Dünya Forum: İmran Han / Efsane kriketçi devlet yönetebilecek mi?

Pakistan’daki seçimlerde zafer kazanan İmran Han, parlak kriket kariyerinden sonra siyasette de zirveye tırmanmayı başardı. İmran Han’ın görüşleri politik kariyerinde sıklıkla değişti ya da belirsiz göründü. Birçok durumda “U" dönüşü yapmakla itham edildi. İşin aslı şu ki, hükümeti kurduktan sonra neler yapacağını şu an için hiç kimse bilmiyor.

Tarkan Tufan  ttufan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Pakistan’daki son genel seçimleri kazanarak hükümet kurma yetkisini kazanan İmran Han, ülkenin yakın geleceğine ilişkin yaklaşımları nedeniyle ilgi ve kuşkuyla takip edilen bir politikacı. Pakistan’ın çatışma yaşanan bölgelerindeki Taliban ve benzeri örgütlerle iyi ilişkilere sahip olan politikacı, son yıllarda ABD karşıtı söylemi kullanarak, halkın sempatisini toplamayı başardı.

İmran Han, politikaya atılmadan önce 20 yıl boyunca çeşitli ülkelerde kriket oynadı. Kriket oynamaya henüz 13 yaşında başlamıştı. Önce okul takımında ve daha sonra Worcestershire Kriket Kulübü’nde oynadı.

Oxford’da üniversite eğitimini tamamladıktan sonra, 1976’da Pakistan ulusal kriket takımına katıldı ve 1992’ye dek oynadı. Ulusal kriket takımına 1992 Dünya Kriket Şampiyonası’nda başarılı bir şekilde liderlik eden Han, ülkesini bu kupadaki tek zaferine ulaştıran adam olmayı başardı. 1992 yılında, dünya kupasını kazanmasının ardından, Pakistan’ın en zengin kriketçisiyken jübilesini yaptı.

1991 yılında annesinin anısına bir kanser hastanesi açabilmek amacıyla bir dayanışma hareketi başlattı. 1994 yılında Lahore’daki ilk hastaneyi kurmak için 25 milyon dolar topladı. Daha sonra, 2015 yılında Peşaver’de bir başka hastane kurdu. 2005’ten 2014’e kadar Bradford Üniversitesi’nde yönetici olarak görev yaptı.

PARLAK BİR EĞİTİM VE KARİYER

İmran Han, 5 Ekim 1952 tarihinde, Pakistan’ın Pencap eyaletine bağlı Lahor kentinde bir Peştun ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası İkramullah Han Niyazi bir inşaat mühendisiydi. Annesinin adı Şavkat Hanım’dı. Ailenin tek erkek çocuğuydu. Bir süre sonra ailesi Kuzeybatı Pencap’ta bulunan Mianwali’ye yerleşti.

İmran Han’ın dört kız kardeşi vardı: Rubina Hanım, Alime Hanım, Uzma Hanım ve Rani Hanım. Ablası Rubina Hanım, Lahore Ekonomi Okulu’nun eski bir öğrencisi ve Birleşmiş Milletler’de üst düzey bir yöneticiydi. Diğer kardeşleri de çeşitli şirket ve hastanelerde yöneticilik yapan, üst düzey konumlarda bulunan görevlilerdi.

Han’ın ailesi epey varlıklıydı, bu sebeple iyi bir eğitim almıştı. Lahor’da bulunan Aitchison Koleji’nde ve İngiltere Worcester’da bulunan Kraliyet Dil Okulu’nda eğitim gördü ve bu dönemde kriket alanındaki yeteneğiyle dikkat çekti. 1972 yılında Oxford’daki Keble Koleji’nde eğitim almaya başladı. Bu okulda felsefe, politika ve ekonomi alanlarında öğrenim görerek, 1975 yılında mezun oldu ve kriket kariyerini profesyonel takımlarda sürdürdü.

1982 yılında mesleğinin zirvesindeyken, Pakistan ulusal kriket takımının kaptanlığına getirildi. Kaptan olarak 48 maçta oynadı. Kaptanlığı sırasında Pakistan 14 maçı kazandı, 8’i kaybedildi ve 26 maç beraberlikle sonuçlandı. 1987 yılında Hindistan’da, takımını yarı finallere taşıyan Han, ülkenin en sevilen sporcusu haline geldi. Şampiyonanın ardından ulusal takımdan ayrıldığını açıklasa da 1988’de Pakistan Cumhurbaşkanı Ziya ül Hak’ın, Han’dan kaptanlığa geri dönmesini talep etmesi nedeniyle, takıma dönme kararını açıkladı. Bir kaptan ve kriketçi olarak mesleğin zirvesine, 1992’de Pakistan’a Kriket Dünya Kupası’nı kazandırarak ulaştı.

