Dünya Forum: Siyonizm karşıtı Yahudiler

Siyonizm karşıtı Yahudiler, siyonizmin kendisi kadar eski ve Yahudi cemaatleri arasında İkinci Dünya Savaşı’na kadar yaygın biçimde destek de gördüler. Yahudi cemaati tek bir birleşmiş bir grup değil ve siyonizme ilişkin yaklaşımlar hem Yahudi grupları arasında hem de grupların kendi içlerinde farklılıklar gösteriyor. Başlıca görüş ayrılıklarından biri, laik Yahudiler ile dini Yahudiler arasındaki...

Tarkan Tufan  ttufan@gazeteduvar.com.tr

Siyonizm, Yahudi milliyetçi hareketinin ulaşmak istediği bir hedef, Yahudilerin eski vatanı olan Filistin’de bir Yahudi ulusal devletinin yaratılması ve desteklenmesi hareketidir. Siyonizm, 19. yüzyılın ikinci yarısında Doğu ve Orta Avrupa’da ortaya çıkmasına rağmen, birçok açıdan Yahudilerin ve Yahudi dininin, atalarının yaşadığı Filistin’deki tarihsel bir bölgeye bağlanması anlayışının devamıydı. Kudüs’e Siyon (Zion) diye sesleniyorlardı.

16. ve 17. yüzyıllarda, bir dizi “mesih”, Yahudileri Filistin’e geri dönmeye ikna etmeye çalışarak toplumsal alanda öne çıktı. Ancak, 18. yüzyılın sonlarındaki Haskala (Yahudi Aydınlanması) Hareketi, Yahudileri Batı’nın laik kültürünü benimsemeye çağırıyordu. 19. yüzyılın başlarında, Yahudilerin Filistin’e dönüşüne duyulan ilgi, çoğunlukla kıyamet beklentisine sahip tutucu Hıristiyanlar tarafından canlı tutuldu. Haskala’ya rağmen, Doğu Avrupa Yahudileri laikliği benimsemediler ve Rus Çarı’nın zorla yerleştirme ve sürgün politikalarına tepki olarak ‘Farovevei Ẕiyyon’u (Zion Aşıkları) kurarak, Yahudi çiftçi ve esnafların Filistin’e yerleşmesini teşvik etmeye başladılar.

Siyonizm’e siyasal dönüş, asimilasyonu en doğru davranış olarak gören Avusturyalı bir gazeteci olan Theodor Herzl tarafından gerçekleştirildi ancak Avrupa çapında yaygın bir hale gelen anti-Semitizm (Yahudi düşmanlığı) göz önüne alındığında, içinde yaşadıkları toplumlarla özdeşleşmek imkânsızdı. Hâl böyleyken, bir ulus oluşturmaları için bir dış odak tarafından zorlanmaları durumunda, Yahudilerin yalnızca bir bölgede toplanarak bir halk haline gelebileceklerini savunuyordu. Herzl 1897’de, İsviçre’nin Basel kentinde Siyonist Kongre’yi düzenledi ve “siyonizm’in Filistin’de kamu hukuku aracılığıyla güvence altına alınan bir vatan kurmak için çaba gösterdiğini” ilan etti.

Hareketin merkezi, Herzl’in haftalık Die Welt gazetesinin yayınlandığı Viyana’da kuruldu. Siyonist kongreler 1901’e kadar her yıl ve daha sonra iki yılda bir toplandı. Osmanlı hükümeti Herzl’in Filistin’e özerklik verilmesi talebini reddettiğinde, düşünceleri Büyük Britanya’da destek buldu. 1903’te İngiliz hükümeti, yerleşim için Uganda’nın ıssız bir bölgesinde 6 bin kilometrekarelik bir bölge teklif etse de Siyonistler Filistin’de ısrar ettiler.

1905 Rus Devrimi’nin başarısızlığı ve ardından gelen baskı dalgası, artan sayıda Rus Yahudi gencinin öncü yerleşimciler olarak Filistin’e göç etmesine neden oldu. 1914’te Filistin’de yaklaşık 90 bin Yahudi vardı; birçoğu Fransız Yahudi hayırsever Baron Edmond de Rothschild tarafından desteklenen 43 Yahudi tarım yerleşiminde yaklaşık 13 bin yerleşimci yaşıyordu.

Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesinin ardından siyasi siyonizm kendini güvence altına aldı ve liderliği İngiltere’de yaşayan iki Rus Yahudi’ye geçti. Bu iki Siyonist, Chaim Weizmann ve Nahum Sokolow, İngiltere’nin Filistin’de bir Yahudi devleti kurulmasına destek vaadinde bulunan Balfour Deklarasyonu’nu (2 Kasım 1917) ilan etmesine aracılık ettiler.

Mart 1925’te Filistin’deki Yahudi nüfusu yaklaşık 108 bin olarak tahmin ediliyordu ve 1933 yılına kadar yaklaşık 238 bine yükseldi. Ancak Yahudi göçü, Avrupa’da Hitler’in yükselişine kadar nispeten yavaş kaldı. Bununla birlikte, Arap nüfusu Filistin’in sonunda bir Yahudi devleti olmasından korkuyordu. İngiliz kuvvetleri, bir dizi Arap isyanı karşısında düzeni sağlamak için müdahalelerde bulundu. 1936–39 arasındaki Arap ayaklanmasının bastırıldığı dönemde, önceki ayaklanmalardan daha kapsamlı ve uzun süren baskının sonucunda, İngiltere politikalarını yeniden değerlendirmek durumunda kaldı. İngiltere 1939’da Yahudi göçüne sınırlamalar getirdi. Kısıtlamalara Stern Çetesi ve Irgun gibi silahlı Siyonist gruplar tarafından şiddetle karşı çıkıldı. İngilizlere yönelik terör ve suikast eylemleri gerçekleştiren ve Filistin’e yasadışı Yahudi göçünü organize eden Zvai Leumi de bu akımın önemli aktörlerindendi.

Avrupalı Yahudilerin Naziler tarafından büyük bir soykırıma maruz bırakılması, birçok Yahudi’nin Filistin’de ve diğer birçok ülkede, özellikle de ABD’de siyonizmi benimsemesine yol açtı. Araplar ve Siyonistler arasında gerginlikler büyüdükçe, İngiltere Filistin sorununu ilk önce İngiliz-ABD ittifakı içinde çözmeye yöneldi. Daha sonra Birleşmiş Milletler’de, 29 Kasım 1947’de, iki ayrı Arap ve Yahudi devleti kurulmasını ve Kudüs’e uluslararası kent statüsü verilmesini öneren bir görüşme başlatıldı. 14 Mayıs 1948’de İsrail Devleti’nin kurulması ve komşu Arap ülkelerinin İsrail ordusu tarafından ağır bir yenilgiye uğratılmasıyla sorun daha da derinleşti. 1949’da ateşkes anlaşmaları imzalanırken, İsrail, BM bölünme planında kendisine tahsis edilenden daha fazla toprağı işgal etti. Yaklaşık 800 bin Arap, artık İsrail adını alan bölgeden kaçtı veya sürüldü. Böylece, ilk Siyonist kongreden 50 yıl ve Balfour Deklarasyonu’ndan 30 yıl sonra siyonizm, Filistin’de bir Yahudi devleti kurma hedefine ulaştı; ancak aynı zamanda kendisine düşman Arap halkları ve Filistinli örgütlerle çevrili silahlı bir kamp haline geldi.

SİYONİZM KARŞITLIĞI

Siyonizm karşıtı hareket, adından da anlaşılacağı üzere, Siyonist anlayışa karşıdır. Bu terim, geniş bir biçimde, Yahudilerin, tarihi İsrail’in toprakları (Filistin, Kenan ülkesi ya da Kutsal Topraklar olarak da adlandırılır) üzerinde kendi kaderini tayin etmesi görüşünü savunan siyasi harekete karşı olan itirazları belirtmek için kullanılır.

Terim, çeşitli dini, ahlaki ve politik bakış açılarını tanımlamak için de kullanılır; ancak bu alandaki amaç ve görüşler, siyonizm karşıtlığı tek bir ideoloji veya kaynağa dayandırılamayacağı için ziyadesiyle çeşitlidir. Felsefi yaklaşımları ve politik ya da sosyal görüşleri arasında da farklar bulunur. Dikkat çeken birçok Yahudi ve Yahudilik dışı kaynak, bu hareketin İsrail politikalarının eleştirilmesini engellemek için bir taktik olduğunu söyleyen bazı görüşler olduğunu belirtiyor. Buna karşın, birçok başka Yahudi ve siyonizm karşıtı düşünür, bu görüşleri paylaşmıyor.

