Dünya Forum: Kahraman bir hain! Guy Fawkes ve Parlamento Komplosu

Pek meşhur tarihsel bir hikâyeyi anlatan “V for Vendetta” filminde belki de akılda en çok yer eden cümle şöyledir: Remember, remember, 5th of November… Türkçe meâli, “Hatırla, hatırla 5 Kasım’ı…” anlamına gelen bu söz, Batı Avrupa tarihi açısından gerçek bir dönüm noktasına atıfta bulunur. O gün şayet Fawkes ve yoldaşları başarılı olsaydı, bugün dünya bambaşka bir politik ve sosyal tabloya sahip olabilirdi.

Tarkan Tufan  ttufan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Guy Fawkes, 13 Nisan 1570’de İngiltere’nin York bölgesinden Edward Fawkes ve eşi Edith Blake’in tek erkek çocuğu olarak dünyaya geldi. Fawkes’un doğumundan önce annesi Edith, 3 Ekim 1568’de ‘Anne’ adlı bir kız çocuğu doğurmuştu ancak bebek aynı yıl 14 Kasım’da sadece yedi haftalıkken hayata gözlerini yumdu. Ancak yine Anne ve Elisabeth adlı iki kız kardeşi daha vardı. Fawkeslar Roma Kilisesi’ne bağlı Katolik bir aileydi ve Kraliçe Elizabeth idaresi Katolizmi İngiltere’de yok etmek için elinden geleni ardına koymuyordu.

Edward Fawkes, 17 Ocak 1578’de öldü ve St. Michael-le-Belfry’ye gömüldü. Edith, 18 Nisan 1587 ile 2 Şubat 1588-89 arasında Scotton’a geçmeden önce dokuz yıl boyunca saygın bir dul olarak hayatını sürdürdü. Orada Wheatley Hall’dan Philip Bainbridge ve Weston’dan Frances Vavasour’un oğlu Dionysius (veya Dennis) Bainbridge’le ikinci evlliliğini yaptı. Dionysius çağdaşları tarafından “kullanışlı bir süs eşyası” olarak nitelendiriliyordu.

KATOLİK ORDUSUNA KATILIŞ

Guy Fawkes 1590’da Scotton’da Maria Pulleyn adlı bir kadınla evlendi. 1591’de yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle babadan kalma mirasının bir bölümünü elden çıkarmaya başladı. Fawkes’un, daha sonra bir rahip olan Harringtonlu kuzenlerinden biriyle, günümüzün Kuzey Belçika’sında bulunan Flanders’e gitmek için 1593 veya 1594’te İngiltere’den ayrıldığı düşünülüyor. Flanders’te, daha sonra Hollanda Valisi olan Avusturya Arşidükü Albert komutası altındaki Katolik İspanyol ordusunda yer aldı. O yıllarda Kutsal Roma İmparatorluğu, Katolik İspanya Kralı’nın yönetimindeydi.

Fawkes, 1596’da Fransa’da bulunan ve İspanya kontrolü altındaki Calais kentinde görev yapmak üzere emir aldı. O günlerde bu kenti “çok güzel ve en prestijli doğal bölgelerden” biri diye anlatıyordu. Birlikte görev yaptığı subaylar onu görevine bağlı, inançlı, dürüst ve gözüpek birisi olarak tanımlıyorlardı.

Fawkes’un görünümü, en etkileyici yönüydü. Uzun boylu ve güçlü bir bedene sahipti. Koyu kırmızı-kahverengi saçları, yukarı bükülmüş kaytan bıyıkları ve dalgalı kırmızı-kahverengi sakalları vardı. Bilindiği kadarıyla isminin İspanyolca versiyonu olan Guido’yu kullanmaktaydı. Asıl büyük şöhretini 1600 yılında Nieuport Savaşı sırasında Yarbay Bostock komutası altında savaşırken yaralandığında kazandı. Kazandığı şöhret onu aynı alaydan arkadaşları olan Hugh Owen ve Peder William Baldwin’le beraber Sör William Stanley’in huzuruna dek getirdi.

