Dünya Forum: Assange'ın kaderi seçimlere bağlı

Julian Assange'ın kaderi Ekvator'da yapılacak seçimlere bağlı.. Avustralya'da Debbie Fırtınası can alıyor... Zika virüsü için aşı denemeleri başladı... ABD’de örgütlü olan Yahudi Savunma Birliği, Filistinli akademisyeni darbetti... Uzak bir galaksideki patlamanın sırrı ne? Gündemin gölgede kalmış konuları Dünya Forum'da...

Tarkan Tufan
ttufan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Ülkemizin geçen haftaki gündemini belirleyen konuların başında, yayınlanan yeni KHK’ler ve ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’un Türkiye ziyareti neticesinde yaşanan hayâl kırıklığı yer aldı. Tillerson, yeni ABD yönetiminin Rakka operasyonu dahilinde YPG’ye olan desteğini sürdürdüğünü belirtti, ayrıca iadesi ya da tutuklanması talep edilen Fetullah Gülen konusunda AK Parti hükümetini tatmin edici bir yanıt vermeksizin ülkesine döndü.

Dünya’nın gündeminde ise Avustralya’daki seller, uzay çalışmalarında yaşanan gelişmeler ve sağlık alanındaki keşifler yer almaktaydı.

Bunaltıcı referandum atmosferinden bir müddet uzaklaşmak ve dünyaya kısaca göz atmak için buyrun forumumuza:

Ekvador’da muhalefet adayı olan Guillermo Lasso’nun kazanacağı bir zafer, Londra elçiliğinde yaşayan WikiLeaks kurucusunun sığınma imkânının sona ermesi anlamına gelebilir.
The Guardian’ın 31 Mart tarihli haberinde pazar günü Ekvador’da gerçekleşecek olan başkanlık seçimlerine yer veriliyor. Ekvador’un 15 milyonluk seçmen nüfusu, pazar günü temel bir soruyu ortaya koyacak: Yoksulluğu azaltmış, aynı zamanda çevresel yıkım ve otoriter eğilimler taşıyan sol kanat hükümeti ile devam mı edecekler, yoksa ekonomik iyileşme sözü veren bir işadamına mı şans tanıyacaklar?
Sonuçların kritik öneme sahip olacağı tek konu bunlar değil. Ülkenin, Londra’nın merkezindeki elçiliğinde bulunan Julian Assange’ın yaklaşık dört buçuk yıllık sığınma hakkı âni ve zorunlu bir son bulabilir mi? İşadamı ve önde gelen muhalif adayı Guillermo Lasso, kazanırsa WikiLeaks kurucusunun elçilikteki sığınma hakkının son ereceği sözünü verdi. Lasso, Knightsbridge elçiliğindeki Assange’ın Ekvator vergi mükelleflerine yük olması nedeniyle “Señor Assange’den bir göreve başlamamdan sonraki 30 gün içinde elçilikten ayrılmasını isteyeceğim” demişti. Sol parti ise Assange’ın elçilikteki durumuna ilişkin herhangi bir değişiklik yapmayı düşünmüyor.

AVUSTRALYA’DA ÖLÜMCÜL FIRTINA YOLUNA DEVAM EDİYOR

Sydney Morning Herald gazetesinde yayınlanan 1 Nisan tarihli habere göre ülkenin güneyinde devam eden yağışlar nedeniyle yaşanan sel felâketi binlerce insanı yerlerinden etti. Evler yıkıldı, yollar kullanılamaz hale geldi.
Cumartesi gününü “En Kötü gün” ilan edilen Devlet Acil Servisi (SES) geçtiğimiz hafta NSW (New South Wales) Kuzey Sahili’ni istilâ eden Debbie Fırtınası ölümlere de neden oluyor.
SES, 400 kurtarma ve 2220 yardım talebinin gerçekleştiğini bildirdi. Fırtınanın odağı şimdi Ocean Shores, Billinudgel, New Brighton ve Kyogle de dahil olmak üzere Richmond Tweed bölgesi sürekline kaymış durumda.
Yetkililer tarafından 30.000 kadar bölge sakinine mülklerini terk etmeleri çağrısı yapıldı.