Siyonizm karşıtı Yahudiler, siyonizmin kendisi kadar eskidir ve Yahudi cemaatleri arasında II. Dünya Savaşı’na kadar yaygın biçimde destek gördüler. Yahudi cemaati tek ve birleşik bir grup değil ve siyonizme ilişkin yaklaşımlar hem Yahudi grupları arasında hem de grupların kendi içlerinde farklılıklar gösteriyor. Başlıca görüş ayrılıklarından biri, laik Yahudiler ile dini Yahudiler arasındakidir. Siyonist harekete ilişkin laik muhalefetin sebepleri dindar Yahudilerinkinden epey farklı. Yahudi devletine karşı muhalefet zaman içinde değişti ve çok çeşitli dini, etik ve politik tutumlar doğdu.

1948 ÖNCESİ

Siyonist projenin kökenlerine karşı çıkan uzun bir Yahudi siyonizm karşıtı gelenek bulunuyor. İttifakçılar, özerklik yanlıları, reform yanlısı Agude hareketi, siyonizmin hem gerekçelerini hem de bölgesel amaçlarını kusurlu buluyordu. Medeni sorumlulukları ve dindeki yurtsever duyguları temel alan Ortodoks Yahudiliği de siyonizme şiddetle karşı çıkıyor; çünkü ikisi aynı değerleri paylaşsalar da, siyonizm milliyetçiliği laik bir biçimde desteklemiş ve “Zion”, “Kudüs” ve “İsrail Ülkesi” terimlerini kendi amaçları doğrultusunda kullanmıştı. Ortodoks Yahudiler ayrıca, Mesih’in ortaya çıkışından önce, ilahi iradeye aykırı biçimde bir Yahudi devletinin kurulmasına karşı çıktılar. Öte yandan, reform yanlısı Yahudiler, Yahudiliği ulusal ya da etnik bir kimlik olarak görmeyi reddetti ve Yahudi devletinin doğuşuyla ilgili her türlü beklentiden vazgeçti.

KARŞITLIĞIN DİNİ NEDENLERİ

İsrail topraklarına geri dönüş umudu, Yahudi dininin içeriğinde yer alan bir beklentiydi. “Yükselen” ya da “göğe giden” anlamına gelen İbranice bir kelime olan Aliyah, inançlı Yahudilerin İsrail’e dönüşünü tanımlamak için eski zamanlardan beri kullanılan bir terim. Ortaçağ ve sonrasında pek çok ünlü haham ve takipçileri İsrail topraklarına geri dönmeyi seçti. Farklı ülkelerde yaşayan diaspora Yahudileri için ‘Eretz İsrail’ (İsrail Diyarı), dini bağlamda büyük saygı görüyordu. Yıllarca dua ettiler ve Mesih’in çağıyla birlikte geri dönüşün gerçekleşmesini beklediler.

Ancak Yahudi Aydınlanması’nın ardından Reform Yahudiliği, Aliyah da dahil olmak üzere, diasporadaki modern yaşamla uyumlu olmayan birçok geleneksel inançtan ayrıldı. Daha sonrasında siyonizm, Aliyah kavramını ideolojik ve politik anlamda, geleneksel dini inanca paralel biçimde yeniden diriltti. Bu terimi Kutsal Topraklar’daki Yahudi nüfusunu göç yoluyla arttırmak için kullandı ve siyonist ideolojinin temel prensibi olarak korumaya devam etti. Ancak, yaşayan Yahudi nüfusunun çoğunluğu diaspora içinde kaldığı için, Aliyah’a verilen destek her zaman göçle eşit olmadı. Modern siyonist harekete verilen destek evrensel bir olgu değil ve sonuç olarak bazı dindar ve bazı laik Yahudiler siyonizmi desteklemeyi reddediyor.

Siyonist olmayan Yahudilerin mutlaka siyonizm karşıtı olmaları da gerekmiyor. Bununla birlikte, genel olarak, siyonizm karşıtı Yahudi hareket, Yahudi dini örgütlerden birçoğunun Ortodoks ve muhafazakâr kesimlerinin ya da daha yakın zamana ait olan reform yanlısı hareketlerin desteğiyle varlığını sürdürüyor.

Pek çok Hasidik haham, bir Yahudi devletinin kurulmasına kesin biçimde karşı. Satmar Hasidik grubunun lideri, Haham Joel Teitelbaum’un 1958’de yayımlanan kitabı ‘VaYoel Moshe’, siyonizm üzerine yazılmış bir Ortodoks tavrı açık biçimde ortaya koyuyor. Teitelbaum’un eserinde, Tanrı’nın, Yahudilerin eski İsrail’den sürgün edilmesinden sonra, tekrar İsrail topraklarına göç etmesini ve buyruklarına isyan etmesini yasaklayan emirleri olduğunu belirtiyor.

