Hindistan ve Pakistan'dan 1 Mayıs şarkıları

Hindistan ve Pakistan'dan 1 Mayıs şarkıları: Evrensel bir günün, evrensel bir ideolojinin tüm kültürlerdeki özgün yansımaları sahiden şaşırılacak şey...

Kavel Alpaslan  kalpaslan@gazeteduvar.com.tr

Taksimli ya da Taksimsiz… Türkiye’de “1 Mayıs İşçi Bayramı” dendiğinde belli başlı bir ‘çalma listesi’ herkesin kulağında yankılanıyor. Ya hüzünlü ya coşkulu pek çok marş, sanki sırası yıllardır hiç değişmemiş gibi 1 Mayıs kortejlerinde sürüp giden sohbetlere fon müziği oluyor. Şimdi 1 Mayıs listelerinin, ‘uzaklardaki’ başkalaşımına bakalım.

Hindistan ve Pakistan’da 1 Mayıslar müzikal olarak büyük bir çeşitliliğe sahne oluyor. Birbirleriyle yakın, bizeyse hayli uzak müzik ve kültürleri olan bu ülkelerin 1 Mayıs kortejlerinde de hüzünlü ya da coşkulu sesleri duymak mümkün. Hem bizim bölgeye uzaklığımızdan hem de coğrafyanın özgün kültürel zenginliğinden dolayı, ortaya oldukça etkileyici bir ‘çalma listesi’ çıkıyor. Gelin hakkında çok fazla şey bilmediğimiz Hindistan ve Pakistan coğrafyasının 1 Mayıslarına eşlik eden, sözleriyle evrensel, biçimiyle yerel şarkılarında bir tur atalım…

Hindistan coğrafyası inanılmaz bir kültürel çeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. Ülkedeki sol teşkilatların çeşitliliği de azımsanacak gibi değil. Üstelik Naksalitlerden ‘revizyonistlere’ birbirinden çok farklı yöntemler ve mücadele hatları benimseyen grupların her biri kendi ölçeğinde belli bir nüfuz alanına sahip. Değineceğimiz şarkılar da farklı sol teşkilatlara yakın grupların, sanatçıların eseri olduğunu ancak konumuzun başlığı gereği farklarına odaklanamayacağımızı hatırlatalım. Kültürel ve örgütsel çeşitlilik, farklı ritüelleri de beraberinde getiriyor. Ancak ortak bir yan bulmak gerekirse sergilenen şovlardaki yüksek duygu yükünü sayabiliriz.

 

 

Ülkedeki 1 Mayıs kutlamaları sosyalist ve komünist hareketlerle oldukça yakından bağlı. ‘Kamgar Din’ olarak bilinen gün, ülkede ilk defa 1923 yılında kutlandı. O yıl Labour Kisan Party of Hindustan tarafından yapılan kutlamalar aynı zamanda bölgede ilk kez kızıl bayrağın dalgalandığı an olarak tarihe geçer. Daha sonra Hindistan’daki bu ilk 1 Mayıs gösterisi anısına Chennai’de bulunan ‘Emeğin Zaferi’ isimli heykel dikilir. Aşağıdaki klipte bu heykel karşımıza çıkıyor.

.

‘BÜTÜN DÜNYAYI İSTEYECEĞİZ’

Film endüstrisinin Hindistan’da oynadığı rol, Hollywood’un ABD’deki etkisinden bile fazla olabilir. Bollywood’u ‘Bollywood’ yapan şeylerden belki de en önemlisiyse şüphesiz müziğin ve dansın filmlerdeki yoğunluğu ve tabii başarısı! Bu bilinen gerçeği hatırlattıktan sonra Hindistan’daki ‘1 Mayıs’ şarkılarına sıklıkla filmlerde rastlayabildiğimizi ekleyebiliriz. Tabii insan ister istemez Kemal Sunal’ın ‘Köşeyi Dönen Adam’ filmindeki ‘1 Mayıs Marşı’ performansını hatırlıyor. Aşağıda ‘Mazdoor’ yani ‘İşçi’ isimli filmden bir kesit bulunuyor. Burada seslendirilen “Hum Mehnatkash Is Duniya Se” yani “Bütün Dünyayı İsteyeceğiz’ isimli şarkının sözlerinden bir kısımsa şöyle:

“Ne bağ bahçe, ne birazcık toprak / biz, bin zahmetle alın teri dökenler / payımıza düşeni istediğimiz gün / bütün dünyayı isteyeceğiz.”

 

Şarkının sözlerinin kime ait olduğuysa biraz karışık. Kimi kaynaklar Hindistanlı söz yazarı Hasan Kamal’ı kimi kaynaklarsa dünyaca ünlü Pakistanlı Marksist şair Faiz Ahmed Faiz’i işaret ediyor. Belki şarkının nakarat kısmı Faiz’e, geri kalanı Kamal’a ait de olabilir ancak biz en iyisi bu iki savı da belirtip konuyu yanıtsız bırakalım. Öyle ya da böyle ‘Bütün Dünyayı İsteyeceğiz’ şarkısı, hem Hindistan’da hem Pakistan’da başta 1 Mayıs’lar olmak üzere işçi sınıfı için önemli anlarda kolayca işitilebiliyor. Şarkı ününü Mazdoor filmi kadar, işçilerin duygularına hitap eden sözlerine borçlu olsa gerek.