ABD ÖLÜMCÜL ZİKA VİRÜSÜNE KARŞI AŞI DENEMELERİNE BAŞLADI

ABC News’ta yayınlanan 31 Mart tarihli Lauran Neerdaard imzalı haberde geçtiğimiz yıllarda insanlığın yeni kâbusu haline gelen Zika virüsüne karşı yürütülen çalışmalara ilişkin gelişmeler aktarılıyor.
ABD’li sağlık görevlileri, gebe kadınlarda ölümcül doğum sorunlarına neden olabilen ve sivrisinek yoluyla taşınan Zika’ya karşı koruma sağlamak için, deneysel bir aşı ile ilgili kritik bir test için gönüllü kayıt etmeye başladı.
İlk gönüllüler Texas, Florida, Porto Riko ve risk altındaki beş ülkede ( Brezilya, Meksika, Panama, Kosta Rika ve Peru) yaşayan en az 2.400 kişiyi kayıt etmeyi amaçlayan iki aşamalı bir araştırma kapsamında, Ulusal Sağlık Enstitüleri diş hekimleri tarafından Houston’daki Baylor Tıp Fakültesi’nde aşılandı.
Zika çoğu kimsede çeşitli semptomlara veya ateş, ağrı, kaşıntılı kızarıklık veya kırmızı göz gibi hafif yan etkilere neden olmuyor. Ancak gebeliğe ilişkin risklerin dışında bazen Guillain-Barre sendromu adı verilen geçici felç haline neden oluyor ve daha önce sağlıklı olan yetişkinlerde kalp sorunlarını tetikleyebileceğine dair bazı bulgular mevcut.

ABD’DE SAĞCI ÖRGÜTTEN FİLİSTİNLİ PROFESÖRE LİNÇ GİRİŞİMİ

Huffington Post gazetesinin 31 mart tarihli ve Christopher Mathias imzalı haberinde, ABD’de örgütlü olan sağcı bir Yahudi örgüt tarafından linç edilen Profesör Kamal Nayfeh’e yer veriliyor.
Geçmiş yıllarda FBI tarafından “sağ kanat bir terörist grup” olarak adlandırılan Yahudi Savunma Birliği sokaklara geri döndü. Yeniden örgütlenen nefret grubunun üyeleri, geçen hafta Washington D.C’deki Filistinli-Amerikalı profesöre saldırmak ve başka bir erkeği bayıltana dek dövmekle suçlanıyor.
Pazar günü düzenlenen Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Konseyi’nin yıllık konferansının gerçekleştiği binanın dışındaki protestoda, 55 yaşındaki Kamal Nayfeh’e Yahudi Savunma Ligi üyeleri tarafından fiziksel saldırıda bulunuldu. Nayfeh, polis memurları gelip saldırıyı durdurana kadar, yere düştükten sonra bile tekrar tekrar tekmelenip, bayrak direkleri ile vurularak linç edildi.

Nayfeh’in kızı Danya, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Filistinli olduğunu duyduktan sonra onu dövdüler.” dedi. “Hiç tehdit etmediler, babamın yalnızca kim olduğunu bildikleri için vahşileştikleri açıkça belliydi.”
Danya, Huffington Post’a yaptığı açıklamada, yıllardır AIPAC konferansları esnasında bina dışındaki protesto gösterilerine katıldığını söylüyor. İsrail’in Batı Şeria’daki işgallerine karşı çıkan sol görüşlü Yahudi bir örgüt olan IfNotNow tarafından düzenlenen pazar günkü gösteri sırasında da yüzlerce protestocunun arasında yer almıştı.
Polis, saldırıdan sorumlu olan iki kişiyi tutukladı. Washington DC’deki bir avukatlık bürosunun sözcüsü olan William Miller, Huffington Post’a Ontario-Vaughan’da yaşayan Yosef Steynovitz’in ağır bedensel yaralanmaya sebep olan bir saldırı düzenlendiğini açıkladı; Howell-New Jersey’de yaşayan Rami Lubranicki ise basit saldırı düzenlemek nedeniyle dava edildi.

SAAD EL-HARİRİ: LÜBNAN BÜYÜK BİR MÜLTECİ KAMPI HELİNE GELDİ

Al-Jazeera’da 1 Nisan tarihinde yayınlanan haberde, Lübnan Başbakanı Hariri’nin açıklamalarına yer veriliyor. Ülke, Filistin kökenli yüz binlerce mülteciye yıllardır ev sahipliği yaparken, üzerine eklenen Suriyeli mülteciler sebebiyle zor zamanlar yaşıyor.
Başbakan Hariri, Suriye’den gelen mülteciler sebebiyle yaşanan iç karışıklığın korkutucu boyutlara ulaştığını belirterek, uluslararası destek çağrısında bulundu.
Hariri, Belçika’nın başkenti Brüksel’de gelecek hafta gerçekleşecek ve Suriye’deki savaşın sonrasını konu alan konferansta, yerel ekonomiyi canlandırmak ve altyapıyı iyileştirmek için belirlenen dış mâli desteğe itiraz edeceğini de dile getirdi.
“Ben, Lübnan’ın bir kırılma noktasının eşiğinde olduğunun anlaşıldığından emin olmaya çalışacağım” diyerek, ülkenin “bu krizin şu âna dek ev sahibi toplulukları etkilememesi nedeniyle son derece şanslı” olduğunu belirtti.