İSPANYA KRALI’NDAN YARDIM TALEBİ

Fawkes; Stanley, Owen ve Baldwin adına İspanya’ya gitmek ve “Kral II. Philip’i İngiltere’deki Roma İmparatorluğu vatandaşlarının (Katoliklerin) baskı altındaki durumuyla ilgili aydınlatmak için” 16 Şubat 1603’te Calais kentinden ayrıldı. Bu ziyaret sırasında Christopher Wright ile dostluğu ilerledi ve iki adam bir Protestan olan ve Katolikliği tüm ülkede yasaklayan Elizabeth’in ölümünden sonra İngiltere’yi işgal etmeleri için İspanyollardan yardım istemeyi planladı. Ancak bu plan sonuçsuz kaldı.

Fawkes, Flanders’teki görevine döndükten sonra, Brüksel’den Thomas Wintour kendisiyle temasa geçti. Paskalya zamanı Wintour İngiltere’ye geri dönmek üzereyken, Stanley, Fawkes’un ona katılmasına izin verdi. Bu günlerde Wintour, İngiltere’de kraliyete karşı düzenlenecek bir komplo hakkında Fawkes ile fikirlerini paylaşmıştı. Komplo, Katoliklerin yeniden özgürce varlıklarını sürdürebilmelerini ve Protestan hanedanını ortadan kaldırmayı amaçlıyordu.

Fawkes, Paskalya ve Mayıs ayları arasında Robert Catesby tarafından davet edildi ve Castile Kardeşliği (gizli bir Katolik cemaat) ile görüşmek üzere Thomas Wintour’la birlikte Bergen kentine gitti.

KOMPLO FAALİYETLERİ

1604 Mayıs’ında Guy Fawkes, Robert Catesby, Thomas Percy, John Wright ve Thomas Wintour ile buluşarak Londra’nın zengin Strand bölgesinde Duck ve Drake adlı bir kulüpte bir araya geldiler ve Percy ile birlikte yemin ederek diğer üçlüye katılmaya karar verdiler. Bu yemin, daha sonra bir kilisede Cizvit papazı John Gerard tarafından düzenlenen dini bir ayinle kutsandı. Fawkes, Percy’nin yardımcısı olarak ‘John Johnson’ adıyla sahte bir isim aldı ve Percy’nin kiraladığı mülkün bakım işleri kendisine emanet edildi. Bu mülk, bir süre sonra parlamentonun altına dek kazılacak bir tünelin başlangıç noktası olacaktı.

Fawkes, Michaelmas Bayramı (29 Eylül’de kutlanan bir Hristiyan yortusu) civarında, tünel için çalışmalara başlanmasını istedi. Ancak bu plan İngiltere ile İskoçya arasındaki Birlik Komisyonu üyelerinin aynı evde toplanacağı Aralık başına ertelendi. Nihayetinde tünel açma işi bu türden fiziksel işler yapmayan adamlar için yavaş ve zordu.

Hedeflerine yeteri kadar yaklaşabilmek için 36 fıçı barutla dolduracakları ve parlamento binalarının altında bulunan bir mahzen kiraladılar. Bu miktarda barut binayı tamamen yok etmek ve bir mil yarıçapındaki binalara zarar vermek için yeterliydi.

18 Ekim 1605 komploya ilişkin önemli bir tarihti; çünkü komplocular Katolik parlamenterlerin planlanan patlamadan nasıl kurtulacağı üzerinde tartışıyorlardı. Bu toplantı neticesinde, 26 Ekim günü Katolik Milletvekili William Parker’la Baron IV. Monteagle’a gönderilen ve Westminster’a (parlamento binası) gitmemeleri uyarısında bulunan ünlü “Monteagle Mektupları”nın yazılmasına karar verdiler.

Monteagle Baronu’na gönderilen ve Lordlar Kamarası’na gitmemesi konusunda uyarıda bulunan isimsiz mektup kamuoyuna açıklandığında komplo da açığa çıkmış oldu. Sarayın emriyle bir araştırma başlatıldı ve 5 Kasım’ın erken saatlerinde Guy’un patlayıcıları sakladığı öğrenildi.