İSRAİL’DEKİ SİYONİZM KARŞITI YAHUDİLER

İsrail’deki siyonizm karşıtı Yahudiler, genellikle Yahudi dininin Ortodoks kesimleriyle ilişkilendiriliyor. Günümüz İsrail’inde teolojik anlayışları açısından hiçbir şekilde İsrail devletini tanımayan birçok küçük Yahudi cemaat mevcut. Bu kesimin ana gövdesi, gelenekleri ve katı dini inançları son yüz yılda neredeyse hiç değişmeyen iki Hasidik mezhepten, yani Satmar ve Neturei Karta’dan oluşuyor. Satmar hahamları, İsrail’in Birleşmiş Milletler tarafından yönetilmesi gerektiğine inanırken, Neturei Karta üyeleri, yalnızca İsrail devletinin yerine geçecek olan bir Filistin devletinin kuruluşunun kabul edilebileceğine inanıyor. Her iki grup da Yahudilerin yaklaşık iki bin yıl önce Kutsal Topraklar’dan sürgün edilmelerinin ilahi bir planın bir parçası olduğuna ve insanların değil, ancak Mesih’in Yahudi devletini yeniden kurabileceğine inanıyorlar. Neturei Karta üyeleri daha da ileri gidiyor: siyonizm’in Tevrat ve Yahudi dininin her ilkesini ihlal ettiğini düşünüyorlar. Pek çok ultra-Ortodoks grup siyonist ya da siyonizm karşıt değil; ancak İsrail devletinin seküler (laisizm yanlısı) uygulamalarına karşı çıkıyorlar.

Geleneksel kıyafetleriyle, uzun sakallarıyla ve siyah şapkalarıyla ayırt edilebilen Satmar ve Neturei Karta üyeleri, İsrail bayraklarını yakıyor ve “Filistin Filistinlilerindir” pankartları taşıyarak, İsrail karşıtı mitinglere katılıyorlar. Genel bağlamda, aşırı-Ortodoks Yahudi gruplar, Haredim’in (aşırı-Ortodoks Yahudilerin) artan siyasi gücü tarafından tehdit edildiğini hisseden laik çoğunluk tarafından kayda değer bir düşmanlığın hedefi durumundalar. Diğer yandan, birçok Neturei Karta üyesi, uzun yıllardır yaşadıkları ülkeyi terk etmeyi tercih etti. Grup, üyelerini göç etmeye zorlayan ideolojik ve politik baskılar sonrasında, üyelerin ve ailelerin çoğunun taciz edildiğini, hapsedildiğini ve hatta polis tarafından işkence gördüğünü iddia etti. Neturei Karta’ya göre, siyonizm karşıtı Yahudiler, siyonizm yanlısı ideolojiden dolayı “acımasız baskılara” maruz kalıyorlar.

Neturei Karta hareketinin İsrail’de yaşayan üye sayısı yaklaşık 5 bin ve toplulukları Kudüs’te yoğunlaşmış durumda. Neturei Karta ile ilişkili olan ancak grubun üyesi olmayan diğer büyük gruplar İsrail, Londra, New York kentlerinde varlığını sürdürüyor.

Bu grubun üyeleri, genellikle on dokuzuncu yüz yılın başlarında Kudüs’ün Eski Şehir bölgesine yerleşmiş olan Macar Yahudilerinden geliyor. Bu kişiler, yaşamlarını Talmud ve diğer kutsal metinleri incelemeye adayan esnaf ve zanaatkârlardı. Geçim kaynaklarının çoğu diasporadaki zenginlerden gelen bağışlara dayanıyordu. On dokuzuncu yüz yılın sonlarında, Eski Şehir’de yaşanan aşırı kalabalığı hafifletmek için şehir duvarları dışında yeni bir mahallelerin kurulmasına öncülük ettiler ve günümüzde çoğu Batei Ungarin ve daha büyük olan Meah Shearim mahallelerinde yaşıyorlar.

Kaynaklar:

https://www.britannica.com/topic/Zionism

https://www.myjewishlearning.com/article/ultra-orthodox-anti-zionist/

https://www.thejc.com/comment/comment/who-are-the-neturei-karta-1.444090

https://www.refworld.org/docid/41501c2423.html

https://www.quora.com/Why-are-some-Jews-anti-Zionist