UZAK BİR GALAKSİDE GİZEMLİ BİR PATLAMA

New York Times’ta Dennis Overbye imzasıyla 31 Mart günü yayınlanan makalede, uzak bir galakside gerçekleşen, neredeyse göze çarpmayan bir galaksiden gelen bir röntgen ışını üzerinde duruluyor. Gökbilimciler, bu patlamaya neyin sebep olduğunu henüz bilmediklerini söylüyorlar.
Dünya yörüngesindeki Chandra X-ray gözlemevi evrende daha önce durgun olan bir noktadan gelen patlamayı kaydettiğinde, 75 gün sürecek olan Chandra Deep Field-South olarak adlandırılan bir gökyüzü yüzey araştırmasının ortasındaydı.
Bunun bir açıklamasının X-ışınlarının yanlamasına gerçekleşen bir gama ışını patlamasından sonra oluşan kalıntı olabileceği belirtiliyor. Bu patlama, büyük bir yıldızın kara deliğe dönüşmesi ya da nötron yıldızları ve toz gamma ışınları olarak adlandırılan yoğun yıldız kalıntılarının çarpışmasıyla gerçekleşmiş olabilir.
Gökbilimcilerin bunu anlayabilmesi için daha çok örnek bulmaları gerekiyor.

ÇİN HALKLARI SANYUENSAN FESTİVALİ’Nİ KUTLUYOR

China Daily gazetesinin 1 Nisan tarihli haberinde, Sanyuensan Festivali’nden büyüleyici görüntülere yer verilmiş. Çin halkları, üçüncü ayın üçüncü günü olan geçtiğimiz salı günü geleneksel Sanyuesan Festivali’ni kutladı.
Festival kapsamında Buyi etnik grubundan olan bir grup, 30 Mart günü Çin’in güneybatısında bulunan Guizhou eyaletindeki Wangmo ilçesinde Sanyuesan Festivalini kutlamak için nefes kesen bir dans gösterisi düzenledi.
Yao etnik grubunun kadınlarıysa, Guangxi Zhuang özerk bölgesinde bulunan Longji ilçesine bağlı olan Huangluo Yao köyünde Sanyuesan Festivali’ni kutlamak için uzun saç bayramında uzun saçlarını sergilediler.
Festival fotoğraflarına göz atmak için: http://www.chinadaily.com.cn/culture/2017-04/01/content_28770831.htm

ARKEOLOG DAVID FRENCH HAYATINI KAYBETTİ

26 Mart tarihine Arkeofili adlı arkeoloji sitesinde Aysel Arslan imzasıyla yayınlanan haberde, Anadolu arkeolojisine damga vurmuş olan tanınmış arkeolog David French hakkındaki üzücü habere yer verilmiş. 1950’lerden beri Türkiye’nin pek çok arkeolojik alanında araştırmalar yapan French, Türkiye’de arkeoloji bilimin gelişimine benzersiz bir katkıda bulunmuştu.
“1933’te doğan David French 1955’te Cambridge Üniversitesi Klasik Arkoloji bölümünü bitirdikten sonra 1966’da Anadolu ve Ege’de Erken Tunç Çağı üzerine doktorasını tamamladı. 1968-1994 yılları arasında Ankara’daki İngiliz Arkeoloji Enstitüsü’nün müdürlüğünü yaptı.
Türkiye’deki çalışmalarının yanı sıra Irak, İran, Ürdün ve Yunanistan’da da pek çok kazıya katıldı. Türkiye’de Gordion ve Hacılar’da çalıştıktan sonra 1961-1970 arasında Konya Ovası Canhasan Köyü yakınlarındaki üç höyükte kazılar yaptı(..)”

POLONYA’NIN ‘EĞRİ ORMAN’ININ SIRRINA İLİŞKİN BASİT BİR AÇIKLAMA YOK

New York Times’ta yayınlanan 31 Mart tarihli haberde, Polonya’nın Krzywy Las ya da Eğri Orman’da bulunan çam ağaçlarının, süslü ahşap figürlere benzediği aktarılıyor. Yaklaşık 400 ağaçta, gövdeler 90 derece bükülmüş, toprağın hemen üstünde ve aynı doğrultuda, kuzey yönünde uzanıyorlar.
Polonya’nın Gryfino kasabasının hemen dışında bulunan devlet koruması altındaki ormanda, bu sıradışı ağaçların oluşumuna neyin sebep olduğunu kesin olarak kimse bilmiyor. Kasaba, II. Dünya Savaşı sırasında çoğunlukla yok edilmişti ve ormanın sırrını bilenler de kasabayla birlikte ortadan kayboldu.
Bu garip biçimde kıvrılmış olan ağaçlara dünyanın başka yerlerinde de rastlansa da Polonya’nın Eğri Orman’ında olduğu üzere, bu kadar büyük sayılarda ve düzgün biçimde düzenlenmemiş. Bu küçük araziyi istediğiniz zaman ziyaret edebilirsiniz; ancak baharın başlangıcı, ağaçların kışın çıplak kalan kemikli gövdelerindeki kıvrımları görmek için mükemmel bir zamandır.
Genel kabul gören düşünce, çiftçilerin ağaçları mobilya veya gemi yapımı amacıyla bükülmüş ahşabı kullanmak için 1930’larda biçimlendirdikleri; ancak yaşanan savaş nedeniyle ağaçların unutulmuş oldukları yönünde.