Toplumsal sınıfların demokratikleşmede etkisi nedir?

Yapılan araştırmada 1900-2006 yılları arasında düzenlenen kitlesel protestolar incelendi ve protestoların başarısının, bunları düzenleyen kişilere/sınıfa bağlı olduğu sonucuna varıldı. Araştırma, sanayi işçilerinin demokrasinin tarihsel gelişimi için elzem olduğunu gösterdi.
Şili protestolarında, polis aracının önünde palyaço olarak giyinmiş bir gösterici.

Sirianne Dahlum, Carl Henrik Knutsen, Tore Wig

Birçok gözlemci -ABD ve bazı Avrupa ülkeleri dahil olmak üzere- demokrasinin risk altında olmasından korkuyor. Bazı yorumcular ise, işçi sınıfının daha az eğitim görmüş kesimini, verilen demokratik (ters) tepkiler için suçluyor.

Kalıp yargılara göre, bu seçmenler göç ve küreselleşmeye şüpheci yaklaşıyor ve belki de otoriter popülist siyasetçileri ve partileri desteklemeye meyilli. Buna kıyasla, siyasi analistler ise daha eğitilimli, kentli orta sınıfı demokratik değerlerin ve ilkelerin sadık savunucuları olarak görme eğiliminde.

Peki gerçekten sanayi işçileri anti-demokratik bir güç mü? Yeni çalışmamızda, 150 ülkede vatandaşların demokrasiye nasıl ‘önayak’ olduğunu inceliyoruz. Çıkardığımız sonuç ise, sanayi işçilerinin demokratikleşme sürecinde kilit unsur olduğu ve kentli orta sınıftan daha önemli olduğudur.

PROTESTOLARIN İŞE YARAYIP YARAMASI, PROTESTOCULARIN KİM OLDUĞUNA BAĞLIDIR 

Modern tarihte, farklı ülkelerin vatandaşları politik özgürlük ve serbestlik arayışında protestolar düzenlediler. Ve bazen başarılı oldular. Hong Kong’daki mevcut demokrasi protestoları, siyasi haklar ve özgürlükler için topyekûn seferberliğin dünyadaki en son örneğidir. Doğu Avrupa’da 30 yıl önceki anti-komünist hareketler, Arap Baharı sırasında Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki hükümet karşıtı protestolar da buna örnektir.

Ancak, Arap Baharı ardından farklı ülkelerdeki ‘uyumsuz yörüngelerde’ de gördüğümüz gibi -Tunus demokrasisi ve Mısır otokrasisinin kıyası gibi- topyekûn seferberlik her zaman demokrasi ile sonuçlanmıyor. Çoğu zaman düzenlenen protestolar, mevcut diktatörlük rejiminin düşüşüne bile yol açmıyor. İran’da mevcut rejimin, 2009 Yeşil Hareket’inden sağ çıkması buna bir örnektir. Neden bazı hareketler demokratikleşmeye neden oluyor, diğerleri başarısız oluyor?

Yeni çalışmamızda, 1900’den günümüze dünyada düzenlenen rejim/sistem karşıtı protestoların karşılaştırmasına dayanarak, protest hareketlerin demokratikleşmeyi teşvik edip etmeyeceğinin, protestocuların kim olduğuna bağlı olarak değiştiğini gözlemledik. Bilhassa, demokratikleşmenin teşviğinin, protestocuların sosyal altyapısına bağlı olduğunu tespit ettik. Protestocular çoğunlukla kentli orta sınıftan mı, sanayi işçilerinden mi yoksa devlet çalışanı veya köylülerden mi oluşuyor?

Protestolar, farklı insanları içine çeker. Örneğin, Tunus ve Mısır Arap Baharı hareketleri. 2015 yılında, Tunus’ta barışçıl demokratikleşme sürecine katkılarından ötürü Nobel Barış Ödülü, Tunisian National Dialogue Quartet’e verilmişti. Bu organizasyon, örgütlü emek dahil olmak üzere geniş sınıflar arası iş birliğini temsil ediyordu. Mısır’da, Arap Baharı’nın demokrasi yanlısı hareketi, daha dar bir toplumsal tabana -kentli orta sınıf- sahipti.

Ayrıca 20. yüzyıl, çiftçi/köylü hareketlerine de sahne oldu. Verilerimize göre, çiftçi/köylülerin liderliğindeki protestolar, nadiren demokratik reformlar ile sonuçlandı. Bu durum, bu grupların sistemi/rejimi değiştirme gücüne veya demokrasiyi uygulama güdüsüne sahip olmamalarından kaynaklanıyor olabilir.

İŞÇİLER DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE DAHA ETKİLİ

Sanayi işçileri dahil olduğu zaman ise farklı bir hikayeyle karşılaşıyoruz. Demokratikleşmenin, kentli orta sınıfların egemen olduğu kitlesel protestoların ardından gerçekleştiğini gözlemliyoruz -sanayi işçileri protesto düzenlediğinde ise bu ihtimal daha da artıyor. Bu gruplarda çoğunlukla, demokrasinin öncelikli olması (özellike kent toplumlarında) ve demokratikleştirici değişimleri zorlama kapasitesi birleşiyor.

Özellikle sanayi işçileri, diktatörlük rejimlerinin dayattığı zorluklara karşı, sendikaları, uluslararası çalışma ağlarını ve sosyal demokrat partileri kullanabilir. Burada, genel oy hakkı ve çok partili seçimlerdeki işçi hareketlerinin tarihsel rolünü vurgulayan bazı Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinin, etkili ve derinlikle çalışmalarında hemfikiriz.

Ancak, bizim çalışmamız, protesto hareketlerinin toplumsal niteliğinin demokratikleşme sürecindeki etkisini sistematik olarak araştıran ilk çalışma. 1900-2006 yılları arasında düzenlenen kitlesel protestoları ve protestoların lider sınıflarını -sanayi işçileri, kentli orta sınıf, tarım işçisi, etnik ve dini gruplar- araştırdık ve kaydettik.

Çalışmamızdaki en güçlü bulgu, sanayi işçilerinin egemen olduğu protesto hareketlerinin demokrasiyi sağlamadaki etkisinin, diğer tüm protest kampanyalara kıyasla fazla olduğudur. Kentli orta sınıf hareketlerinin, demokratikleşmede etkili olduğuna dair kanıtlar da mevcut, ancak bu etki sanayi sınıfının etkisi kadar kuvvetli değil. Araştırmamız, sanayi işçilerinin demokrasinin tarihsel gelişimi için çok önemli olduğunu göstermektedir.

Yazının aslı The Washington Post sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Nergis Kalkan)