Üçüncü Dünya: Sandinist devrim 40 yaşında

Nikaragua, Sandinist Devrim'in 40'ıncı yıl dönümünü kutluyor... Guatemala'nın nehirleri kuruyor... Afrika'da iki doğum günü: Frantz Fanon 94, Nelson Mandela 101 yaşında... Kuzey Kore'de yerel seçimlere katılım oranı yüzde yüze yakın... Peru'da sağlık emekçilerinden 48 saatlik grev... Swaziland'da öğretmenler bakanlık kapısında atama istedi... Hepsi Üçüncü Dünya'da...

Kavel Alpaslan  kalpaslan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Orta Amerika ülkesi Nikaragua, Somoza diktatörlüğünü deviren Sandinist Devrim’in 40’ıncı yıl dönümünü kutluyor. Ülkenin başkenti Managua’da düzenlenen kutlamalar büyük bir kalabalığa ev sahipliği yaptı.

Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (FSLN) liderlerinden ülkenin Başkanı Daniel Ortega, özellikle geçtiğimiz yıllarda düzenlenen sokak gösterileriyle gündeme geldi. Daha eskilere gidecek olursak Ortega devrimden sonra hareketin ‘oportünist’ ithamında bulunulan kanadında yer almasıyla hareket içinde kimi kesimlerce eleştirilmişti. Bu iki ‘eleştirinin’ birbirinden oldukça farklı açılardan yapıldığını belirtelim. Tüm bunlara rağmen FSLN’nin devrimci müdahalesiyle Samoza ailesinin hükümdarlığı Nikaragua’da sona erdi. FSLN, ismini 1930’larda ABD denizci askerlerine karşı çarpışan Nikaragualı Agusto Sandino’dan alıyor.

Sandinist Devrim iktidara gelene kadar ABD destekli paramiliter güçlerle ciddi çarpışmalar yaşamıştı. FSLN kutlamalarında dikkat çeken, şüphesiz 1979 yılında gerçekleştirilen devrim günlerinin anması ve hareketin zaferinden görüntüler oldu. Öyle ki sokaklarda pek çok kişi devrim günleriyle özdeşleşen FSLN konvoylarını andıran yürüyüşler düzenledi. FSLN’nin asıl lider kadrolarından Carlos Fonesca Amador, zaferi göremeden çatışmada hayatını kaybetmişti. Amador gerilla hareketini kurmadan önce kütüphane öğretmeniydi.

GUATEMALA: İKİ YILDIR DÜZENSİZ YAĞIŞ, NEHİRLERİ KURUTUYOR

Guatemala, kuruyan nehirlerin etkilerini yaşıyor. Ülkedeki Sepalau gölü yağmur eksikliğinden tamamıyla susuz kalırken asıl sorunun nehirlerin kuruması olarak belirtiliyor. Orta Amerika’nın normal şartlarda bol yağış alan ülkesi Guatemala’da daha önce San Simon nehri kurumuştu.

Guatemala gazetesi Prensa Libre’de yer alan haber, San Simon nehrinin yağışlı bir zaman diliminde kuruduğuna dikkat çekiyor. Çevre bakanlığı durumun oldukça kritik seviyede bir kuruma olduğunu belirtirken çevrede yaşayan halk, nehirlerin kendileri için önemini, ‘nehre bağlı olduklarını’ söyleyerek anlatıyor. Kurumakta olan farklı bir nehrin yakınlarında yaşayan bir kişi gazetecilere, iki yıldır normal seyirde yağmurlarla karşılaşmadıklarını ve değişimin inanılmaz olduğunu ifade ediyor. Aşağıdaki fotoğraflar San Simon nehrine ait değişimi gösteriyor.

AFRİKA’DA İKİ DOĞUM GÜNÜ: FRANTZ FANON 94, NELSON MANDELA 101 YAŞINDA!

Yazdığı eserlerden en çok ‘Yeryüzünün Lanetlileri’ni bildiğimiz Frantz Fanon, 94’üncü doğum gününde, dünyanın çeşitli dillerinde anılıyor. Martinikli-Cezayirli Fanon’un düşüncesi geçtiğimiz yıl başta sömürge dünya ve Afrika halkları olmak üzere ulusal kurtuluş mücadelelerindeki teorik birikime büyük katkı sunmuştu. Devrimci düşünürün mezarı Cezayir’de ‘şehitler mezarlığında’ bulunuyor.

Afrika için teorik olarak Fanon’un yeri ayrı olsa da bir diğer önemli ismin doğum günü de geçtiğimiz haftaydı. Güney Afrika’da, Apartheid rejiminin devrilmesiyle sembolleşen Nelson Mandela’nın 101’inci yaş günü kutlandı. Birleşmiş Milletler (BM), 2009 yılında 18 Temmuz’u ‘Uluslararası Nelson Mandela Günü’ olarak belirlemişti. Ancak Mandela’nın ‘bağışlayıcı aziz’ imajının yüceltilmesine tepki duyanlar da var…

