Dünya Forum: Amerika’yı keşfedenler Vikinglerdi

Bir grup Avrupalı denizci, Kristof Kolomb’un doğumundan yaklaşık 5 yüz yıl önce, yeni bir dünya arayışı içinde vatanlarını geride bıraktı. Yüksek hızda yol alan Viking tekneleri, Atlantik Okyanusu’nun çalkantılı sularından geçerken rüzgârlar teknenin büyük yelkenini şişiriyordu. Bilinmeyen suları geçtikten sonra, ahşap gemideki bir Viking ufuk çizgisinde uzanan yeni kıyıları fark etti; sahile yakın bir yerde demir attılar ve karaya çıktılar. Kristof Kolomb henüz Amerika’yı “keşfetmeden” beş yüz yıl önce, bu Vikingler Kuzey Amerika topraklarına ulaştığı bilinen ilk Avrupalılardı.

Tarkan Tufan  ttufan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Leif Erikson, M.S. 1000 yılında mürettebatıyla birlikte Kuzey Amerika topraklarına ayak basan ilk Avrupalı olduğu bilinen bir İskandinav Vikingi’ydi. Muhtemelen 970-980 yılları arasında İzlanda’da doğan Leif, 980’lerin sonlarında Grönland’daki ilk Viking yerleşimini kuran ünlü şef Kızıl Erik’in oğluydu. Leif, babasının ölümünün ardından, 1000 yılında Grönland’da yaşayan Vikinglerin şefi olarak seçildi.

Leif’in ölümünün ardından büyüyen ünü, çoğunlukla, ilk Kuzeyli keşif gezisini Newfoundland ve New York’a nasıl gerçekleştirdiğini anlatan 13’üncü yüz yıl tarihli İzlanda efsanesi olan Vinland Destanı’ndan kaynaklanır. Leif, Vinland adını verdikleri bölgede, diğer şeylerin yanı sıra, Vikinglerin bölgeye bu adı vermesine sebep olan üzüm bağlarını keşfetti. Günümüzde Kanada sınırları içerisinde kalan Vinland, ‘Şarap Ülkesi’ anlamına geliyordu.

MACERALI BİR ‘TOYLUK’ DÖNEMİ

Leif’in çocukluk ve ergenlik yılları hakkında sınırlı bilgi olmasına rağmen, ailesinin kesinlikle ilginç bir yaşam anlayışı olduğunu biliyoruz. Leif’in dedesi Thorvald’ın hikâyesi Norveç’teki Jæren’de başlıyor; ilerleyen yıllarda ailesini toplayarak İzlanda’ya kaçtıktan sonra, dedesi Thorvald ve ailesi büyük sıkıntılar yaşadı. 9’uncu yüzyılda Thorvald Grönland’da öldü ve oğlu Erik’in dillere destan olan hikâyesi başladı. İzlanda’da ‘resmen’ Erik Thorvaldsson olarak tanınsa da asıl ününü Kırmızı Erik adıyla kazanmıştı. Kızıl Erik ve eşi Thjodhild, İzlanda’nın batısındaki Breidafjord bölgesindeki Eiríksstaðir adlı, muhtemelen Leif’in doğduğu yer olan çiftliği kurdular. Leif’in kendisi ve iki erkek kardeşi olan Thorstein ve Thorvald’ın yanı sıra, kız kardeşi olan Freydis burada dünyaya geldi.

Leif’in aile tarihinde sükûnetle geçen bir dönem yoktu: Babası Erik de dedesi Thorvald gibi, 982 yılı civarında bir cinayet suçlamasıyla sürgün edildi. Ancak bu sefer, batıya kolaylıkla gidebilecekleri ve bilinen bir İskandinav yerleşimi yoktu. Bununla birlikte, İzlanda’nın batısında görülen yeni topraklarla ilgili söylentilerin ardından, Kızıl Erik oraya doğru yelken açtı ve iddiaya göre Grönland’a ayak basan ilk Viking oldu. İlerleyen dönemde de daha fazla insanın buraya gelip yerleşmesini sağladı. 985 yılı civarında, Grönland’ın güney ucunda Eriksfjord adında bir yerleşim kurdu. Bu göçler ve keşifler esnasında genç Leif, maceralı bir yaşam içinde büyüdü. Gün geçtikçe Grönland’ın daha büyük kısmını keşfeden yeni Viking toplulukları bu bölgelere yerleştiler.

LEIF’İN VAAT EDİLMİŞ TOPRAKLARI

Kızıl Erik Destanı’nda gelecek vaat eden bir genç adam olarak tasvir edilen Leif’in bir yaz Grönland’dan Norveç Kralı’na hediyeler götürmek üzere yelken açmak istediği, ancak yetersiz yelkenleri nedeniyle tüm yaz boyunca mahsur kaldığı Hebrides’e sürüklendiği anlatılır. Leif, tekrar yelken açmaya hazır olduğu günlerde Thorgunna adlı bir kadınla tanışır. Thorgunna, Leif ile birlikte gitmek iste de ailesinin onay vermediği ve Leif’in, ‘yabancı bir ülkeden böylesine güçlü bir ailenin kızını kaçırmak konusunda isteksiz olduğu’ belirtilir. Thorgunna bu durumdan memnun değildir; ailesinin yanında kalır ve Leif’e, doğacak çocuğunu, yolculuk yapacak çağa geldiğinde Grönland’a göndereceğini söyler. Thorgunna daha sonra Thorgils adını verdiği bir oğul dünyaya getirir ve nihayetinde onu Grönland’a, babası Leif’ın yanına gönderir.