‘PLAYBOY’UN SORUNLU EVLİLİKLERİ

İmran Han, 16 Mayıs 1995’te Paris’te katıldığı Urducayla ilgili (Pakistan’ın resmi diline verilen ad) bir törende Jemima Goldsmith’le tanıştı. Bir ay sonra, 21 Haziran’da, İngiltere’nin Richmond kentinde evlendiler. Çiftin bu evlilikten iki çocuğu oldu.

Bir süre sonra basına sızan dedikodular, çiftin evlilik yaşamının bir felakete sürüklendiğinin habercisiydi. Jemima, Pakistan basınına bir açıklama yaparak dedikoduları reddetse de, 22 Haziran 2004’te çiftin ayrıldığı ve Jemima’nın Pakistan’daki hayata uyum sağlamakta zorluk çekmesinden ötürü boşanmaya karar verdiği, kamuoyuna duyuruldu. Boşanmanın nedenlerine ilişkin en ciddi söylentilerden birisi, İmran Han’ın başka bir kadından çocuğu olduğuydu.

İmran Han 2015 yılının ocak ayında, İngiliz-Pakistan kökenli bir gazeteci olan Reham Han’la İslamabad’daki evinde gizli bir nikâh töreniyle yeniden evlendi. Ne var ki bu evlilik de pek uzun sürmeyecekti ve çift, 22 Ekim 2015’te boşanmaya karar verdiklerini açıkladı.

2018 yılında, İmran Han bu kez ruhani rehberi (piri) olan Bushra Manika’ya evlendi. Bu durum kısa süre sonra toplumsal alanda bir tartışma konusu oldu. Konunun basına yansımasından beridir, büyük gazeteler ve halk bu evliliği tartışıyor ve İmran Han’ı üçüncü evliliği nedeniyle eleştiriyorlar.

SİYASİ HAYATI

1996 yılında, İmran Han ‘Pakistan Tehreek-e-Insaf’ (PTI) adlı partinin kuruluşunu ilan etti. 1999 yılında, Pakistan’ın en güçlü askeri General Pervez Müşerref’in askeri bir darbeyle hükümeti devirmesine destek verdi. Müşerref’in hükümette yuvalanan çeteleri temizleyeceğine, yolsuzlukları ve hırsızlıkları bitireceğine inancı tamdı. Kendisinin aktardığı kadarıyla, Pervez Müşerref 2002 yılında İmran Han’ı başbakanlığa getirmek istedi ama o bu görevi reddetti. Ekim 2002’de 272 vekillik için gerçekleşen genel seçimlerde, İmran Han başarılı bir çıkış yaptı ve partisinin seçimi kazanamaması durumunda koalisyon yapmaya hazır olduğunu beyan etti. Mianwali şehrinden parlamentoya seçildi ve bazı komisyonlarda üye olarak görev yaptı.

Han, 2013’teki Lahore seçimleri için birçok destekçisiyle birlikte büyük bir kampanya yürüttü. Seçilirse, Pakistan’ın, ABD’nin komutasında Taliban ve diğer cihatçı örgütlere karşı yürütülen askeri operasyonlardan çekileceğini ve Peştun bölgelerine barışı tekrar getireceğini ilan etti. Han’ın bu çıkışı, Pakistan Talibanı da dahil olmak üzere, neredeyse tüm cihatçı örgütler tarafından memnuniyetle karşılandı.

Han, 2013 seçimleri öncesinde birçok bölgede gezerek halkla buluştu. Partisi PTI, zengin ve yoksun gençlerin eşit fırsat ve haklara sahip olacağı tekdüze bir eğitim sistemine geçileceğini açıkladı. PTI, kamuoyunda liberal bir parti olarak kabul ediliyor ancak İmran Han’ın liberal toplum üzerine yaptığı kimi yorumlar, liberalizmden çok günümüzün parlayan akımı olan popülizme meyilli olduğunu düşündürüyor.