Africa is a Country’de birkaç ay önce yazılan bir yazı, konuyla ilgisi dolayısıyla tekrar dolaşıma girdi. Sisonke Msimang imzalı makalede ‘Nelson Mandela’yı azizlikten kurtarmak’ ele alınıyor. Mandela’nın ‘bağışlayıcılığını özgürlük ve onuru kazanmakla karıştırmamak gerektiğini’ söyleyen yazar, Güney Afrika’da Mandela’nın hapisten çıkıp ülkesinin başına geçtikten sonra ortaya çıkan farklı bir tartışmaya değinmeyi de ihmal etmiyor. Günümüzde çoğu genç jenerasyonun Mandela’yı fazla ‘uzlaşmacı’ olarak eleştirdiğini belirten Msimang, ‘ulusun babasının rolü ve yeri hakkında, canlı, öfkeli, çoğunlukla kaotik bir tartışma’ olduğu görüşünde. Geçtiğimiz yıllarda Güney Afrika’daki üniversitelerin kampüslerinde öğrenci eylemleri başlayınca ortaya çıkan tartışmaları örnek veren yazar, Mandela’ya ‘devrimi sattı’ diyenlere katılmadığını ancak devrimin Mandela tarafından olmasa bile ‘satıldığını’ belirtiyor. Bu görüşüne gerekçe olarak Afrika Ulusal Kongresi (ANC) içindeki kimi tartışmalara değinse de makalenin yazarı Mandela’yı ezilmeye karşı verilen bir mücadele figür yerine ‘iyileştirici ve bağışlayıcı mesaj ileten elçi’ konumuna getirmeyi beyaz tahakküm üzerinden eleştiriyor.

KUZEY KORE: YEREL SEÇİMLERE KATILIM ORANI YÜZDE 100’E YAKIN

Kuzey Koreliler şehir, bölge ve ülke kurullarına temsilcilerini seçmek üzere sandık başına gitti. Kore Merkezi Haber Ajansı’nın (KCNA) aktardığı habere göre, yapılan seçimlere katılım oranı yüzde 99.98 olarak duyuruldu. Seçimlerde önceden belirlenmiş adaya ‘evet’ ya da ‘hayır’ mührü vuruluyor. Bu durum elbette Kuzey Kore gündeminin ‘magazinel’ yanını asla kaçırmak istemeyen kimi medya kuruluşlarının da ilgisini çekti. Elbette gerçek ismi Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti olan ülkede düzenlenen seçimin ‘farklı’ bir ‘seçim’ olduğu, hatta ortada pek fazla seçilen bir şey olmadığı bir gerçek. Ancak ülke hakkında çıkan haberlerdeki dezenformasyon düzeyi, dikkatli yaklaşmayı da gerektiriyor.

PERU: SAĞLIK EMEKÇİLERİNDEN 48 SAATLİK GREV

Peru’da sağlık emekçileri Peru Doktorlar Birliği’nin çağrısıyla 48 saatlik ulusal grev ilan etti. Düzenlenen bütçede hak etmedikleri ücretleri alacaklarını düşünen doktorların talepleri ücretlerle sınırlı değil: Ekipman eksikliği, ilaç-laboratuvar desteği ve daha iyi çalışma koşulları da sokağa çıkan sağlık emekçilerinin beklentileri arasında.

Öte yandan çalışanlar bu hakları tam olarak ‘talep etmiyor’. Yapılan açıklamalarda hükümetle zaten 2017 yılında anlaşmaya varıldığı, ancak an itibariyle alınan tavırların farklı olduğu vurgulanıyor. Dolayısıyla daha doğru bir ifadeyle sağlık emekçileri, hükümetten alınan kararlara ‘saygı’ bekliyor. Prensa Latina’da yer alan habere göre, federasyon hükümete 95 bin sağlık çalışanını bir araya getirebileceklerini belirterek gözdağı vermekten çekinmiyor. Emekçilerin gösterileri sırasında polisin müdahalesinin ardından yer yer çatışmalar çıktı.

SWAZİLAND: ÖĞRETMENLER BAKANLIK KAPISINDA ATANMA İSTEDİ

Güney Afrika ve Mozambik’in arasında bulunan krallık Swaziland’da -ya da yeni ismiyle Esvatini’de- öğretmenler hükümetin işe alımları durdurması üzerine bakanlığın kapısında eylem yaptı. Swaziland Ulusal Öğretmenler Derneği (SNAT) tarafından düzenlenen gösterinin ardından eğitimciler Eğitim Bakanlığına giderek taleplerini bakana iletti: Atanmalara ek olarak devlet okullarında geciken maaş ödememesi de dilekçede vurgulanan noktalardan.

Peoples Dispatch’da yer alan habere göre, eğitimciler aynı zamanda çoğu çocuğun yıl başından beri öğretmen yüzü göremediğinden şikayetçi. Bununla birlikte Times of Swaziland gibi yerel gazeteler, okulların çocuklara yemek vermekte de yetersiz olduğunu kaydediyor. Bu sırada Swaziland’ın mutlak monarşisi içinde III. Mswati’nin çocuklar ya da öğretmenlerle benzer hayat sorunları yok. Kendisi milyon dolarlık saraylarında lüks içinde yaşayarak kıtanın en zenginlerin yöneticilerinden biri olma ‘başarısını’ elinde bulunduruyor.

İlgili haberler: