Jules Bonnot: İlk arabalı soyguncu

Arabalı soygunculuğun 'mucidi' anarşist Jules Bonnot, kendi soy ismiyle anılan 'çetesiyle' soygun dünyasına adını yazdırmakla kalmadı, Fransa tarihi için neredeyse mitolojik bir karaktere dönüştü.

Kavel Alpaslan  kalpaslan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Bugün, içinde banka soygunu sahnesi geçen herhangi bir film izlemeye kalksak aşağı yukarı şu sahne ile karşılaşırız: Soyguncular çalıntı bir arabayla bankaya gelir, bir kişi araçta arkadaşlarını bekler, diğerleri içeriye girer, olaylar yaşanır ve çantalarına paraları dolduran soyguncular kapıda bekleyen araçlarına geri biner, araç böylece alandan uzaklaşır… ‘Soygun’ dediğimizde aklımızda canlanan manzara bu çizginin sınırlarını fazla aşmıyor. Elbette teknoloji ilerledikçe türlü türlü soyguna tanıklık ediyoruz. Güvenlik teknolojisi ile soyguncuların teknoloji ve yöntem geliştirmeleri at başı gidiyor. Bu soyguncuları amatör görmemize neden olabilecek kimileri ise bunca koşturmaya gerek duymadan, binlerce banka soygununa denk vurgunları kolayca gerçekleştirebiliyor.

Eğer aklımızda aynı arabalı soygun manzarasının canlandığı tespitini yaptıysak, muhtemelen güvenlik sektörü ve sermayeyi korumakla görevli kolluk kuvvetleri de uzun uzun bu tespitler üzerine çalışmış olsa gerek. Ancak şu an ‘eski usul’ ilan ettiğimiz bu yöntem, yaklaşık yüzyıl önce Fransa’da pek de sık karşılaşılan bir durum değildi. Arabalı soygunculuğun ‘mucidi’ anarşist Jules Bonnot, kendi soy ismiyle anılan ‘çetesiyle’ soygun dünyasına adını yazdırmakla kalmadı, ülke tarihi için neredeyse mitolojik bir karaktere dönüştü.

‘SHERLOCK HOLMES’ÜN’ ŞOFÖRÜ

1910’lu yılların başına damgasını vurmuş Bonnot’un yaptıklarını anlamak için geçmişine seyahat etmemiz gerekiyor. Küçük yaşta annesini kaybeden Bonnot’ya uzun yıllar okuma yazma bilmeyen fabrika işçisi babası bakar. Ekonomik sıkıntılar yaşayan her aile gibi erken yaşlarda çalışmaya başlayan Bonnot, babası gibi bir fabrikada işe girer. Ancak çok geçmeden kovulur ve Fransız ordusuna yazılır. Askeriyede görev aldığı bölüm Bonnot’un hayatının geri kalanı için oldukça önemlidir. Burada askeri araçların mekanik teknisyenliğini yapar. Dolayısıyla araçlarla ilişkisi ilk olarak orduda şekillenir.

Askerden döndükten sonra Bonnot, yavaş yavaş anarşizmle tanışır. Bireyci anarşizmi benimseyen ve Max Stirner’ın düşüncesinden etkilenen bu grup içerisinde Bonnot da bir ajitatördür. Bu sırada Bonnot evlenmiştir, dolayısıyla bakması gereken bir ailesi olduğundan tekrar bir işe girer. Ancak patrona demir sopayla saldırınca biraz uzaklaşmak durumunda kalır ve İsviçre’de mekanisyen olarak çalışmaya başlar. Geri döndüğünde en küçüğünden en büyüğüne, neredeyse her zaman arabalarla ilgili işletmelerde mekanisyen olarak çalışır. Bu süreç onu arabalarla daha da yakınlaştırmıştır. Arada kendi dükkanını açmayı da denese 1910 yılında Londra’da şoför olarak çalışma kararı alır. Hani öyle sıradan birinin şoförü de değildir; arabasını kullandığı kişi Sherlock Holmes’ün yaratıcılarından ünlü yazar Sir Arthur Conan Doyle’dür…

.

ÇETEYE DOĞRU

Aynı yılın sonuna doğru Bonnot, Lyon’a geri döner. Arabaları iyi bilmesinden dolayı, daha önce de kimi lüks araç soygunları yapmıştır. Şöyle düşünelim, bahsettiğimiz yıllarda araba sayısı yeni yeni artmaya başlamaktadır. Bu alanı iyi bilen insan az olduğu gibi, bu konuda bir ‘güvenlik’ sorunu çıkartacak insan da 1900’lerin başlarında pek yoktur. Dolayısıyla bu işte iyi olduğunu düşünen Bonnot döndüğünde yeniden kimi soygunlara girişir.