Seçimler hakkında yapılan son analizlerde, partinin yüzde 25’e yaklaşan oranda oy alması, eski Başbakan Nevaz Şerif’in Pakistan Müslüman Birliği’nin de (PML-N) Han’ın arkasında olduğuna işaret ediyor.

SON SEÇİMLERİ BİRİNCİ BİTİRDİ

İmran Han’ın önderliğindeki PTI hareketinin 2013 yılında ulusal seçimlerde ikinci en büyük parti olmasıyla, siyaset alanında ciddi bir oyuncu olarak varlığını sürdüreceği de ortaya çıkmıştı.

Ancak beş yıl sonra başbakanlığa yükselmesinin ardından, özellikle de ABD, Hindistan ve Afganistan’la olan sorunlu ilişkiler nedeniyle, kendisini zor günler bekliyor. Han, seçim kampanyası döneminde askerlerin tercih ettiği bir aday olduğu ve istihbarat servisinin, Han’ın rakiplerine karşı kirli bir kampanya yürüttüğü suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştı. Oldukça kanlı geçen seçim kampanyası döneminde, onlarca aday ve parti görevlisinin yanı sıra seçim toplantılarına katılan birçok sivil de hayatını kaybetmişti.

Siyaset hayatı boyunca İmran Han’ın görüşleri sıklıkla değişti ya da belirsiz göründü. Birçok durumda “U” dönüşü yapmakla itham edildi; işin aslı şu ki, hükümete geldikten sonra neler yapacağı da şu an için belirsizliğini korumakta.

Kendisi liberalizmi destekliyor ama aynı zamanda İslami değerlere ve Batı karşıtı duygulara dört elle sarılıyor. Halkın bir kısmı Taliban’ın uyguladığı şiddeti eleştirirken, partisinin Hayber Pakhtunkhwa eyaletindeki yerel hükümeti, geçen yıl cihatçıların merkez üssü konumundaki Hakkaniye medresesine 3 milyon dolar yardımda bulundu. Bu medresenin yöneticisi olan Mevlana Sami-ül Hak, “Taliban’ın babası” adıyla biliniyor. Bu olay sonrasında, birçok basın organı ve sosyal medya kullanıcısı İmran Han’a “Taliban Han” yakıştırması yaparak sert eleştirilerde bulundu. Kampanya döneminde rakiplerini yolsuzluk ve hırsızlık yapmakla suçlayarak tansiyonu epey yükselten Han’ın agresif söylemi, kimi zamanlar, farklı partilerin destekçileriyle çatışmaları da körüklemiş oldu. Ancak saldırgan söyleminden de, destekçilerini çatışmaya yönlendirmekten de bir an bile vazgeçmedi.

Diğer yandan, Pakistan’daki yolsuzluk ve ayrımcı politikalara karşı yürüttüğü kampanyaya ve destekçileriyle birlikte coşkulu bir harekete liderlik eden Han, yeni bir “temiz” politikacı sınıfı yetiştirme vaadinde bulunuyor.

Şu an itibarıyla, İmran Han ve partisi açısından en ağır sorun rakip partiler değil; oldukça karmaşık bir ekonomik mirasın yanı sıra boğazına dek borca batmış bir ülke söz konusu.

Bazı tahminlere göre, Pakistan’ın en az 12 milyar dolarlık bir kurtarma paketine ihtiyacı var. Ve bunun için yeniden Uluslararası Para Fonu’na (IMF) başvurması gerekebilir. Ülkenin IMF başvurusu en son 2013 yılında 6,6 milyar dolarlık bir kredi aldığı zaman gerçekleşmişti. Ancak bu sefer, bir kredinin onaylanacağı da kesin değil. Pakistan, IMF’den geçmiş yıllarda yoğun bir şekilde borç aldı ve geri ödeme yapmak her zaman kolay olmadı. Ayrıca ABD ile kopan bağlar, İmran Han’ın IMF yardımını seleflerinden çok daha zor alacağı anlamına geliyor.

Kaynaklar:

https://www.parhlo.com/imran-khan/

https://www.bbc.com/news/world-asia-india-19844270

https://www.theguardian.com/world/imran-khan

https://www.washingtonpost.com/news/global-opinions/wp/2018/08/02/whos-afraid-of-imran-khans-pakistan-almost-everyone/?utm_term=.7116aea59978

http://zeenews.india.com/world/imran-khans-biggest-problem-billions-of-dollars-needed-to-pay-debt-worth-billions-2130076.html