Amerikan işçi sınıfı boğuluyor

Trump'ın, işçi sınıfından olan Amerikalıları kalkındırma amaçlı ve tutarlı bir yaklaşımı yok. Öte yandan Demokratlar, politikalarını ideal bir duruma getirme konusunda, Trump'ı utandırmaktan çok daha fazlasını yapmak zorundalar.

E. J. Dionne*

İşçi sınıfının çıkarlarına ne oldu? Onlar, Trump yönetiminde öncü ve merkez olmamalıydı, değil mi?

İşte size bir ipucu: Kimi kurumsal sektörlere yardımcı olan bir politika, işçi taraftarı bir hareket gibi görünmesi amacıyla yeniden paketlendiğinde, Başkan Trump asıl hedefini işçilerin ardına gizleyecektir. Bu sayede, salı günü Başkan Obama’nın küresel iklim değişikliği sorununa ilişkin çabalarını heba eden utanç verici bir kararname imzalarken, etrafına topladığı kömür madencileri ile kendisini korumaya aldı.

“Gelin beyler,” dedi Trump, “bunun ne olduğunu biliyor musunuz? Burada ne yazdığını biliyorsunuz, değil mi? İşinize geri dönüyorsunuz.”

Gerçekte Trump’ın “beyler”e verdiği söz, kendisinin diğer sözlerinden daha da inanılmaz. Clifford Krauss ve Diane Cardwell’in New York Times gazetesinde aktardığı üzere, kömüre ilişkin en aşılmaz sorunlar, ucuz doğalgaz, rüzgar ve güneş enerjisinin artmakta olan rekabet gücü gibi piyasa etkenlerle ilişkilidir. Bu sebeple, bu sözlere pek güvenmeyin.

Aslında, Trump’un diğer kurumsal öncelikleri söz konusuysa işçiler ve tüketiciler kendilerine görünecek veya işitilecek bir yer bulamamaktadır. Mesela Başkan’ın, mecliste bu hafta kabul edilerek Obama dönemindeki internet gizlilik korumasını ortadan kaldıran, Cumhuriyetçi Parti çizgisindeki bir tasarıyı imzalaması bekleniyor. Washington Post’tan Brian Fung’un belirttiği üzere “müşterilerinin çevrimiçi alışkanlıklarını izleyebilecek ve izin almaksızın kişisel ve finansal bilgilerini yüksek hedefli reklamları satmak için kullanabilecek olan Verizon, AT&T, Comcast ve diğer sağlayıcılar için faydalı” olduğu belirtiliyor. Ortalama bir Amerikalıyı tam anlamda korumak yerine bunu tercih ediyor.

TRUMP İŞÇİ SINIFINI UMURSAMIYOR

Trump, mecliste onaylanmayan genel sağlık yasasını destekleyerek, işçi sınıfı içerisindeki taraftarlarının hayat koşullarına olan ilgisizliğini de göstermiş oldu. Kendisi, 24 milyon Amerikalıyı genel sağlık sigortasından mahrum bırakacaktı. Ayrıca, yönetimin bir sonraki büyük önceliği, kurumlar vergisindeki indirimlerse, Erie-Pennsylvania’daki veya Bay County-Michigan’daki seçmenlerin talep listelerindeki yerlerinden daha üst sırada değil.

Dahası pek çok proleter, Trump gibi tatil yapamıyor ve Başkan-komutanımızın görev süresinin neredeyse üçte birini geçirdiği golf sahalarına gidemiyor.

Trump’ın dünyasındaki büyük skandallar ve tweet’lerde kaybolan şey, Princeton ekonomistleri Anne Case ve Angus Deaton’ın yüksekokul derecesine sahip ya da daha düşük seviyede eğitim görmüş olan beyaz Amerikalılara ilişkin olarak ‘umutsuzluk ölümleri’ biçiminde adlandırdığı vakaları içeren, büyük bir ulusal trajedidir.

Geçtiğimiz hafta Brookings Enstitüsü’nce yayınlanan (benim de katkı sunduğum) bir makalede, 45-54 yaşlarındaki daha az tutucu beyazlarda yaşanan ölüm hızının, Avrupa’daki benzer yerleşim yerlerinde gerçekleşen ölüm oranlarının düşüşüyle ters orantılı olduğunu gösteriyor.

“Orta yaş insanlar için en ölümcül iki etkenin (kanser ve kalp hastalığı) aşırı doz ilaç, intihar ve alkolle ilişkili karaciğer ölümlerinde yaşanan ve düşmekte olan ölüm oranına ters biçimde, belirgin bir artışla yükseldiğini” yazıyorlar.

IRKÇILIK YOLUYLA YOKSULLUĞU UNUTTURMAK

Afrika ve Latin kökenli Amerikalılara karşı uzun zamandır sürmekte olan ırk ayrımcılığına yönelik adaletsizliğin, sınıfın sorunlarıyla karıştığı bir toplumda yaşıyoruz. Bu durum bütün düşük gelirli toplulukları etkiliyor; ancak şu anda beyaz Amerikalılara daha da büyük bir zarar veriyorlar.

Düzgün işleyen bir politik sistem ve gözüpek liderler, bizleri daha müreffeh ve toplumsal açıdan sağlıklı bir ülke haline getirecekti. Aksine kendimizi, kamusal yaşamı hokkabazlığın, aldatmacanın ve bölünmenin belirlediği Trump Çağı’nda buluyoruz.

Ahlâki gereklilikler politikacılarımıza ilham vermiyorsa, belki siyasi çıkarları onları sınıfsal eşitsizliğin zararlarını gönülden biçimde telâfi etmeye yönlendirebilir. Ay başında Trump’ın (özellikle Orta Batı eyaletlerinde ve Pennsylvania’da görülen) zaferlerine dair yayınlanan 2016 Ortak Kongre Seçimi Çalışması, üniversite diplomasına sahip olmayan beyaz seçmenlerin 2012’de oy kullanmadığı veya Obama’yı desteklediği yönünde bir iddia ortaya koyuyor.

Bu anketin okunması ve diğer seçim sonrası analizler şu ana kadar Trump’ın destekçileri temelde ırk, kültür, din ve göçle alâkalı meselelere yönelmişken, kararlı seçmenlerin destek sebebi ekonomik kaygıdan kaynaklanıyordu.

ÇÖZÜM, TUTARLI EKONOMİK POLİTİKALAR ÜRETMEK

Trump’ın, işçi sınıfından olan Amerikalıları kalkındırma amaçlı ve tutarlı bir yaklaşımı yok. Öte yandan Demokratlar, politikalarını ideal bir duruma getirme konusunda, Trump’ı utandırmaktan çok daha fazlasını yapmak zorundalar. Ekonomik güvensizliği ırkçılık polemiğiyle bertaraf etmek yerine, kapsamlı bir program başlatmak amacıyla ciddi bir düşünce ve enerji yaratmaları gerekiyor.

Yönetimin bazı saplantılı manevraları da dahil olmak üzere, Trump’ın çılgınlıklarını örtbas etme kampanyası, Rusya ile olan ilişkisi hakkında cevaplanması gereken soruları hasıraltı etmeyecektir.
Fakat, Washington’ın hararetli gürültüsünde boğulan seslerimiz artık en azından bazı politikacıların dikkatini çekmeli; umudumuz, en azından bazı politikacıların bunun Amerikalıların sesi olduğunu anlayarak ulusal bir hizmet gerçekleştirmesi olacaktır.

(Orijinali Washington Post‘ta yayınlanmıştır. Çeviren: Tarkan Tufan)