Kızıl Erik Destanı’nda hikâyesi devam eden Leif, Norveç’ten Grönland’a geri dönmeden önce, bir kez daha keşif turuna çıkar:

“Uzun bir süre denizde yol aldıktan sonra, var olduğunu bile bilmediği topraklara ulaştı. Orada buğday ve üzüm tarlaları vardı; ayrıca, ‘akçaağaç’ olarak bilinen ağaçlara rastladı ve hepsinden örnekler aldı.”

Bu keşif, Leif Erikson’un şöhretinin zirvesiydi. İlk kez bir Avrupalı, Kuzey Amerika’nın doğu kıyısındaki Vinland (Şarap Ülkesi) adlı toprakları keşfediyordu. Vinland’ın toplam alanının Newfoundland’da bulunan Belle Isle Boğazı’ndan St. Lawrence Körfezi’ne ve güney kıyılarına, hatta Prince Edward Adası ve New Brunswick’e kadar uzandığı düşünülüyor. Burada, ‘Grönland Destanı’ ek (ve bazen de farklı) bilgilerle devreye giriyor. Grönland Destanı, bunun yerine, Vinland’ın (ayak basmaksızın) ilk keşfini Bjarni Herjólfsson’a atfeder.

Leif, daha sonra Grönland’daki karasal bölgelerine ilişkin bu hikâyeleri duyar, bir keşif gezisi başlatır ve ilk önce buzul kaplı bir taşlık araziye ulaşır. Mürettebatı buraya ‘Helluland’ adını verir. Daha sonra düz ve ormanlık bir arazi olan Markland’ı keşfederler. Sonunda ‘Leifsbúðir’ adını verdikleri ve bir üs kurdukları yemyeşil bir araziye ulaşırlar. Leif ve adamları buradaki ormanları ve Vinland ismine ilham veren vahşi üzüm bağlarını keşfederken, özellikle daha güneydeki çevre bölgeleri araştırırlar.

KANITLAR DESTANLARI DESTEKLİYOR

1961 yılında Leif’in Vinland hikayesine ilişkin en büyük arkeolojik kanıt, Newfoundland’in en kuzey ucundaki L’Anse aux Meadows bölgesinde keşfedildi. Yarımada, günümüzde Kanada sınırları içerisinde yer alıyor. Ortaya çıkarılan sekiz adet çim kaplı yapıdan oluşan yerleşimde kabile şeflerin salonları, diğer büyük salonlar ve kulübelerle birlikte büyük depo alanları ve bazı atölyeler inşa edilmiş gibi görünüyor. Bu yapılar 980 ilâ 1020 yıllarını tarihlendiriyor. Bu nedenle, destanlarda aktarılan zaman dilimlerine de uygun görünüyorlar.

İlk Leif Erikson heykeli 1887 yılında Boston’da dikildi.

70 ilâ 90 kişi arasında bir nüfusu barındırabilecek büyüklükte olan yerleşim yeri, muhtemelen bölgeyi bir ulaşım noktası olarak kullanan, orada buluşan ve daha sonra kereste, üzüm, kürk ve diğer değerli eşyaları topladıkları bölgelere seferler yapan Viking grupları için kurulmuştu. Bu ürünler daha sonra Grönland’a taşınıncaya dek L’Anse aux Meadows’da saklanabiliyordu.

L’Anse aux Meadows, Vikinglerin Kuzey Amerika’daki ana üssüydü. Başlangıçta, Kızıl Erik’in bu seyahatleri denetlemiş ya da yetkilendirmiş olması ve Leif’in babasının yardımcısı olarak görev yapmış olması muhtemeldi. Destanlarda aktarıldığı üzere, Leif’in Vinland maceralarının en azından kısmen tarihsel bir gerçeklikten kaynaklandığına inanmak çok da zor görünmüyor.

MİRASI

İlk Leif Erikson heykeli 1887 yılında Boston’da dikildi ve Milwaukee’de heykelin bir kopyası yapıldı. 1925 yılında Minnesota Eyalet Fuarı’nda Başkan Calvin Coolidge, Leif Erikson’un gerçekten Amerika’yı keşfeden ilk Avrupalı olduğunu ilan etti.

1929 yılında Wisconsin Yasama Meclisi, Leif Erikson Günü’nü ilan etmek üzere bir yasa tasarısı çıkardı. 1962 yılındaysa, Seattle’da düzenlenen Dünya Fuarı ile bağlantılı olarak, Leif’in onuruna beş metre yüksekliğindeki bir anıt dikildi.

1964 yılında Başkan Lyndon Johnson, Viking kâşifinin ve ekibinin ardında bıraktığı İskandinav-Amerikan mirasının onuruna, 9 Ekim’in Leif Erikson Günü olduğunu ilan eden bir bildiri imzaladı.

Kaynaklar:

https://holidappy.com/holidays/Lief_Erikson_Day_-_October_9th

The Story of Leif Erikson

https://www.ancient.eu/Leif_Erikson/

https://www.biography.com/explorer/leif-eriksson

https://www.history.com/news/the-viking-explorer-who-beat-columbus-to-america

http://www.mnc.net/norway/LeifErikson.htm