‘Hum Mehnatkash’ şarkısının çok farklı bir yeni yorumu da bulunuyor. Pakistanlı sanatçı Raja Ajaz’ın tarzı pek çok anlamda bize uzak. Ağır arabesk yorumunu bir tarafa bırakıp 1 Mayıs 2011 için yaptığı bu şarkının videosunu inceleyecek olursak ilginç şeylerle karşılaşabiliyoruz. Pakistan işçi sınıfının günlük yaşamı, kızıl bayrağın sürekli olarak oradan oraya dikilmesi gibi görüntülerin yanı sıra kızıl kuşak sallayan polisler oldukça dikkat çekici.

‘LENİN BOLLYWOOD’DA’

Sıradaki iki film karesi Hindistan yarımadasının güneydoğusunda konuşulan Telugu dilinde. Filmler oldukça eski olmakla birlikte her iki sahne de doğrudan 1 Mayıs için yapılan şarkıları içeriyor. 1 Mayıs’ın klipleri de İngilizce ‘May Day’ olarak telaffuz edilmesi anlamlandırmayı kolaylaştırıyor. Ne yazık ki şarkıların İngilizce tercümesine ulaşmak kolay değil, bu nedenle biz sadece ‘May Day’ kısmını anlamakla yetineceğiz. Fakat bu videoları özel kılan yan zaten iki başrolün coşkulu performansı. Telugu sinemasının önemli isimlerinden Madala Ranga Rao, hem sol görüşlerinden hem de kızıl giymeye özen göstermesinden dolayı ‘Red Star’ yani ‘Kızıl Yıldız’ olarak anılıyor. 1981 yapımı Erra Mallelu filminde etkileyici bir performansla karşımıza çıkıyor. 1980’lerin Bollywood filmlerinin pek çok özelliğini taşıyan filmin ‘Nede Mayday’ isimli şarkısının seslendirildiği sahnede özellikle Lenin fotoğrafıyla uzun uzun bakışma anı oldukça ilginç bir kültürel yolculuk olmuş.

Coşku olarak Singanna filminden bir sahnenin çok daha yoğun olduğunu söyleyebiliriz. Beş dakikalık sahne boyunca dans ve orak çekiçli bayrak dışında bir şey görmek oldukça zor. Sahnedeyse R. Narayana Murthy’i görüyoruz. Kendisi Telugu sinemasında, üçüncü dünyanın sorunları, gelir eşitsizliği gibi konuların işlediği filmleriyle tanınıyor. 1997 yılında yapılan bu filmde de ‘Aayare May Day’ isimli şarkısına elbette Murty damga vuruyor.

Telugu dünyasından yavaş yavaş ayrılmadan, son olarak geçtiğimiz yıla gidebiliriz. 1 Mayıs öncesinde televizyon kanalı TV1 Telegu’nun hazırladığı bir video klip oldukça güzel. İşçi sınıfına adanarak yapılan şarkı ve klip bölgedeki emekçilerin hayatlarından kimi sahneleri gerçekçi bir şekilde aktarıyor.

‘DÜNYANIN SAĞIR EDEN NABZI YANKILANACAK’

Kültürel farklılıklarda hor görebilme ihtimali oldukça tehlikeli bir noktaya sürüklenmeye alan açıyor. Hindistan, Pakistan ya da dünyanın bize uzak pek çok coğrafyasını tam olarak anlayabilmek bir anda olacak şey değil elbette. Ancak evrensel bir günün, evrensel bir ideolojinin tüm kültürlerdeki özgün yansımaları sahiden şaşırılacak şey. Madem konuyu bir şekilde Faiz’den açmış olduk, bugün yazıyı onun bestelenen bir şiiriyle bitirelim. Lenin Barış Ödülü sahibi, ‘Pakistan’ın Nazım Hikmet’i’ benzetmesi yapılan Faiz’den ileri bir tarihte mutlaka daha ayrıntılı bahsetmeliyiz. Şimdi kendi ülkesinin baskıcı rejimine karşı binlerin ‘İnkilap Zinzabad’ yani ‘Yaşasın Devrim’ sloganlarıyla eşlik ettiği bir şiirin bestesini aktaralım. Sözlerin başı şöyle:

“Şahit olacağız / muhakkak biz de şahit olacağız, / kader kitabına yazılmış / bize vaadedilen o güne. / Zorbalığın ve zulmün devasa dağları / tüy olup uçarken. / Ayaklarımızın altında -ezilenlerin ayakları- / dünyanın sağır eden nabzı yankılacak / bizi yönetenlerin üzerindeki gökte / gök gürültüleri yankılanacak.”