel, yarı-tarihsel ya da efsanevi karakterler olarak kabul edilse de Sekiz Ölümsüz, sıradan insan varlığının sınırlarını dinsel pratiklerle aşan güçleri temsil eder. Güçleri genel olarak şunları içerir:

-Farklı yaratıklara ve nesnelere dönüşme yeteneği,

-Yaşlanmayan ve şaşırtıcı fiziksel eylemler yapabilen olağanüstü bedenler,

-Doğal enerji kontrolü sayesinde insanları, hayvanları ve nesneleri kontrol etme becerileri,

-Şifa dağıtma,

-Geleceği tahmin etme yeteneği.

Sekiz Ölümsüz’ün ve temsil ettikleri güçlerin gerçekten var olduğuna inanmayan Taocular açısından bile, bu karakterler bir ilham kaynağı, bağlılık ve bazen de bir eğlencenin konusu durumundadır.

ÖLÜMSÜZLÜĞE UÇAN İLK KADIN

He Xian Gu, genellikle Taocu geleneğin tek kadın ölümsüzü olarak kabul edilir. He Qiong adıyla Tang Hanedanı (618-907) döneminde, Çin kültürünün tepe noktalarından birinde dünyaya geldi. Yoksul ailesi, Guangzhou bölgesindeki Zhujiang Nehri üzerinde bir limanda yaşıyordu.

He Xian Gu, aktarılan kayıtlara göre 7. yüzyılda ölümsüzlüğü elde etti. Henüz 14 yaşındayken, kendisine mika sanatını öğreten ustası Lu Tung Pin ile tanıştı. Pin, He’nin açlığını dindirmek için ona bir şeftali verdi. Hikâyede, He’nin bu şeftaliyi yemesi, ham enerjiye olan bağımlılığından kurtularak ölümsüzlüğe ulaşmasını sembolize eder. Başka bir deyişle Lu Tung Pin, Xian Gu’nun enerjisinin niteliğini değiştirmesine yardımcı oldu; bu sayede artık fiziksel bedeni tarafından tutsak edilmedi ve daha sonraları yüksek tepelerden atlayarak dağların etrafında nasıl hareket uçabileceğini de öğrendi.

He Xian Gu’nun sahip olduğu bilgelik, temel kristal yapıyı temsil eden mika ve incinin yanı sıra vücudun beslenmesi sanatıyla da ilişkiliydi. Çoğu hikayede, ilkin hasta annesini iyileştirmek için otlar arayan ve zaman geçtikçe sanatını toplumun hizmetine sokan şefkat dolu bir evlattan bahsedilir. Xian Gu, aynı zamanda, çocuklara hediyeler vermektedir.

Geleneğe göre, He, Tao’ya kendini adamak amacıyla bekârlık yemini etmiş, Tang Hanedanı’ndan bir kadındı; aynı zamanda bir otacı ve kâhindi.

Bunların yanı sıra, He Xian Gu’nun ölümsüzlük elde etmek isteyenler arasında uçuş egzersizleri yapan ilk kişi olduğuna inanılır. Adının Guangdong Eyaleti’ndeki Guangzhou kentiyle ve sürmekte olan varlığının Lo Fu Shan Dağı ile bağlantılı olduğu aktarılır. Bu dağda, ölümsüz hanımefendinin hâlâ öğrencileriyle buluştuğu ve insanların ölümsüzlere ulaşmak için kullandığı bir köprü mevcuttur.

Aktarılan bir hikayeye göre, ‘Dongpo’ adıyla da bilinen simyacı Su Shi, bir gün, bir erkek ve bir kadından oluşan iki yolcuyla karşılaştı. Kadın, İmparatorluk Mahkemesi tarafından cezalandırıldığı için, Su’yu kızdırmak amacıyla bir şiir besteledi. Su, bir an sonra, hırpani görünümlü çiftçi kadının aslında He Xian Gu olduğunu fark etti. Diğer gezgin Li ise demir bir köprüye dönüşerek Su’nun geniş ve güçlü nehirden karşıya geçmesini sağladı.

Şayet ölümsüz Xian Gu’yu arıyorsanız, yüz yıllardır yaşadığı Magufen zirvesine çıkmanız gerekiyor; He Xian Gu, Ay takvimine göre har ayın 15. gününde Yeşim İmparatoru’na adanan Tao ayini için cennetten yeryüzüne iniyor. Ne var ki, yeryüzüne indiği zaman etrafını rengârenk bulutlar kaplayarak ölümsüz kadını gözlerden ırak tutuyor.

KADINLAR AÇISINDAN TOPLUMSAL BİR DÖNÜŞÜME YOL AÇTI

Xian Gu’nun bilgeliği, Tam Gerçeklik Okulu’nda (Quanzhen) öğretiliyordu. Bu okul, aslında He Xian Gu’nun ölümsüzlüğe ulaşmasından sonra kurulmuştu. Ama okulun kurucularından biri ve aynı zamanda He Xian Gu’nun öğretmeni olan Lu Dongbin olduğu için, okul hem diğer bir ölümsüz olan Sun Bu’er hem de He Xian Gu’ya adanmıştı.

Okul, kadınlara da eğitim veren Taocu Gelenek Enstitüsü’nün gelişimine de önemli ölçüde katkıda bulundu. Okulun kadın öğrencilerinin sayısı en azından erkek takipçilerinin sayısına eşitti. Bu okul, Taoizmde ‘Göksel Ustalar Okulu’ ile birlikte, kadınlara daha büyük bir rol veren bir öğretinin de temelini atmış oldu.

Ölümsüz He ile ilişkili pratikler, temelde, kadınlara atfedilen ‘derleyip toplama’ ve ‘besleme’ niteliklerine dayanıyordu. Kısaca, bu uygulamalar, ilkel bir mağarada yaşadığı söylenen ‘ilk anne’ Xuan Tan’a atfedilen ‘ölümsüz ruhu’ var etmeye ve beslemeye yardımcı olacak potansiyel gücü ortaya çıkarmaya yönelikti.

He Xian Gu, Taocu sanatlarda genellikle sonsuzluğun sembolü olan bir lotus çiçeği ve ‘şeng’ denilen bir müzik aleti tutarken tasvir edilir. Bazen ‘Feng Huang’, yani tüm kuşların efendisi olduğu söylenen efsanevi bir kuş da kendisine eşlik eder.

Kaynaklar:

https://www.historytoday.com/archive/foundations/he-xian-gu

https://www.olegcherne.ru/people/61-he-xiangu/

https://ztevetevans.wordpress.com/tag/he-xiangu/

http://www.histophilo.com/he_xiangu.php

https://www.learnreligions.com/the-eight-immortals-of-taoism-3182605