Daha sonra aranmasından dolayı Paris’e geçtiğinde L’Anarchie gazete çevresiyle yakınlaşır, ki buradaki isimlerin bir bölümü çetesine dahil olacaktır. Bu isimler arasında -her ne kadar daha az rol oynamış olsa da- Victor Serge de vardır. Yazar Serge, daha sonra Rusya’ya giderek Ekim Devrimi’nde Bolşeviklerle yakınlaşacaktır.

Tekrar Bonnot’a geri dönelim. 1911’de Bonot, iki diğer arkadaşıyla birlikte önce bir araba çalar. Delaunay-Belleville marka bu araç, tarihin ilk arabalı soygununu yapacaktır. Bir hafta sonra grup, çalınan araçla birlikte Société Général bankasını gündüz vakti soyar. Çete terk edecekleri arabayla alandan uzaklaşırken arkalarından gelen polisler yayan ya da bisikletle kendilerini takip etmektedirler… Haliyle bu olay aylarca ulusal basının manşetlerini işgal eder.

.

Hız kesmeden bir diğer soygun silah dükkanına yapılır. O dönem Paris polisinin kullandığından daha ileri teknoloji silahlara sahip olan çete bu sefer Paris’in ünlü zenginlerinden Louis-Hippolyte Moreau’nun evini basar, paralara ve mülklerine el koyar. Moreau ve eşi soygun sırasında hayatını kaybeder. Bu olayların ardından Paris artık güvenli değildir. Bonnot’un bir süre sığındığı Serge’in evi de açığa çıkmıştır. Grup Belçika’ya kaçar. Burada araba soygunlarına devam ederken bir Belçika polisini öldürür. Bir başka soygunda da iki polis vurularak ölür.

.

Bonnot için çember daralmaktadır. Çete üyelerin yakalanmasına yardımcı olanlara 100 bin frank’a kadar ödül verileceği duyurulur. Bu ödülü kıyaslamak gerekirse, Moreau’ların evini basan çetenin yaklaşık 30 bin frank değerinde mülk çaldığını söylemek yeterli olacaktır. 1912 Nisan’ında Fransız polisleri Bonnot’yu neredeyse yakalama noktasına gelir. Çalıntı ürünleri satın alan bir dükkanda polisler Bonnot ile karşılaşır. Ancak Bonnot silah çeker ve çatışmada Fransız emniyet müdür yardımcısını öldürür, çatıdan kaçmadan önce de bir polisi yaralar. Ancak bu son kaçışı olur. Dört gün sonra 500’ü aşkın ağır silahlı polis ve asker güçleri Choisy-le-Roi’daki bir evde Bonnot’u kıstırır. Bonnot yine çatışmayı tercih eder, 3 polis yaralanır. Ancak polisler ve askerler bu sefer hazırlıklıdır ve dinamitle binanın ön cephesini havaya uçurur. Bonnot da böylece, diğer kimi arkadaşları gibi çatışırken hayatını kaybeder. Çetenin geriye kalan diğer kimi üyeleri ölüm cezasına çarptırılır, Serge 5 yıl hapis cezası alır -ki ileride yazdığı romanlarda bu hapis dönemine rastlanacaktır.

.

Grubun ideolojik olarak yaslandığı nokta ‘suç’ kavramının kendileri açısından farklı oluşudur, Bonnot çetesi ‘hırsızlardan çaldıklarını’ öne sürmektedir. İleriki dönemlerde bireyci anarşizmle sendikalizm arasındaki ayrılık da Fransa’da bu örnek üzerinden de derinleşecektir. Yoğunlukla bireyci anarşistler tarafından benimsenen ‘illegalizme’ yapılan eleştiriler küçük burjuva kökenli olduğu yönünde toplansa da bu akım Fransa’da, özellikle Paris Komünü’nün kanlı bir şekilde bastırılmasından sonra ses getirmiştir. İşin fikirsel arka planınından ziyade Jules Bonnot’nun neden ilk arabalı soygunu gerçekleştirdiği sorusu belki daha ilgi çekicidir. Böylesi ‘yeni’ teknolojik bir soygunun, araba teknisyeni ve fabrika işçisi tarafından yapılmış olması, sabotajın sabot terlikleriyle işçilerin makine kırıcılığıyla birlikte adlandırılması gibi safi bir tesadüf olmasa gerek.

Kaynaklar ve daha detaylı bilgilerin yer aldığı adresler:

https://www.13emerue.fr/dossier/jules-bonnot
https://www.france-pittoresque.com/spip.php?article13633
https://freedomnews.org.uk/the-bonnot-gang/
https://spartacus-educational.com/ANA-Jules_Bonnot.htm
https://www.unionofegoists.com/authors/la-bande-a-bonnot-the-bonnot-gang/
https://theanarchistlibrary.org/library/paul-z-simons-illegalism-why-pay-for-a-revolution-on-the-installment-plan-when-you-can-steal-on