Başlangıçta bir hizmetli gibi davranıyordu ve kaldığı evin patronu Thomas Percy’ye ait olduğunu, bunun da krala bildirildiğini söylemişti. Öte yandan Percy bir Katolik olduğu için, kral ikinci bir arama emri verdi. Neticede barut fıçıları bulundu ve Guy tutuklandı. Fawkes, barut soruşturması sırasında kendisini John Johnson adıyla tanıtmıştı ve tutuklanıp sorguya çekildiği sırada, muhtemelen yapılan işkenceler neticesinde gerçek adını söyledi.

Komplonun 5 Kasım sabahının erken saatlerinde açığa çıkmasından sonra kralın danışma konseyi sarayda toplandı ve Fawkes sorgu için buraya getirildi. Kral neden kendisini öldürmek ve parlamentoyu havaya uçurmak istediğini sordu. Fawkes, “Papa tarafından aforoz edildiğinden beri kralı bir hastalık gibi gördüğünü” söyledi. Kendisi İskoçyalı olan Kral James neden bu kadar büyük miktarda barut depoladıklarını sordu. Aktarıldığı kadarıyla Fawkes’un yanıtı, “Seni sefil İskoç dağlarına uçarak göndermek için!” oldu.

Fawkes, Londra Kulesi’ne gönderildi. Kral James 6 Kasım’da gönderdiği bir mektupta işkencecilere “ağır ağır artan bir şiddetle işkence yapmalarını ve Fawkes’u Tanrı’nın iyiliğine ulaştırmalarını” emrediyordu. Sonraki dört gün boyunca askıda sorguya çekildi ve sonunda itiraf ederek diğer komplocuların adlarını verdi.

İDAMLAR

Fawkes ve arkadaşları 31 Ocak 1606 günü yargılandılar ve daha sonra Westminster’da bulunan Eski Saray Bahçesi’nde asılarak idama mahkûm edildiler. Bu kişileri “cennet ve yeryüzünün ortasında, her ikisine de değmeyecek şekilde öldürmek” gerekiyordu. Cinsel organları kesilecek ve yakılacak, bağırsakları ve kalpleri çıkarılacaktı. Daha sonra başları kesilecekti ve parçalanmış organları kuşların yiyebileceği şekilde duvarlara asılacaktı.

Ancak Guy bu korkunç kaderden kurtulmak için idam edileceği iskeleden atladı ve kendi boynunu kırarak işkenceli ölümden kurtulmuş oldu. İdam edilenlerin parçalanmış gövdeleri daha sonra, “Krallığın dört bir köşesine” gönderildi ve krala karşı komplo kuran herkese ciddi bir uyarı simgesi olarak kullanıldı.

“Guy” ismi günümüzde “adam” sözcüğüne atıfta bulunmak için kullanılır ancak o günlerde Fawkes’a hakaret maksadıyla “çirkin, iğrenç kişi” anlamında bir terim olarak kullanılıyordu.

Zaman içinde halk, Kral James’in komplodan kurtulmasını kutlamaya teşvik edildi ve bu gelenek bugün de devam ediyor. Kutlamalarda barut fıçılarına atfen havai fişeklerin ve çatapatların kullanılması ise uzun yılların ardından bir gelenek haline gelmiş. İster bir hain ister bir kahraman olarak anılsın, Guy Fawkes’un İngiliz tarihinden asla silinmeyen bir isim olarak kalacağı ise su götürmez bir gerçek. Bugün, ‘kral ne derse desin’, İngiltere’de yaşayan birçokları için Fawkes, Katoliklerin haklarını savunmak için canını veren büyük bir kahraman…

Kaynaklar:

http://www.bonfirenight.net/ gunpowder.php

http://www.express.co.uk/news/ history/873232/Guy-Fawkes-who- was-Guido-Fawkes-bonfire- night-November-5-gunpowder- plot

http://www.mirror.co.uk/news/ uk-news/guy-fawkes-history- bonfire-night-11413093

https://www.thesun.co.uk/news/ 4654300/guy-fawkes-hung-drawn- quartered-gunpowder-plot- parliament/

http://www.britannia.com/ history/g-fawkes.html